Avrupa

Published on Nisan 12th, 2017 | by Avrupa Forum 3

0

Yurtdışında kullanılan oylar “Hayır”ı işaret ediyor – Duygu Mutlu

2017 referandumunda yurtdışındaki Evet oylarının yüzde 55’te kalması durumunda 2015 ve 2014 oranlarına göre Türkiye genelinde alınabilecek oylar yüzde 48.36 ve 45.73 seviyesinde kalıyor ve anayasa değişikliğini yapmaya yetmiyor.

16 Nisan 2017’de yapılacak referandum için yurtdışı temsilciliklerinde oy kullanma işlemi tamamlandı. 1 Kasım seçimlerinde oy kullanan 1.160.018 seçmen varken, referandumda 1.346.612 seçmen sandığa gitti. Seçime katılım 1 Kasım’da yüzde 40 iken referandumda yüzde 50’ye yaklaştı.

Bu artış miktarlarını, rakamlara daha yakından bakarak analiz etmeye çalışalım. Bu analize toplam yurtdışında kullanılan oyların yüzde 97’sini oluşturan 12 ülkeyi dahil ettik. Bu 12 ülkedeki seçmenlerin eğilimleri konusunda ise 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve 1 Kasım 2015 milletvekili seçimindeki sonuçları baz aldık.

İş göçü anlaşması ve politik eğilimler

Tablo 1

Bu 12 ülkenin 6’sını Türkiye’nin 1961 ile 1967 arasında işgücü anlaşması yapmış olduğu ülkeler oluşturuyor. Bu ülkeler Almanya, Avusturya, Belçika, Hollanda, Fransa ve Avustralya’dır. Analize dahil ettiğimiz diğer 6 ülke ise Kanada, ABD, İsviçre, Danimarka, Birleşik Krallık ve KKTC oldu. Türkiye’nin işgücü anlaşması yapmış olduğu ülkeler ile diğer ülkeler arasında seçmen eğilimleri karşılaştırıldığında belirgin bir farklılık görülüyor.

Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi iş göçü anlaşması yapılan ülkelerde AKP seçmeni ezici bir üstünlük taşırken, iş göçü anlaşması yapılmayan ülkelerdeki seçmen AKP’ye oldukça uzak. Bunun nedenlerini tartışmanın yeri burası değil, ancak işgöçü anlaşması yapılmayan ülkelerdeki seçmenin önemli bir kısmının politik göçmenler, evlilik yoluyla gelenler ve daha iyi yaşam koşulları olan kalifiye işgücü biçiminde olduğunu belirtmek gerekir.

Danimarka ve İsveç Türkiye ile işgöçü anlaşması yapmamış olmasına rağmen, 1960’lardan beri çok sayıda Türkiyeli işçi çeşitli biçimlerde bu ülkelerde oturum alıp çalışmaya başlamış ve şu anda bu ilki ülkede 70-80 bin kişilik topluluklar oluşturmuştur. Yukarıdaki tabloda Danimarka ve KKTC’de AKP seçmeninin yüksekliği kendi özel durumlarıyla açıklanabilir.

Ülkelere göre oy kullanımındaki artışlar

Ele aldığımız 12 ülkedeki 1 Kasım seçimleri ile referandum arasındaki oy kullanma oranlarını karşılaştırdığımızda genel olarak oy kullanma oranlarında artış görülürken dört ülkede ya çok az bir artış ya da Danimarka’da olduğu gibi azalma olduğu görülüyor. Tablo 2’de görüldüğü gibi Hollanda, Birleşik Krallık, Fransa ve Danimarka’da genel eğilime uymayan bir durum görüyoruz. Birleşik Krallık ve Fransa’da Nisan başındaki okul tatilleri nedeniyle birçok aile oylarını gümrük kapılarında veya hava limanlarında kullandı. Danimarka ve Hollanda’da da benzer etkenlerin olduğunu düşünebiliriz. Genel eğilimden sapmış oldukları için genel eğilimi ölçebilmek adına bu 4 ülkeyi analizin dışına aldık.

Tablo 2

Bu durumda başlarken ele aldığımız 12 ülkeden 8’ini yurtdışındaki oy kullanma eğilimini anlayabilmek için kullanacağız. Şimdi 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 1 Kasım 2015 seçimini göz önüne alarak ve bu 8 ülkedeki politik eğilimlere bakalım.

Tablo 3

Tablo 3’te 8 ülkedeki seçmen eğilimleri görülüyor. Geçtiğimiz 3 yıl içinde yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin sonuçlarına göre listemizin ortasında yer alan iki ülkedeki, yani Avustralya ve KKTC’deki seçmen eğilimleri aynı seçimlerdeki Türkiye ortalamasına uyum göstermekte. Bilindiği gibi 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan yüzde 52 civarında oy alırken, 1 Kasım seçimlerinde AKP yüzde 49 oy almıştı. Bu ülkelerde AKP ve Erdoğan’ın aldığı oy oranı Türkiye oranına oldukça uyuyor.
Tablo 3’te yer alan ilk üç ülkedeki (Avusturya, Belçika ve Almanya) seçmen Türkiye genelinin üstünde AKP ve Erdoğan’a destek verirken, son üç ülkede ise (ABD, Kanada, İsviçre) Türkiye genelinin üstünde bir AKP ve Erdoğan karşıtlığı olduğu fark ediliyor. Bu durumda ilk üç ülke seçmeninin referandumda ağırlıklı olarak “Evet”, son üç ülke seçmeninin de ağırlıklı olarak “Hayır” diyeceğini düşünebiliriz.
“Hayırcı”ların ve “Evetçi”lerin referanduma katılma oranları
Son olarak Türkiye geneline uymayan, yani “Evetçi” veya “Hayırcı” diyebileceğimiz 6 ülke seçmeninin referanduma katılımdaki artış oranlarına bakacağız. Tablo 4’de görüleceği gibi “Evetçi” ülke seçmeni referanduma yüzde 18.62 oranında daha fazla katılırken, “Hayırcı” ülke seçmeni referanduma yüzde 24.20 oranında daha fazla katılmış. Yüzde 5.58 oranında daha fazla katılım var.

Tablo 4

Bu tablodan yola çıkarak 2017 referandumunda yurtdışında kullanılan oylarda hem Evet hem Hayır diyeceklerin sayısının yükseleceğini, ancak Hayır’daki yükselişin Evet’e göre yüzde 5.58 civarında fazla olacağını ileri sürebiliriz.

2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan yurtdışından yüzde 62 civarında bir oy almıştı. 1 Kasım 2015 seçimlerinde ise AKP yurtdışı oylarının yüzde 56’sını almayı başarırken referandumda “Evet” diyecek olan diğer parti olan MHP toplam yüzde 7 oy almıştı. Yurtdışı oylarında ikinci parti yüzde 19 ile HDP, üçüncü parti ise yüzde 15.4 ile CHP olmuştu. Basit bir matematik hesapla 1 Kasım sonuçlarına göre AKP+MHP yüzde 63 etse de MHP içinde güçlü bir “Hayırcı” kesimin olmasından dolayı bu oranın en fazla 60 olarak hesap edilmesi mümkün. Hayırcıların yüzde 5-6 civarında oy artışı yarattığını göz önüne alırsak yurtdışından Evet hanesine gidecek oy oranının yüzde 54-55 civarında olacağını söyleyebiliriz.

Ancak AKP’nin yurtdışından alacağı yüzde 55’lik oy referandum sonucunun Evet değil, Hayır çıkacağına dair bir gösterge sayılmalı. Türkiye seçmeni ile yurtdışı seçmeni arasında basit bir korelasyonu Tablo 5’te gösterdik. 2015 seçimlerinde AKP yurtdışında yüzde 56.3 oy aldığında Türkiye genelinde yüzde 49.5’a ulaştı. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise yurtdışından yüzde 62.29 oy aldığında ancak yüzde 50’yi geçebildi. Yani yurtdışından alınacak oyun ancak yüzde 60’ı geçmesi gerekiyor ki, Türkiye genelinde yüzde 50 yakalanabilsin.

Tablo 5

Tablo 5’te 2017 referandumunda yurtdışındaki Evet oylarının yüzde 55’te kalması durumunda 2015 ve 2014 oranlarına göre Türkiye genelinde alınabilecek oylar yüzde 48.36 ve 45.73 seviyesinde kalıyor ve anayasa değişikliğini yapmaya yetmiyor.

Sonuç

Elbette sadece kullanılan oylardaki artışlar üzerinden bir sonuç çıkarılamaz. Eğer oy kullanım oranlarında seçmen eğilimleriyle bu kadar düzenli bir ilişki olmamış olsaydı, yani yüzde 70’ler seviyesinde AKP’ye destek veren seçmen bölgeleriyle yüzde 30’lar civarında destek veren seçmen bölgelerinin sandık başına gitme oranları bu kadar iyi örtüşmeseydi bu tahmin tamamen yanlış olurdu. Kaldı ki, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 80 oranında Erdoğan’a oy vermiş olan Hollanda’da oy artışı sadece yüzde 6.5 olduğu için devre dışı bırakıldı.

Sonuç olarak, yurtdışından gelecek Evet oyları yüzde 50’nin üstünde olsa da, yüzde 60’lara varamayacağı için Türkiye genelinde referandum sonucu yüzde 50’nin altında kalacak görünüyor.

* Duygu Mutlu: Bilgisayar mühendisi, 12 yıldır İsviçre’de yaşıyor.

 

Kaynak: sendika.org

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Tumblr0Email this to someone

Tags: , , , , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑