Yazarlar

Published on Mayıs 17th, 2018 | by Avrupa Forum 2

0

Ya diktatörlük ya demokrasi! – Erdal Boyoğlu

Yalnız tek tek insanlar paniğe kapılmazlar. Toplumların, daha doğru bir deyişle toplumsal sınıfların da paniğe kapıldıkları dönemler olur. Bir büyük tehlike, ya da böyle bir tehlikenin varolduğu sanısı, kapitalizmin içinde bulunduğu bunalımın derinleşmesi, toplumun önemli bir kesimini kendi gerçek çıkarlarını değerlendiremeden, uzun dönem araçlarını bir yana bırakarak, kitlesel bir sürüklenişe itebilir. Yüzbinlerce, milyonlarca insan, kısa süre içinde benzer bir politik tutuma yönelebilir.  Bugün Türkiye’de böyle bir panik yaşanmaktadır. AKP bu paniği körüklemektedir. Her türlü savaş kışkırtıcılığı, her türlü kindarlığı yapmaktadır. Her türlü işsizlik, yoksulluk, açlık her biçimiyle görülmektedir, çalışabilecek yaştaki her dört kişiden biri iş bulamamaktadır. Sözüm ona iş varmış da iş beğenilmiyormuş. Bu açıktan açığa işsizler ordusuyla dalga geçmektir.

Emekliler, memurlar, öğretmenler, öğrenciler, öğrenci velileri, üniversite mezunları, öğretmen adayları, gençler, anneler kaygılı bir bekleyiş içindedirler.

Halk yığınları işsizlikten korkmakta, yarına güvenle bakma şansını bütünüyle yitirmiş olmanın paniği içinde bulunmaktadır. Pahalılık emeğiyle geçinen tüm halkı artan yoksulluğa itmektedir. Fiyatlardaki her yükseliş ihtiyaçları karşılamamaktadır, özlemlerin gerçekleştirilmesinin tıkandığı ve daha da imkansızlığı  hergün günbe gün artmaktadır.  Aile içinde daha çok kişiyi iş kapılarına sürüklemektedir. Şehirde ve kırda  mülksüzleşen kitlelerin hızla yükselen yoksulluğu korkuya ve paniğe itmektedir.

Anadolu toprakları üzerinde yaşayanların bir bölümüne karşı uygulana gelen ırkçı, şöven baskılar korku ve paniği yayarak, demokratik talepleri bastırmak istenmektedir. Kürd bölgelerinde uygulanan baskı ve zulüm HDP’ye karşı terör ve siddet ortamı çok açık göstermektedir.

sözü edilen bu terör ve şiddet uygulamalarına devlet odaklarının faşizan baskıları sözkonusudur. Faşizm ve terör saldırıları HDP’nin seçim bürolarına ve mitinglerine nasıl bir  tahammülsüzlük sergilediklerini göstermiştir.

İktidarı elinde bulunduranlar, ezilen halkların birlikte yaşamasını germek için, gergin tutulması için her türlü yolu denemektedir. Dini duyguları kullanarak elde kuran ile yaptığı mitingler buna örnektir. Alevilere hakaret etmesi, kürd sorunu yoktur söylemi vb örneklerini çoğaltmak mümkündür.

Siyasi iktidarı elinde bulunduran AKP panik ortamını körükleyerek, “güçlü iktidar, büyük kurtarıcı” planı doğrultusunda kendine misyon biçmiştir. ve kitleleri öyle yönlendirmektedir. Dikkatleri sınıf ilişkilerinden asıl sorunlardan uzaklaştırmaktadır. Herşeyi din ekseninde ele alarak halkın din duygularını kullanmaktadır. İnsanca yaşamak isteyen, işçi ve emekçi kitlelerin grevlerini engellemektedir.

Her türlü saldırılara rağmen HDP siyasal çalışmalarını sürdürüyor. HDP  provakasyona gelmeden, pravokasyona sürüklenmeden, telaştan uzak, kararlı bir yaklaşımla temel seçim çalışmalarına eğilmeye devam etmektedir. HDP temel sorunların çüzümü için demokrasi mücadelesini inatla sürdürüyor. Bu güzel çalışmayı dostta düşmanda görmektedir.

faşizimden, egemen iktidarın kanlı diktatoryasından yana olmayan, demokratik özgürlüklerin sınırlanmasına karşı çıkan güçler HDP’nin,  demokratik güçler arasında yer aldığını içselleştirmelidir. 24 haziriran da güncel görev demokratikleşme ve insan hakları mücadelesi bakımından AKP’ye karşı HDP desteklenmelidir. 24 haziran seçimleri insani ve vicdani açıdan bir ayrışmadır. çünkü emeğin yanında yeralanlarla almayanların seçimidir. 24 haziran seçimleri insanca  ve eşitce yaşamak isteyen halkların ortak mücadelesinin ve ortak görevinin adresi HDP’dir.

HDP bileşenlerinin sınıf mücadelesi içindeki yerinin ve emekten yana konumunun en ayrıntılı bir biçimde değerlendirilmesi, her önemli politik gelişme karşısındaki tutumunu bilince çıkartarak kararlılığını göstermektedir.

HDP, demokratik güçlerin birlik ve dayanışması hedefini geçici bir seçim taktiği olarak gören sığ, sorumsuz bir tutumdan uzak durarak bugünlere getirmiştir. farklılıkları belirtirken, bunun birliğini sağlamak için, birliği sağlayabilecek bir uslupla  yapmıştır, güçlendirilmesi gereken birlik işte bu birliktir.

Ben  değil biz  diyen HDP’e Selahattin Demirtaş’a.

Tags:


About the Author



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑