Avrupa

Published on Aralık 11th, 2016 | by Avrupa Forum 1

0

MÖP: “Alevi canlarımızın İsveç’te açtığı Cem Evini kutluyoruz”

 

MÖP: “Alevi canlarımızın İsveç’te açtığı  Cem Evini kutluyoruz”

 

Değerli Canlar!

Asuri/Süryani/Keldani halkı adına; Siz Alevi Canları Selamlıyor, hazır bulunan herkese saygılarımızı sunuyoruz..

Bir ilk olarak İsveç ülkesinde açtığınız Cem Evini kutluyor, Alevi canların inançlarını daha iyi geliştirmeye vesile olmasını diliyoruz!

Ortadoğu’da toplumlar ağırlıklı olarak ardında yürüdükleri inançlarından bir karekter, piskoloji, ahlak, kültür ve şekil almaktalar. İnsan merkezli Alevi inancı, Alevi toplumuna; insan, doğa, sevgi ve emek ağırlıklı, çok güzel tarihi değerler vermiştir. Bu anlamlı değerler çerçevesinde hareket eden Alevi toplumu, birlikte yaşadığı toplumlarla hep iyi geçindi, bu günde aynı geçim yaklaşımını sürdürüyor.

Özellikle Alevi toplumu Mezopotamya/Kürdistan ve Anadolu topraklarında yaşayan Hiristiyan halklarla hep iyi geçindi, onların inancına, kültürüne ve yaşamlarına saygı duydu.

Bugün Dersim alanına bakıldığında Ermeni, Süryani halklarına ait ibadet yerleri varsa, Alevi Toplumu’nun insan merkezli inancıyla bağlantılıdır. Türkiye tarihinde büyük bir insan kıyımı olan 1915 Seyfo/Soykırım döneminde; Dersim bölgesi, Alevi toplumu bu zülmü doğru bulmadı, birçok Hiristiyan insanın canını kurtardı. Bu onurlu yaklaşıma halklarımız ve bizler büyük değer veriyoruz. Bu onurlu yaklaşım aynı zamanda toplumlar arası güveni, yakınlığı ve dostluğu gösteriyor.

Alevi toplumu’nun bu onurlu duruşunu, özerk yaşamını sinesine çekemeyen Türk Devleti, 1938 yılında Alevi toplumuna Dersim Bölgesinde Soykırım uyguladı, Alevi Piri, Lideri Seyit Rıza’yı ve beraberinde olanları idam etti. Bizler 1938 Soykırımında hayatını kaybedenleri, Seyit Rıza ve arkadaşlarını saygı ile anıyoruz! Bu Soykırımcı zihniyet, 1915 Seyfo/Soykırım yüzüncü yılında ve yaşadığımız 21 asırda; Kürt halkına Cizre, Gever, Sur, Nusaybin, Şırnak, Kerboran, İdil ve Silvan’da Soykırım uyguladı.

Türkiye İttihat Terakki’den bu yana, ilk defa tüm halk kesimleriyle HDP çatısı altında demokratik perspektifte buluştu ve kendi kimliklerini TBMM’de ifade edebildiler. Doğrusu Faşist İslamcı, Kemalis ve ırkçı bir zihniyetle hareket eden Türk Devlet, onu temsilen AKP hükümeti 2015-7 Haziran seçim yenilgisini kabullenmeyip askeri, siyasi ve kültürel soykırım politikası uyguladı.

Adeta Türk Devlet; insanlık, medeniyet ve demokrasi hukukunu hiçe sayıp, HDP Eş Başkanlarını, Milletvekillerini siyasi rehine almıştır. Bunun anlamı; demokrasi, özgürlük, eşitlik ve barış meyilli insanlara, destek veren milyonlarca halk kitlelerini göz önünde bulundurmayıp, Türkiye’nin demokratikleşmesine büyük bir darbe vurmuştur.

Milyonların iradesi, halkların demokratik sesi ve barışın elçisi HDP’ye sergilenen bu zülmü kınıyor, lanetliyoruz!

Diğer yandan; DBP Eş Başkanlarına, üyelerine ve Belediye Eş Başkanlarına yönelik tutuklama, Belediyeleri gasp etme ve atanan kayumlar, yerelde geliştirilmek istenen demokratikleşmeye, toplumun kolektif hizmetine ve halkların iradesine bir tasfiyedir.

Özellikle Siyasi yaşamı boyunca; barış, demokrasi mücadelesi veren Mardin Belediye Eş Başkanı Sayın Ahmet Türk’ü rehin alan faşist zihniyet yaşına, sağlığına ve hukukuna bakmadan, ne kadar evrensel hukuk dışında olduğunu birkez daha gösterdi.

Alevi toplumuna yönelik faşist politikalar, Alevi toplumunu zorla toprağından göç-ettirme planları ve saldırılar bu gerçeği ifade ediyor: Türk Devleti’nin İslamcı faşist ve Sunni eksenli politikaların önünde kim engelse saldırıya açık hedeftir: Alevi toplumunu yerinden kaçırtmaya yönelen İŞİD yandaşı, AKP hükümeti, insanlık onuruna, ahlakına ve kültürüne ne kadar değer verdiğini gösteriyor? Türkiye’de yaşayan Alevi toplumu medeniyetin, kültürün ve demokratikleşmenin öznelerinden biridir. Alevi toplumunun her açıdan kendini geliştirmesi, Türkiye’de insani değerlerin daha fazla anlam bulmasıdır.

Bizler Ortadoğu’nun kadim halklarından, kültürlerinden ve inançlarından biri olarak, tarihin en lanetli 1915 Seyfo/Soykırım trajedisini yaşayan Asuri/Süryani/Keldani halkı, Alevi toplumunun, Kürt halkının, Sosyalistlerin ve demokrasi meyilli olanların yaşadıkaları tüm acıların çok iyi bilincindeyiz. Aynı zamanda bu acılar, bizimde acılarımızdır!

Bizler Türk Devleti’nin girdiği bu yanlış çıkmazdan dönmesini, HDP Eş Başkanlarını, Milletvekillerini, DBP Belediye Eş Başkanları, demokrasi mücadelesi veren binlerce tutukluyu, yazarları ve gazetecileri serbest bırakması, Alevi toplumuna karşı, faşist Sunni politikalarından vaz geçmesini, diğer halklara, Sosyalistlere yönelimlerini durdurmasını, Suriye, Irak işgalinden çekilmesini, Kürt halkının sorununa diyalog yöntemiyle yaklaşmasını ve Sayın Öcalan’la eşit koşullarda demokratik çözüm sürecini başlatmalarını doğru buluyoruz.

Demokrasi isteyen bütün kesimlerin birlikte, İslamcı, ulusalcı ve faşist zihniyete karşı duruduğumuz sürece, demokratik haklarımıza kavuşabiliriz.

Türk Devleti 19 asırdan, günümüze hiçbir zaman bu kadar, tüm yönleri ile teşhir olmamıştı. İnsanlık tarihi bize şunu gösterdi; korkakların, cahillerin, hırsızların, ahlaksızların, inançsızların ve onursuzların saltanatı sürmedi, süremez! Türk Devlet, Faşist Erdoğan’ın saltanatıda, diğer zalimler gibi, ceheneme yol almaktadır..

Bizler MÖP olarak, tekrar cem evini kutluyor, tüm duygularımızla sizleri selamlıyoruz.

Mezopotamya Özgürlük Partisi

 

 

Tags: , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑