Yazarlar

Published on Temmuz 7th, 2019 | by Avrupa Forum 2

0

Sosyalist Sol ne dedi? – Hüseyin Şenol

Aslında başlığı “Sosyalist Sol ne ve neden diy(emiy)or?” şeklinde de düşünmüştüm, ama sonra olduğu şekilde uygun gördüm. Peşinen şunu da belirteyim: Yazının içeriği “Seçimlerde tavır ne olmalıydı ?” değil. Bu konuda öncesi çok yazdık çizdik ve bu yazılanlar, yani “tavırlar” önümüzdeki dönemde de çok tartışılacak. Ayrıca, yazılmaya devam da edilmeli, çünkü çok önemli buluyorum bu “ayrışmayı”. Sadece ben, cumhurbaşkanlığı seçimleri ve son yerel seçimlerde partimden de farklı düştüm diye değil, çok daha fazla yazılsa ve tartışılsa, aslında, aynı düşündüklerini zannedenlerin bile ne kadar çok farklı düşünmüş olduğu ortaya çıkacak. Neyse, şimdilik konunun bu yönünü ileri tarihe bırakıyorum.

Ben bu yazımda kısaca, haber anlayışı ve tarzı üzerine, kendimize uygula(ma)dığımız basın özgürlüğüne değinmek istiyorum.

Yayın anlayışı ve demokrasi

 “İstanbul Seçimleri sonrasında SOSYALİST SOL ne diyor?” başlıklı Avrupa Forum (AF)’deki yazı dizisi bugün sona erdi. Geçtiğimiz Pazartesi günü başlayan yazı dizisinde, bu kez her gün iki partinin görüşüne olmak üzere toplamda 14 partinin görüşüne yer verildi.

Yayın Kurulu üyesi olduğum AF, öncesi ve sonrasıyla 31 Mart Seçimleri ve 23 Haziran Seçimleri öncesi “Seçimlere ilişkin sosyalist sol ne diyor?” başlıklı yazı dizilerinde de görüşlerini ileten tüm sosyalist partilere yer vermişti.

31 Mart Seçimleri öncesi de bir ay süren “Seçimlere ilişkin Sosyalist sol ne diyor?” başlıklı yazı dizisinde, Devrimci Hareket, Devrimci Parti, DİP, DSİP, EHP, Emekçi Hareket Partisi, EMEP, ESP, Halkevleri, Halkın Birliği, KKP, ÖDP, Partizan, Politika, PSK, SMF, SODAP, SYKP, TİP, TKH, TKP, Yeşil Sol Parti gibi partilerin ve yayın çevrelerinin görüşüne yer vermiştik. (İki seçimin öncesi ve sonrasındaki tüm dosyalara arama motorumuzdan ulaşabilirsiniz)

Evet, önceki seçimler gibi; İstanbul Seçimlerinden sonra da “İstanbul Seçim sonuçlarına ilişkin Sosyalist Sol ne diyor?” başlığıyla AF’nin başlattığı yeni yazı dizisi bugün sona erdi.

Önemli bir dosya niteliği taşıyan bu tüm yazı dizilerinde de, görüşlerini ileten tüm sosyalist partilere yer verilldi. Bugün sona erse de dizi, yeni gelenlere ara ara yer vermeye devam edeceğini de açıkladı AF.

İki seçim öncesi ve sonrası, sadece AF tarafından gerçekleştirilen bu tarzdaki, sansürsüz dosyalara, sayfanın arşivinden ulaşmaya devam edebilirsiniz.

Sosyalist demokrasi

            AF yayın kurulunda bu dizilerde görev alanlardan biri olarak; haber ağımızın hem internet sitesi, hem de facebook sayfası olarak, doğru bir yayın politikası izledi. AF bunu yaparken, dışındakilere örnek olmaya çalışıyor tabii ki.

            AF, sadece bu yazı dizilerinde değil, diğer kurum, örgüt, parti, çevre ve kişilerin haber ve duyurularına zaten her zaman yer veriyor ve vermeye de devam edecek. Tabii bir de bize gönderilmesi gerekiyor bu malzemelerin. Kişi olarak Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP)’nin içinde yer almamızdan dolayı, haliyle bu partiye daha fazla yer veriyoruz. Ama daha fazla yer vermemizin nedeni, sadece SYKP’li olduğumuz değil. Partimizin duyurularına daha önce ulaşabilme şansımız olduğu içindir bu durum. Yoksa, günlerce, SYKP’den çok daha fazla etkinlik haberi ve duyurusu çıkan çok sayıda kurum var AF’nin site ve facebook sayfasında.

            Ben sadece AF’de değil, on yıllarca muhabirliğini ve temsilciliğini yaptığım Hürriyet, Sabah, ATV, Kanal D gibi yayınlarda da bunu zorladım, 29 yıldır Güney Almanya’da yayınlanan  Merhaba gazetesinde de bunu uyguladım ve uygulamaya da devam ediyorum. Kendi örgütümde, partimde ve tabii ki dernek ortak kurumlarda, çalışmalarında da bu yaklaşımın doğru olduğunu 42 yıldır anlatmaya çalışıyorum.

“Biz tarafız”

            Bir-iki haber sitesine sordum “Dikkatimi çekti; gönderdiğim halde, neden sadece SYKP’nin düzenlediği veya olduğu bir etkinliğe yer vermiyorsunuz?” Aldığım yanıt “Biz tarafız” oldu. Taraflıkları demokrasi, özgür basın, sosyalizm, işçi sınıfı vs. taraflılığı değil, kurum taraflılıymış. “Yoldaş, ortak etkinliklerde de adınızı kaldırmıyor, yok saymıyoruz ya” cümlesini eklemeleri ise, bana çok daha büyük talihsizlik ve durumun ne kadar vahim olduğunun göstergesi olarak geldi.

            Hem “içindeki” hem de “dışındakilere”, farklı düşünseler de geniş yer  veren AF, sadece “bağımsız bireylere” değil, “örgütlü bireylere” de geniş yer vermekte, sürekli davet göndermekte. Sosyalist demokrasinin, genel olarak “demokrasinin de” gereği de budur zaten.

            Sadece kendinize yer verirseniz, “demokrat” olamazsınız. “Şu veya burada ben vardıysam haber değeri vardır” demek, bağımsız yayıncılık değildir. Siz o haberi, duyuruyu, yorumu, fotoğrafı vermeseniz de, bir nevi sansürleseniz de, engelleyemezsiniz. Hele hele, bir duyuruyu, dar kalıplar çerçevesinde düşünmek kadar zararlısı yok bence. Siz bu duyuru vermemekle, aslında etkinliğe ve katılıma sansür uyguluyor ve darbe vuruyorsunuz. Ve bunu sadece “siz” orada olmadığınız için yapıyorsunuz.

Bir de şöyle düşünün: Yayınların hepsi birden politikalarını AF gibi yapsa, bu her kurum, taraf ve kişinin de işine yarayacak, herkesin yaptığı, herkes tarafından okunacak, görünecek.

Geçtim sosyalist demokrasiyi, basın-yayın için geçerli kurallardan, tüm dünyada kabul görmüş genel uygulama ve haklardan “bile” geri düşmemeli sosyalist ve demokrat basın.

İnanın ki; bu tarzda yaklaşım hem içinize hem de dışınıza çok iyi gelecek.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑