Halklar ve İnançlar

Published on Mayıs 26th, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

Türkiye’nin Zürich Konsolosluğu’na Pontos Soykırımı çelengi

AF Haber Merkezi / Pontos Soykırımı’nın 100. Yıldönümü dolayısıyla soykırımın tanıması ve sonuçlarıyla yüzleşilmesi talebiyle İsviçre’nin Zürih şehrindeki Türkiye Konsolosluğu’na üzerinde soykırımda katledilen Pontoslu Rum sayısını belirten 353 bin yazılı siyah çelenk bırakıldı.

Devrimci Karadeniz Gençliği’nin çağrısı ve Avrupa Süryaniler Birliği, SYKP İsviçre, İGİF, KKP İsviçre, Kürt Toplum Merkezi, İDHF, Partizan ve Devrimci Cephe’nin desteğiyle Zürich Rathaus (Meclis) binasının önünden toplanan göstericiler buradan Türkiye Cumhuriyeti Zürich Konsolosluğuna kadar bir yürüyüş düzenlediler.

Yürüyüş boyunca Pontos soykırımının anısına yakılan mumlar taşındı ve kemençe çalındı. Taşınan pankartlarda Pontos soykırımının tanınması, 100 yıldır devam eden sessizliğin bozulması istendi.

Kemençe ve sloganlar eşliğinde Konsolosluk önüne kadar yürüyen göstericiler adına Pontoslu yazar Tamer Çilingir bir açıklama gerçekleştirdi. Çilingir’in açıklamasının ardından Konsolosluğa soykırımda yaşamını yitiren 353 bin Pontoslu Rum’u temsilen siyah çelenk bırakılmasıyla eylem sonlandırıldı.

Çilingir konuşmasına üzerinden 100 yıl geçen Pontos Soykırımı’nın sesi olamadıkları, resmi tarihin yalanlarını açığa çıkartamadıkları için özür dileyerek başladı. Araştırmacı yazar Çilingir Mustafa Kemal’in, Topal Osman ve çeteleri, Merkez Ordusu komutanı Nurettin paşa ile geçekleştirdiği soykırımın bugün Recep Erdoğan eli ile devam ettirilmekte olduğunu vurguladı.

İstanbul Belediye Başkanlığını kazanan İmamoğlu’na karşı çıkışların dahi onun Rum / Helen olduğu iddiasıyla gerçekleştiğini belirten Çilingir bunun soykırımcı zihniyetin güncel tezahürü olduğunu söyledi.

Tamer Çilingir’in yaptığı açıklamanın tam metni şöyle:

Öncelikle size bir özür borcumuz var.

Ben ve arkadaşlarım 100 yıl önce dedelerimiz ve ninelerimiz, Pontos Rum Soykırımı’nda hayatını kaybeden 353 bin insanı koruyamadıkları için onların torunlarından özür diliyoruz…

Yüz yıldır Türkiye devletinin anlattığı yalanlara inandığımız için özür diliyoruz.

Yüz yıldır Türkiye cephesinden sürgündeki Pontosluların sesi olamadığımız için özür diliyoruz.

Özür dilemek yetmez biliyoruz.
Tarihimizi, geçmişi öğrenerek, Pontoslu Helenlere yapılanlar için Adalet istemeye devam edeceğiz.

100 yıldır Türkiye’de anlatılan yalan tarihin aksine doğruları anlatmaya devam edeceğiz.

Mustafa Kemal’in, Topal Osman ve çeteleri ve Merkez Ordusu komutanı Nurettin paşa ile geçekleştirdiği soykırım bugün Recep Erdoğan ile devam ediyor.

Bir grup aydının 18. Mayıs 2019’da Ankara’da düzenlemek istediği Pontos Soykırımının 100. Yılı anma toplantısı,  ve Nikos Aslanidis’in ‘Bando’ adlı film gösterimi Ankara Valiliği tarafından yasaklandı.

Geçen yıl Belge Yayınları tarafından Konstantinos Fotiadis’in Türkçeye çevrilen kitabı ‘Pontos Rumlarına Yönelik Soykırım’ adlı kitabının satışı, dağıtım firması D&R tarafından durduruldu.
Kemalist gazeteci ve yazarlar İstanbul ve Trabzon’daki kitapçıları dolaşıp, Fotiadis’in kitabını arıyor, bulduklarında ise bir savcı gibi davranıp bu kitabın kaldırılmasını istiyorlar. Kitabı satanları, yayınevini, çevirisini yapanları hedef gösteriyorlar.

İstanbul Belediye Başkanlığını kazanan İmamoğlu’na karşı çıkanlar, onun Rum / Helen olduğunu söyleyerek düşmanlık yapıyorlar.

Pontos ile ilgili toplantılardan korkuyorlar…

Pontos ile ilgili kitaplardan korkuyorlar…

Ama onlar böyle yaptıkça ‘ben Helen’im’ diyenlerin sayısı artıyor. Pontoslular,  ‘Hala buradayız’ diye her yere yazılar yazıyor, Samsun’da, Giresun’da, Trabzon’da…

Kazılmadık tek karış bırakmadılar Pontos’ta yüz yıldır. Define arıyorlardı. Oysa en büyük define tarihimizdi. Anlattıkları  yalanlarla büyüdü üç nesil ama artık bunu öğreniyor insanlarımız ve her öğrenen kişi definesine yani tarihine  sahip çıkıyor.
Artık ağıtlar yakmanın, sürgün şarkıları ve hikayeleri anlatmanın bir faydası yoktur. Yeni sürgün şarkıları ve hikayeleri istemiyoruz. Bundan sonra yapılması gereken mücadeleyi yükseltmektir.

Sınırları ve kendisi meşru olmayan Türkiye Cumhuriyeti devleti Pontos Rum Soykırımını tanımalıdır.

353 bin insanımızın canını, kanını geri istiyoruz.

Sürgün edilen insanlarımızın torunlarını geri istiyoruz.

Topraklarımızın her karışına akıttığımız alın terimizi geri istiyoruz.

Bizden çalınan bağlarımızı, bahçelerimizi, evlerimizi, okullarımızı, kiliselerimizi geri istiyoruz.

Geçmişimizi geri istiyoruz.

Adalet istiyoruz.

Bu talebi hem Türkiye’de ve Yunanistan’da yaşayan Pontoslu olan ya da olmayan herkes desteklemelidir.
Türkiye’de yaşayan herkes dedelerinin, ninelerinin yüz yıl önce ne yaptığını sormalı, araştırmalı, özeleştiri vermeli, özür dilemelidir.
Özür dilemek kimseyi alçaltmaz tam tersine büyük bir erdemdir.

Tags: , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑