Türkiye

Published on Mayıs 25th, 2019 | by Avrupa Forum 2

0

İstanbul Seçimlerine ilişkin EMEP ne diyor?

“İstanbul Seçimlerine ilişkin SOSYALİST SOL ne diyor?” başlıklı yazı dizimizde bugün Emek Partisi (EMEP)’in görüşüne yer veriyoruz.

Avrupa Forum (AF) olarak 23 Haziran 2019’da tekrarlanacak olan İstanbul Seçimleri üzerine “İstanbul Seçimlerine ilişkin Sosyalist Sol ne diyor” başlığıyla yazı dizisine devam ediyoruz. Tüm sosyalist parti ve sosyalist yayınların görüşlerini bekliyoruz.
Yazıları, bize ulaştığı ve harf sırasına göre yayınlamaya devam ediyoruz.

31 Mart Seçimleri öncesi de bir ay süren “Seçimlere ilişkin Sosyalist sol ne diyor?” başlıklı yazı dizimizde, Devrimci Hareket, Devrimci Parti, DİP, DSİP, EHP, Emekçi Hareket Partisi, EMEP, ESP, Halkevleri, Halkın Birliği, KKP, ÖDP, Partizan, Politika, PSK, SMF, SODAP, SYKP, TİP, TKH, TKP, Yeşil Sol Parti‘nin görüşüne yer vermiştik. (Arama motorumuzdan ulaşabilirsiniz)

Emek Partisi (EMEP) tarafından seçimlere ilişkin yapılan açıklama şöyle:

YSK Eliyle Bir Darbe Yapılmıştır; İstanbul Halkı Gereken Yanıtı Verecektir!

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerden bu yana “bir şeyler olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu” gibi akla ziyan gerekçelerle oyların yeniden yeniden sayılmasını talep eden, polis gücünü Büyükçekmece’de hayali ve sahte seçmen avına çıkaran, bunlara rağmen öne sürdüğü her gerekçe boşa çıkan Cumhur İttifakı’nın 1 aydır yürüttüğü operasyonun sonunda, YSK seçimin iptaline karar verdi. YSK’nın resmi yollarla açıklayamadığı ama kurumdaki AKP temsilcisinin mikrofon karşısına çıkarak duyurduğu karar İstanbul halkının iradesinin gasp edilmesi anlamına gelmektedir. 

Üç büyük kent dışında birkaç büyük şehir belediyesini de kaybeden AKP, ekonominin anahtar kenti, büyük rant sirkülasyonunun kaynağı olan İstanbul’dan kolay vazgeçmeyeceğini her tutumuyla göstermiş ve sandığa siyasi bir darbe yapmıştır. 

Bu süreç Kürt bölgelerinde seçilmiş yöneticilerin görevden alınması ve yerlerine kayyım atanmasıyla başlayan; 31 Mart seçimleri sonrasında, KHK’li oldukları gerekçesiyle yeni belediye başkanlarının mazbatasının verilmemesiyle devam eden siyasi tutumun zirvesidir. Tek adam rejimine uyumlu hale getirilmeye çalışılan yerel yönetimler için İstanbul simgesel bir anlam taşımaktadır. 

İstanbul’u AKP’nin kaybetmesi, halkın tek adam rejimini sorgulamasının sonucudur ve iktidar bu mesajı kabul etmek istememektedir.  

Karardan bir gün önce MÜSİAD’ın 25. Olağan Genel Kurulu’ndaki konuşmasında doğrudan YSK’ya çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ortada bir şaibe var” demiş ve eklemiştir: “Vatandaşım bana şunu söylüyor; Başkanım, bu seçim yenilenmeli.”

Seçimlerin yenilenme talebinin seçmene, erteleme kararının YSK’ya ait olduğu, yani sürecin son derece demokratik işlediği algısı oluşturulmaya çalışılmıştır ama yurttaşlar sürecin nasıl şekillendirildiğinin farkındadır.  Daha önce milyonlarca mühürsüz oyun kullanılmasına onay veren aynı YSK, kendisinin iktidar çarkının bir aparatı olduğunu; bazen kendisini yargıç bazen savcı yerine koymak suretiyle kanıtlamıştır. 

İstanbul seçimlerinin yenilenme kararı akla mantığa ve hukuka sığmamaktadır. Cumhur İttifakı YSK’yı yönlendirerek sandığa açıkça darbe yapmıştır. 

23 Haziran olarak belirlenen tarihte seçim yenilenirse atı alıp Üsküdar’ı geçeceğini düşünen siyasi iktidarın hesapları tutmayacaktır. İstanbul halkı bu haksızlığın, hukuksuzluğun ve siyasi darbenin elbette hesabını soracaktır. 

İstanbul seçiminin yenilenme kararı ne CHP’nin ne seçilmiş başkan Ekrem İmamoğlu’nun kendi sorunudur. Bu sorun bütün İstanbul halkının sorunudur. Dolayısıyla İstanbullular sadece kentlerinin değil, Türkiye’nin kaderini de belirleyecek kararı hiç zorlanmadan verecektir.

EMEK PARTİSİ

Genel Merkezi

7 Mayıs 2019

. . .

Gönül Belediyeciliği Diye Pazarlanan; Yolsuzluk ve Rant Belediyeciliğidir

25 yıldır Erdoğan ve AKP’nin yönetiminde olan İstanbul; rant, talan ve yağma ile yönetildi.

Ekrem İmamoğlu’nun çeşitli televizyon programlarında açıkladığı yeni bilgiler  bu rant düzeninin nasıl sürdürüldüğüne dair önemli veriler ortaya koyuyor.

Bu bilgilerin bazıları şöyle;

  • Sayıştay raporlarına göre ortaya çıkan yıllık zarar: 753 milyon TL
  • İhtiyaç dışı alınan araçlar için harcanan: 120 milyon TL
  • Sadece son 3 yılda internet sitesine harcanan: 80 milyon TL
  • Sadece son 6 yılda hiç hayata geçirilmemiş fikir projelerine harcanan: 226 milyon TL

Maddi olanakların en yoğun olduğu bir kentin yönetilme tarzı AKP belediyeciliğinin ve tek adam rejiminin gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koymuştur. İstanbul’un taşı toprağı-doğası, kültürel ve tarihi mirası, yandaş patronlara, cemaatlere, tarikatlara, akrabaya, damada “parsel parsel dağıtılmış” ve kent bunları zenginleştirecek bir “nimet” olarak görülmüştür.

Bu tablo İstanbul halkı için yeni değildir.
Çünkü bu durumun sonuçlarını her gün yaşamakta ve tanık olmaktadır.
AKP ve YSK işbirliği ile seçimlerin iptal edilmesinin önemli nedenlerinden biri de bu yağma üzerine kurulu belediye düzeninin sürdürülmek istenmesidir.

Çünkü gönül belediyeciliğinin tüm planları İstanbul’un nasıl sömürüleceği üzerine kuruludur.

İstanbul’u kaybetmeyi hazmedemeyen tek adam rejiminin ülke sathındaki sonuçları ise zaten ortadadır.

Açlık sınırı 2100 lirayı aşmış, yoksulluk sınırı 6.853 lira olmuştur.

Nisan 2018’de 2 milyon olan işsiz sayısı Nisan 2019’da 4 milyonu aşmıştır.
Her 4 gençten biri işsizdir.

2 gün önce işsizlik nedeniyle kendini yakan Eyüp Dal isimli yurttaş, işçi ve emekçilerin içinde bulunduğu durumu anlatmak için yeterlidir.

Bir tarafta işsizlik ve sefalet karşısında kendini yakmaktan başka bir çare bulamayanların, öte tarafta kendilerine para aktarmak için Okçuluk Vakfına 16.6 milyon lira yatıranların olduğu bir düzendir bu.

İşçilerin, emekçilerin en temel haklarına, kıdem tazminatına el konulduğu, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı bugünlerde; rant ve sömürü düzeni sayesinde 7 sülalelerine bin yıl yetecek servet elde edenler ve dünyanın 14 ayrı ülkesinde hesabı olanlar ile kıt kanaat, krediyle, borçla geçinenler, alın teriyle insanca yaşamak isteyenler aynı gemide olamazlar.

İstanbul’da yaşayan milyonlarca emekçi, genç ve kadına çağrımızdır;
Bu yağma ve sefalet düzenin sürdürülmesine, İstanbul belediyesi eliyle rant ve kar politikalarının güçlendirilmesine, kentin kaynaklarının halka karşı kullanılmasına izin vermeyelim.

Bu vesileyle İstanbul Emek Partisi İl Örgütü olarak belediyenin halkın sömürülmesinin bir aracı haline getirilmesine karşı, sandıkta yağma belediyeciliğine gereken dersi vermeye çağırıyoruz.
Birliğimizin ve gücümüzün sandıkla sınırlı kalmaması gerektiğini de biliyoruz.  Tüm işçileri, emekçileri, kadınları, gençleri hesap sormaya, birleşmeye, mücadele etmeye ve yaşamın her alanında örgütlenmeye çağırıyoruz.

Yeniden Kazanacağız

Cumhur İttifakına Oy Yok

İş, Ekmek, Özgürlük için birleşelim!

Sema Barbaros

İl Başkanı

22.05.2019

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑