Yazarlar no image

Published on Ocak 22nd, 2018 | by Avrupa Forum 2

0

Türkiye IŞİD tarafını seçti – Ali Mahir Abdik

Şu AKP, toplumu manipüle etmeyi nasıl da beceriyor. Bilinen bir gerçek var ki, devletin genel geçer siyasal kodlarına konan bir siyasetin, görece başarı sağlaması pek şaşırtıcı olmasa gerek. Kediye 20 güzel hareket öğretiyorsunuz ama, fareyi görünce hepsini unutuveriyor.

Bizim topluma barışı, kardeşliği, özgürlüğü, bilimselliği ne kadar öğretsen de, Kürt kelimesini duyunca, aklına eski kodları geliyor ve Faşizm adeta fışkırıyor damarlarından. Bu da hem ruhunu, hem bedenini esir alıyor.

İyi kötü, bir barış süreci yaşadı ülkemiz. İnsanlar ölmedi. Silah kullanılmadı. Faili meçhul olmadı falan. Kimileri bunu vatan hainliğine yordu. Ülkeyi satmakla birleştirdi. AKP bu süreci kendi hanesine toptan yazmaya kalkınca, birkaç yılın çabaları, emekleri, birikimleri tuz buz edildi. Barış süreci üzerinden HDP’nin yükselişi farkedilince, bir inkar edebiyatı hortlatıldı ki, aman Allah!

Sonrasında gelen uygulamalar, peşpeşe atılan bombalar, artık ülkeyi bir kaosun içine sokmaya başladı. Kenan Evren, iyice kızışan iç çatışmaları özendirerek, üstüne bir cankurtaran simidi gibi atılıp, darbesine insanları ikna etmişti ya, benzeri bir tarih yeniden zuhur etti. Bu tedhiş ortamından kurtulmak için AKP tek başına iktidar edilmeliydi! Edildi de. Fakat ortamın kanlı boyutu giderek daha da derinleşti. Adalet, özgürlük ve güven namına bir şey kalmadı.

Seçimlere, seçim sonuçlarına darbelerle başlayan süreç, ülkeyi faşizme taşıyacak adımlarla yoluna devam etti. Hiç olmadığı kadar, Ortadoğu dehlizlerinde, vekalet savaşlarında kışkırtan, kendine ille de bir yer arayan aymazlık, iyiden iyiye tavan yaptı. Bölge ülkelerle çatışmalı, sorunlu bir ilişkiler dönemine başaşağı dalındı. Neden? Ülke içindeki oyunlarla istediğini alamayacağını gören iktidar, dışardaki kaos deryasına sokularak, bunun üzerinden devşireceği milliyetçilik ve dinsel fanatizmi yanına alarak, önümüzdeki seçimleri de alabileceği yeni oyunlar denemektedir.

Kuzey Suriye ve topyekün Suriyenin parçalanma riskini besleyen, oraya şer güçleri göndererek, kaosu derinleştiren taraf Türk tarafıdır. El Nüsra, IŞİD ve bilcümle ÖSO teröristlerini Suriyeye salan bu taraftır. Beşer Esad ile dostken, ansızın düşman olan bu taraftır. Bir günde saflar bu kadar keskince nasıl değişebilir ki! Müslüman Kardeşler örgütüyle kurulan ilişkilerin gelip dayandığı yer, Türkiyeyi tüm komşularla çatışmalı bir sürece evirmiştir.

Batı düşmanlığı, İsrail ve özellikle Yahudi düşmanlığı ülke politikasının temel normu haline gelmeye başlamış, Türkiye Rusya ve Amerika arasında bir şamar oğlanı gibi zılgıt yiyen bir taraf olmuştur. Sıradan toplumun 100 yıllık ilkel algılarıyla alabildiğine oynayarak, bir AKP taraftarlığı ortaya çıkmıştır. Bu tarafta MHP vardır. Abartılı gibi gelse de, HDP ve sınıf gerçeğine vakıf sol güçler dışında, AKP’ye direnen kimse kalmamışltır.

Şanlı Türk Ordusunun zaferi için dua eden Kılıçdaroğlu, Perinçek ve siyasetin hemen hemen tüm simaları, AKP’nin değirmenine su taşıyor. Efrinde 1 Milyonun üzerinde barış içinde yaşayan sivil bir halk var. Orası sorunlu bçlgelerden kaçanların sığındığı bir yer. Efrinin sınırlarımızı tehdit ettiği yalanına bu denli kapılanlar, herkes şöyle bilsin ki, asla kendi siyasetlerine alan açamayacaklardır. CHP bu operasyona canla başla başarı dilerken, toplumun daha da AKP’nin arkasına yığılmasını önleyemeyecektir. Gelecek seçim de zaten bu oyunla kazanılacaktır! Aslan sosyal Demokratlar!

CHP soldan kaçtıkça, AKP’nin manevra alanına düşmektedir. Ümüğünden yakalanmış ayı gibi, bütün yasal mevzuata, tezkerelere, operasyon oylamalarına, Milletvekili ve Belediye Başkanlarının içeri düşürülmesinde, AKP’nin günahına ortak olmaktadır. Şahsiyetli bir politika izleyemeyen CHP’nin kaderi, AKP’nin markajında, ömrü gölgede solacak otun kaderiyle mağlüldür artık.

Şu yalancı Amerikan aleyhtarlığına da değinelim. Antiemperyalist olmanın temeli, Antikapitalist olmakla bağlıdır. Bol keseden Emperyalizm karşıtlığı yapanlar arasında sicilli Faşistler olması, dikkat çekici değil mi? Onları hayırhah karşılayan aklı evvel solcular mı faşistleşiyor, ya da ırkçı faşist güçler mi solculaşıyor acaba!?

İttifak politikaları tümden çıkarlar temelinde gerçekleşiyor Ortadoğuda. Kimin eli kimin cebinde bilinmiyor. Bugün düşman, yarın dost oluyor. Tersi de öyle. Türkiye sınırlarındaki halklarla kardeşlik temelli bir ilişki kursa, coğrafyamızda barış yelleri esecek. Ama hayır! Kodları ırkçı, faşist, inkar ve imha kültürünün doneleriyle bezenmiş bir şartlanmışlık her an, savaş, şiddet ve ölüm marşları çalmayı yeğliyor.

Sınırlarımızda seküler, insan haklarına saygılı, diğer halklarla barış içinde, bir kardeşlik toplumu kurmayı hedefleyen Kürt, Alevi, Ezidi, Arap ve diğer kültürlerin ortak hayatını savunanlar mı tehlikeli, yoksa dünyanın en zalim, en yobaz, en katil olan IŞİD ve diğer terörist İslamcı Örgütler mi tehlikeli? AKP tercihini bu zebani örgütlerden yana koyuyor. Onun tuzağına gelenler de AKP’ye taraf oluyorlar. Bunun zararlı sonuçlarını hep birlikte yaşayarak göreceğiz. Yazık ama!

Tags:


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑