Kürdistan

Published on Mayıs 27th, 2019 | by Avrupa Forum 2

0

Yeni bir çözüm süreci mümkün mü?

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 8 yıl aradan sonra avukatlarıyla görüştürülmesi ve açlık grevlerinin sonlandırılması, Diyarbakır’da yeni bir çözüm süreci umudunu doğurdu. Peki yeni bir çözüm süreci ne kadar mümkün?

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları ile görüşmesi ve açlık grevlerinin sonlandırılması, “Yeni bir çözüm süreci mi başlıyor?” sorusunu gündeme getirdi. İstanbul seçimlerini kazanmak için Kürt seçmeninin oylarına ihtiyacı olan iktidar partisi AKP’nin yetkilileri böyle bir gelişme olmadığını açıklasa da, Öcalan’ın 8 yıl sonra ilk kez avukatları ile görüşebildiği tarihin İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararından bir gün önceye denk gelmesi, bölgede bu konuda güçlü bir beklenti oluşturdu. 

Yeni bir çözüm süreci beklentisinin en çok hissedildiği yerlerden biri de Diyarbakır. Kentte insanların çoğu siyaset konuşmak istemiyor, ama konuşanların da olası bir süreçten beklentileri “barış” ve “huzur”.  Halkın önemli kısmı, çatışmalı sürecin bitmesi, tutuklu siyasetçilerin serbest bırakılması ve güvenlikçi politikalardan vazgeçilmesini istiyor.

Peki yeni süreç mümkün mü?

Birçok siyasi gözlemciye göre “çözüm her zaman mümkün”. DW Türkçe’ye konuşan Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi Başkanı Mehmet Vural, hükümet kanadında yumuşama ve diyaloga dair bir belirtinin olduğunu düşünüyor. “Toplum yoruldu, insanlar yoruldu, yeteri kadar kan döküldü. Siyasi mücadele olur, ama bunun silahsız olması lazım. Bunun çabası içindeyiz” diye konuşan Vural, Suriye veya Irak’ta sular bir şekilde durulduğunda toplumun kendi yarasını daha fazla hissedeceğini söylüyor. Vural,  çözüme yönelik ciddi bir adımın asıl o zaman atılacağını belirtiyor. 

“Çözüme uzak olduğumuz kadar yakınız”

Eski DEP milletvekillerinden Sedat Yurtdaş da, barışın kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğu ve masaya oturulması gerektiği görüşünde. DW Türkçe’ye konuşan Yurttaş, “Çözüme uzak olduğumuz kadar yakınız” değerlendirmesinde bulundu. Barışın insanların birlikte gerçekleştirebilecekleri bir süreç olduğunu ifade eden Yurtdaş, hükümet için “İşaretler seçime yönelik de olsa, hangi sebeplerle olursa olsun, bir süreci zorluyor” diye konuştu. 

“Bir ufuk görünmüş gibi”

Mayıs ayı içerisinde PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilgili gelişmelerin açlık grevlerini durdurmaktan öte bir gündemi daha olduğunu düşünenlerden biri de yazar ve akedemisyen Cuma Çiçek. “Süreç: Kürt çatışması ve çözüm önerileri” kitabının yazarı gelişmelerin, 2-3 yıl sonra başlayacak olası bir adımın zeminini yoklama veya zemin oluşturma çabası olabileceğini söylüyor.  Ancak, Çiçek kısa vadede herhangi bir ilerleme beklemiyor.

Mardin’deki Artuklu Üniversitesi’nden KHK ile ihraç edilen akademisyen, hükümetin Kürt meselesinde çözüm kapısını hiçbir zaman tam kapatmadığını belirtiyor ve “Suriye’de yürüyen bir süreç var ve Türkiye etki sahasını her geçen gün kaybediyor. Bu daralma karşısında Türkiye yeniden Kürt aktörlerle, özellikle Öcalan’la görüşerek, daralan sahasını genişletmeye dair tutum alabilir” değerlendirmesinde bulunuyor. “Suriye’de âdem-i merkeziyetçi çözüm, Türkiye’nin kaygılarını biraz daha giderir, Türkiye’de benzer bir çözümün önünü açabilir” diyen Çiçek,  bu süreç hızlanırsa, benzer bir sürecin Türkiye’de de olabileceğini düşünüyor. Çiçek “Muhtemelen bir ufuk görünmüş gibi. Bunun zeminini yoklamaya dair işler yapılıyor” diyor.

MHP ittifakı ile bir çözüm süreci mümkün mü?

Ancak iktidar partisi AKP’nin MHP ile yürüttüğü ittifak nedeniyle olası bir çözüm sürecinin kolay olmayacağını düşünenler de var. AKP Batman eski milletvekili Mehmet Emin Ekmen de onlardan biri. 2013 yılında başlayan çözüm sürecinin önemli aktörlerinden olan ve Akil İnsanlar Heyeti’nde görev alan Ekmen, Kürt meselesinin nihai çözümünün her zaman mümkün olduğuna inanıyor. Ancak Ekmen, Türkiye siyasetinin içine girdiği hâl ve oluşturulan ittifakların, yeni bir sürecin ete kemiğe bürünmesini oldukça zorlaştıracağı görüşünde…

Toplumun nihai bir barışa inandığını ve bu yönlü çabalara her zaman destek verdiğini belirten Ekmen, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada “Toplum başarısızlıkla biten çözüm sürecinin faturasını hem PKK’ya, hem devlete kesti. Türkiye toplumu silahlı mücadelenin her hâlükarda sonlandırılması gerektiğine inanıyor.  Kürtler de, tüm eksiklere rağmen Türkiye’de demokratik imkân ve fırsatların kimlik mücadelesi yürütmek için yeterli olduğuna ve silahlı mücadeleden ziyade demokratik siyasi zeminin güçlendirilmesi gerektiğine inanıyor” şeklinde konuştu.

İstanbul’daki Kürt seçmenin oyları

Peki Öcalan eksenli gelişmeler, 23 Haziran’da yenilenecek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde  Kürtlerin oy tercihini etkiler mi? DW Türkçe’ye konuşan Rawest Araştırma Merkezi Direktörü Reha Ruhavioğlu, tercihlerin değişmeyeceğini düşünüyor. Yeni bir süreç havasının, HDP’li Kürtlerin oyunu hemen AKP’ye çevirmeyeceğini kaydeden Ruhavioğlu, hükümetin de bunu bildiğini savunuyor.

Ruhavioğlu “Hükümet, oluşturduğu muğlâklık ile bu seçmenin kafasını karıştırmayı, kendisine oy vermeyecekse bile İmamoğlu’na desteği azaltmayı hedefliyor olabilir. İstanbul’da HDP’li Kürtlerin bu sebeple AKP’ye direksiyon kırdıklarına dair bir emare görülmüyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Ruhavioğlu, nufüzlu Kürt siyasetçilerin İmamoğlu’ndan desteği çektiğini açıklaması durumunda, İstanbul’daki Kürt seçmenin buna yine de uymayacağını düşünüyor. Ruhavioğlu “Böyle bir ihtimalde İmamoğlu’na destek biraz azalabilir, ancak seçmen ile HDP arasında büyük bir gönül kırıklığı yaşanmış olur. Ne Öcalan, ne de HDP’nin bu riski taşımak isteyeceğine ihtimal vermiyorum”  diyor.

Mayıs’ta Öcalan eksenindeki gelişmeler nelerdi?

6 Mayıs’ta avukatları ile görüşen Öcalan, demokratik müzakere ve Suriye’de Türkiye’nin hassasiyetlerine duyarlı olunması çağrısı yapmıştı. Bir gün sonra ise İstanbul seçimlerinin yenilenmesine karar verilmişti. 11 Mayıs’ta sürpriz bir çıkış yapan MHP lideri Devlet Bahçeli, Öcalan’ın avukatları ile görüştürülmesi gerektiği mesajını vermişti. 22 Mayıs’ta avukatları ile ikinci kez görüşen Öcalan’ın mesajı 4 gün sonra açıklanmış ve bu mesajla HDP Milletvekili Leyla Güven’in 200 gün önce başlattığı, cezaevlerinde 7 bin tutuklunun da destek verdiği açlık grevi eylemleri sona ermişti.

(DW / Felat Bozarslan / Diyarbakır)

Tags: , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑