USR3'ü savunan Basel Finans Bakan..." /> USR3'ü savunan Basel Finans Bakanı Eva Herzog SP, neden hala koltuğunda oturabiliyor? - Hakan Gürgen


İsviçre

Published on Aralık 28th, 2016 | by Avrupa Forum 1

0

USR3’ü savunan Basel Finans Bakanı Eva Herzog SP, neden hala koltuğunda oturabiliyor? – Hakan Gürgen

 

USR3’ü savunan Basel Finans Bakanı Eva Herzog SP neden hala koltuğunda oturabiliyor?

İsviçre’de 12 Şubat’ta Halkoyuna sunulacak „die Unternehmenssteuerreform III“, uluslararası tekellerin çıkarını kolluyorsa, Basel yerel hükümetine SP’nin oyları ile seçilmiş olan ama açıkça tekellerin lehine USR3’ü savunan Finans Bakanı Eva Herzog neden hala rahatça koltuğunda oturabiliyor? Neden?

Hakan Gürgen yazdı.

 

OECD ve EU/AB Avrupa Birliği kendi gözündeki merteği görmeden İsviçre’ye ultimatomu verdi: „Uluslararası şirketlere yıllardır verdiğiniz „şekerlemeleri“, adaletsiz vergi avantajlarını artık kaldırın“.

Bankgeheimnis / banka hesaplarının gizliliği“ üzerinde yapılan sert eleştiriler ve bir dizi gerilimler ortaya çıkmış olan gerilimden yordun düşmüş İsviçre, „hayır, siz kendi işinize bakın“ diyemedi.

Oysa Jean Claude Juncker‘in komisyon başkanlığı yaptığı Aveupa Birliği, başka kılıklara sokulmuş, farklı paketlenmiş „şekerlemeler“i dağıtmayı sürdürüyordu.

Bu nedenle „zengin Avrupa“ son yıllarda alt yapısını yenileyemez, yatırım yapamaz, sosyal alanlara gereğince destek veremez hale düşmüştür.

 

////////////// AB içinde vergi kayırması ve Jean Claude Juncker konusunda bakınız:

http://siyasihaber3.org/baskan-babamiz-bay-junckerin-tekellerle-dansi-sinan-gorgan

http://sendika14.org/2014/12/avrupanin-durustlugu-luxleaks-skandali-jean-claude-juncker-ve-abnin-gidisati-sinan-gorgan/

 

Bu tür harcamaların yapılabilmesi için, ortada yeterince para, yani „devlet geliri“ yoktur,

Zenginlikler devletin kasasına gidemiyor, zenginler „top gibi“ patlıyorlar.

Devlet yeterince vergi toplayamıyor, gündelik hayat aksıyor, bilhassa küçük insanın hayatı zorlaşıyor. Devlet makinasını yağlayan gelirler sürekli aşağı doğru düşüyor.

Uluslararası tekeller, vergi vermez olmuştur.

Uluslararası tekeller ödediği vergiler bir öğretmenin, bir çöpçünün, bir şoförün, bir memurun ödediğe vergiye denk gelen örnekler (istisnasız bütün Avrupa ülkelerinde) hızla çoğalıyor.

En son dönemde LuxLeaks skandalı olarak ünlenen olayda ortalığa döküldüğü gibi bugün hangi yüzle Avrupa başbakanlığı yaptığı bir türlü anlaşılamayan Jean Claude Juncker’in bizzat organizatörü olduğu türden „ham-hum şaralop metodları ile vergi kaçırma“ sıradan iş durumuna gelmiştir.

Ya da off-shore diye bilinen „vergi cennetleri“nde, „Banana Republik“lerde açılan posta kutusu hesapları üzerinden şirketler, milyarlarca dolar ve Euro’luk paraları „dışarıya“ kaçırıp, „hortumluyorlar. Son dönem ortaya dökülen „Panama-Papers“ skalndalı artık herkesin bildiği gerçeğin yeni yüzsü perdesi olmaktan ileri gitmiyor.

 

Bakınız:

die Anstalt, TTIP, Steueroasen, Starbucks, Amazon, Apple

https://www.youtube.com/watch?v=7y8zVmpcS8A

die Anstalt: Steuerprüfer

https://www.youtube.com/watch?v=MIpbJ2SiBRk

 

Avrupa devletleri ortak vergi/Fiskal pakt“ ilan ederek, sınırlar ötesi olarak bir vergi standartı oluşturabilir ve böylelikle vergi hortumlama işine bir engel koyabilirler. Yapmadılar. Yapmayacaklardır.

Çünkü bu „ortak vergi baremi“ ilan edip. „sermayenin özgürlükleri“ sınırlanabilir.

Uluslararası tekeller, dünya egemenleri ve Avrupa zenginlerinin sıralarından gelen bu yöndeki „itiraz“, bu abuk-sabuk karşı tez, AKP milletvekili Metin Külünk’ün „suç işleme özgürlüğünü“ dini olarak açıklamaya kalkması gibi „komik“, ama traji-komik bir durumdur.

İsviçre, bu „sirk oyunu ve traji-komedisini“ diğerlerinin oynadığı şekilde, kabul etti.

Vergi (Previleg) ayrıcalıkları, „OECD’nin emri başımızın üstüne“ kaldırıp, aynı değerde yeni tekniklerle Vergi (Previleg) ayrıcalıkları getirmeyi kararlaştırdı.

Bu „numaranın“ sahne aldığı zaman 12 Şubat 2017’de yapılacak olan: „die Unternehmenssteuerreform III“ halkoylamasıdır.

İsviçre uluslararası tekellere sağladığı „ayrıcalıkları“ şimdi kaldırıp, İsviçre hükümeti ve meclisinin önerisi ile uluslararası tekellerin şimdiye olduğu gibi az vergi ödemesine hukuki zemin hazırlayan, başta PATENTBOX adlı bir göz boyama numarası olmak üzere, bir dizi irili-ufaklı „göz boyama numarası“ ile, yeni türden „Vergi (Previleg) ayrıcalıkları“ kabul edecektir.

Böylelikle bu oyun ile „durum“ bir kaç on yıl daha idare edilmiş olacak, sonra bu uygulama da, „dışarıdan gelen baskı ile“ kaldırılmak durumunda olacaktır.

Ne var yani?“ hzuzurumuzu, düzenimizi neden bozmaya kalkıyorsun?“ …diyen sesleri duyar gibi oluyorum.

İsviçre’de günümüzde işler tıkırında.“

Bırakalım, yeni kalıba dökülmüş eski çıkar düzeni sürsün-gitsin.“

Sonuçta, işler (iyi) yürüyor işte“…. denmektedir.

Bu durumdan hepimiz yararlanıyoruz, ağzımızın tadını kaçırmanın ne alemi var şimdi yaww?“

Ama kazın ayağı öyle değil!

Öncelikle, İsviçre’de (bile) işlerin iyi gittiğini sanmak bir ham-hayaldir.

Zengin İsviçre“, mutlak ve nispi yoksulluğun hızla yükseldiği ülke haline dönüşmüştür.

 

Peki, USR3’ü savunan Basel Finans Bakanı Eva Herzog SP neden hala koltuğunda oturabiliyor?

Basel Finans Bakanı Eva Herzog SP hala koltuğunda oturabilir, devamen.

Çünkü kendisi gücünü SP oylarından değil, „kapitalizm din’i”ne olan imandan aldığı için, çoookk kuvvetlidir.

Basel Finans Bakanı Eva Herzog SP, TİNA‘cıdır.

Eva Herzog kendisi, Liberal kapitalist saldırganlığın kuvvetli inancı: „There İs No Alternativ“ DİN’i mensubudur, aramızdan bir çoklarının bağlı olduğu ve inandığı gibi. „Bu düzen değişmez, değişmemelidir, çünkü değişirse, dünya başımıza yıkılır“ demektedir.

Bu yaygın Liberal kapitalist DİN, uluslararası tekeller „küstürülürlerse“ ve bunun sonucunda başka ülkelere çekip giderlerse: „dünya başımıza yıkılır“ fikrini propaganda etmektedir.

Basel Finans Bakanı Eva Herzog SP, partisinin daha bir kaç ay önce aldığı oylara değil, sözkonusu Liberal kapitalist düzeni kutsayan, onu yıkılmaz ve değişmez olarak anlayan ve de anlatan „düzeni sarsmayalım“ DİN’i taratarından aldığı „onay“ ve desteğe güvenmektedir.

Bu nedenle, Eva Herzog SP, kendi partisinin başkanı Christian Levrat ile açıkça tartışmakta ve „die Unternehmenssteuerreform III“ tasarısını olumlayan ve propaganda eden SVP, CVP, FDP gibi düzenin sağlam partilerinden büyük alkış almaktadır.

Bu nedenle, Eva Herzog SP, kendi partisinin, 12 Şubat 2017’de „die Unternehmenssteuerreform III“ Halkoylamasında HAYIR demesine aldırmamaktadır, buna ters durmaktadır.

Bu oylama, herhangi bir halkoylamasında aynı parti içinde, mesela SP içinde farklı bir eğilim taşıyan ve başka bir siyasal tavır gösteren, oy rengine sahip olan ve bu anlamada „parti içi demokrasi“ gereği hala partisinde kalmaya devam edebilecek birisi ile karıştırmamalıdır.

12 Şubat 2017’de „die Unternehmenssteuerreform III“ bizlerin nasıl bir yaşam biçimi ve adalet anlayışı, eşitlik düşüncesi taşıdığımızı ortaya koyan „temel karakterde bir tercih“tir.

Basel Finans Bakanı Eva Herzog SP, tercihini açıkca, uluslararası tekellerin çıkarlarından yana açıklamıştır, artık bizlerden biri değildir. Eva Herzog saf değiştirmiş ve safını zengin sömürücülerden yana belirlemiştir.

Bu nedenle, Basel Finans Bakanı Eva Herzog SP, aramızdan ayrılmalıdır ve en önemlisi eşitlik ve adaletin politikasını savunan bir partide yer almamalıdır.

Eva Herzog, bizlerin oyları ile eriştiği ve koruduğu „Basel Finans Bakanlığı koltuğunu“ hemen terk etmelidir.

Bizler, şimdi SP’ye ve dolayısıyla gıyabında Eva Herzog’a verdiğimiz, verdiğiniz oyları ve desteği geri çekmeliyiz, çekmelisiniz ve kendi gerçek (başka) temsilcilerimizin hükümette temsil edilmesinin önünü açmalıyız.

İster Sosyal demokrat, ister devrimci sosyalist, Basel’de ve İsviçre’de „emek, adalet ve eşitlik çeperi“nin içeriden böylesi yıpratılmasına tepkisiz kalamayacak herkes, Eva Herzog’un duruşunun bir „Truva atı“ tavrı olduğunu görmeli ve değerlendirmesini buna göre yapmalıdır.

 

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Tumblr0Email this to someone

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑