Almanya

Published on Kasım 26th, 2018 | by Avrupa Forum 3

0

Münih’te “Yaşayan Marksizm” paneli

HDK Münih Marx’ın 200. yaşı dolayısıyla devam eden etkinlikler çerçevesinde “Yaşayan Marksizm” paneli düzenledi. 25 Kasım 2018 günü Münih Kürt Toplum Merkezi’nde düzenlenen panelde Barış Akademisyeni Tolga Tören, gazeteci Gökcan Aydoğan ve SYKP Avrupa’dan Tuncay Yılmaz birer sunum gerçekleştirdiler.

HDK Münih Eşsözcüsü Zöhre Göçmen’in yönettiği panel 25 Kasım Uluslararası Kadına Şiddetle Mücadele GÜnü dolayımıyla başta kadınlar olmak üzere eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yitirilen değerler için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Zöhre Göçmen

25 Kasım unutulmadı

Göçmen panele geçmeden önce 25 Kasım’ın tarihsel ve güncel anlamı üzerine bir konuşma gerçekleştirdi. Kadına yönelik şiddetin sadece Erdoğan Türkiye’sinde değil, Trump ABD’sinden Merkel Almanya’sına, Fransa’dan İngiltere’ye tüm dünya genelinde artmakta olduğunu belirten  Göçmen, yükselen kadın düşmanlığına karşı kadınların da direniş bayrağını yükselttiğine vurgu yaptı.

HDK Münih Eşsözcüsü Zöhre Göçmen’in konuşmasının ardından panele geçildi.

Barış Akademisyenleri paneldeydi

Panelde Dr. Tolga Tören Marx’ın İşçi sınıfı perspektifini ve bugünün işçi sınıfındaki değişimleri aktaran bir sunum gerçekleştirdi. Kapitalizme karşı mücadelede emek sermaye çelişkisinin belirleyiciliğine dikkat çeken Tören, sınıf mücadelesinin diğer toplumsal mücadele dinamikleriyle de birlikte hareket etmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Gazeteci Gökcan Aydoğan ise Rojava örneği üzerinden Marxizmin ulusal soruna bakışına dönük bir sunum gerçekleştirdi. Marx’ın ve devamcılarının sınıf çelişkisini başat görmekle birlikte toplumun diğer çelişkilerine gözlerini kapatmadıklarını, kapitalizmin ulus devlet anlayışına karşı çıkmakla birlikte sömürge ulusların özgürlük mücadelelerine de destek verdiklerini hatırlattı. Emperyalizm çağında bütün ulusal mücadelelerin ister istemez anti-kapitalist/anti-emperyalist mücadele eksenleriyle yakınlaşmak durumunda olduğuna dikkat çeken Aydoğan, Marksisitlerin de ulusların kedni kaderlerini tayin etmesini meşru gören bir perspektifle ulusla mücadeleleri ele alması gerektiğini vurguladı.

Marksistler Rojava’ya kayıtsız kalamaz

Rojava’da yaşanan gelişmelere kayıtsız kalan, oradaki devrimci mücadelenin nesnel zorunluluklardan dolayı sistem güçleriyle girdiği ilişkileri hareketin perspektifinin önüne koyan ve buradan Rojavayla arasına çizgi çeken bir anlayışın devrimci olmayacağını belirten Aydoğan, Marksislerin sadece ulusal mücadele verenlerin değil, tüm hak mücadelesi verenlerin yanında olması ancak elbette kendi kurtuluş perspektifini de propaganda etmekden geri durmaması gereğine dikkat çekti.

SYKP Avrupa’dan Tuncay Yılmaz ise güncel durum üzerinden Türkiye’deki ve Kürdistandaki olası gelişmeler ilişkin bir sunum yaptı. Yılmaz Türkiye’deki tablonun dünya genelinde kapitalizmin yönelimleriyle uyumluluğuna dikkat çekerek, Erdoğan’ın iktidarını küresel sermayenin sağ-muhafazakar politik tercihlerinden destek alarak sürdürdüğünü belirtti.

Oligarşik Blok faşizm istiyor

Yılmaz Türkiye’de sermaye, ergenekon  ve siyasal islamcılardan oluşan egemen oligarşik blokta belirleyici olanın sermaye ve derin devlet olduğunu söyleyerek, egemenlerin aktüel tercihlerinin faşizmin kurumsallaştırması yönünde olduğunu vurguladı. Faşist AKP-MHP bloğunun yedeği olarak CHP-İYİ Parti ittifakının da canlı tutulduğuna dikkat çeken Yılmaz, bu eksenlerden bağımsız bir demokrasi odağının egemenlerin tüm hesaplarını altst edebileceğini, faşizm tercihlerinden vazgeçmek zorunda kalabileceklerini ve faşist ittifakta, sistemin yedek partilerinde konsolüde edilmiş emekçi kitlelerin buradan kopartalabileceğini söyledi. Yılmaz HDP’nin bu konuda en ciddi, etkin siyasi merkez olduğunu belirterek, HDP dışında kalan güçlerin de bu durumu dikkate alarak herkesin ortak bir mücadele aracı yaratmaya gayret etmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Demokrasi güçleri açısından öncelikli hedefin faşizmin kurumsallaşma sürecinin durdurulması, dolayısıyla AKP-MHP ittifakının yenilmesi olduğunu vurgulayan Yılmaz, stratejik olarak tüm sistem güçlerinden bağımsız bir hatta ısrar ederken, taktiksel olarak AKP-MHP faşist iktidarını tökezletecek, devirecek bir hattın izlenmesi gerektiğini belirtti.

Panel soru cevap kısmının ardından sona erdi.

Tags: , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑