Yazarlar

Published on Nisan 17th, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

Tüh, adında Ali vardı – Gülfer Akkaya

Seçim öncesi Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyebaşkan (İBB) adayı Binali Yıldırım seçim çalışmaları yaparken Alevilerden de oy beklediğini söylemişti. Gerekçesi basitti.

Yok yumaşak g (ğ) yazarak değil, hem niye yazsın onu bu çağırıda, ne diye boşu boşuna yorsun yumuşak g’yi (ğ)? Çağırıda gerek yok yumuşak (ğ)ye.

Ne diyordum? Gerekçesi basitti. “Adımda Ali var” demişti. Ve eklemişti “Adımı Alevi bir komşumuz koydu.”

Bu kadar samimi, bu kadar sevimli, bu kadar gönül çelici açıklamaya rağmen Aleviler ne yaptı?

Adında Ali olan, hem de öyle bir, iki değil, bin Ali olan Ali’ye oy vermediler.

Soyadı İmamoğlu olan kişiye oy verdiler.

Ali’ye, iktidarı işaret ederek sen artık oradan “İn Ali” dediler.

Haksız mı Aleviler?

Binali bey Alevlerden oy isterken haksızdı, Aleviler değil. Hatta Binali beyin temsil ettiği siyasal anlayışın Alevilerden oy istemesi Alevilerle dalga geçmekti.

Madımak katliamında adı geçenler, katliamcıları savunanlar Binali’nin partisinde milletvekili oldu, bakan oldu.

AKP’nin küçük ortağının temsil ettiği gelenek Alevilere yönelik yapılan katliamların baş maşaları oldu.

Binali beyin adayı olduğu Cumhur İttifakı siyasi olarak on yıllardır Alevilere yönelik planlanan katliamlarda hep ittifak halindeydi. Madımak’tan Maraş’a dek katliamlarda faşist ve dincilerin devlet marifeti ile nasıl maşalaştırılıp kullanıldıkları gizli değil. Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin Maraş dağlarına düşmesi tesadüf olmasa gerek?

Aleviler Binali ve onun geleneğine “in” dedi çünkü 25 yıllık belediyecilikleri, 17 yıllık iktidarları sırasında Alevilere yönelik ayrımcı, Alevifobik tavırları arttırarak yürüttüler.

Alevilerin inançlarını belirlemeye dek çokça alanda, çokça ayrımcı iş yaptılar.

Partinin kurumuna dönüştürdükleri Diyanet İşleri Başkanlığı ile Alevilere yönelik nefret söylemini sürekli olarak ürettiler, okullarda zorunlu din dersinde ısrar ettiler tüm ulusal ve uluslararası mahkeme kararlarına rağmen. Alevilerin eğitim haklarını gasp ettiler sınav, mülakat adlı tezgâhlarla. KHK ile işlerinden oldu çok sayıda Alevi. Sistematik olarak çeşitti illerde Alevilerin evleri işaretlendi. Alevi köyüne asimilasyon için tüm itiraz ve mücadelelere rağmen mülteci kampı yapılarak yaşam alanlarına direkt müdahale edildi, gözdağı verildi.

Alevi kurum çalışanları, yöneticileri keyfi şekilde tutuklandı. Hâlâ tutuklu olanlar var.

Avrupa’da yaşayan Aleviler havaalanlarında gözaltına alındı, taciz edildi. Gelmeyin denildi. Gelmemeleri için baskı yapıldı.

AKP iktidarı boyunca Alevilerden vergi aldı, ama Aleviler için tek bir şey yapmadı. Hizmet vermedi. Alevi genç erkekler askere alındı, askerde de ayrımcılık yaşadılar ve hatta şüpheli şekilde ölenler oldu.

Kürt olan Alevilerin evleri basıldı, HDP içinde siyaset yapan birçok Alevi kadın erkek hâlâ cezaevlerinde, kimilerinin cezaları kesinleşti.

Alevilere yönelik temel politikası ayrımcılık ve neferet iken Cumhur İttifakı’nın İBB adayı Binali Yıldırım seçim çalışmalarında sanki bunca şeyi yapmamışlar gibi Alevilerin yüzüne bakabildi ve oy isteyebildi.

Hiç sıkılmadan “Adımda Ali var” diyebildi.

Evet, hiç sıkılmadan. Alevilerle dalga geçercesine. Alevilere reva gördüklerine aldırmaksızın.

Aleviler bu “sevimli” adaya oy vermediler. Ders verdiler.

“İn Ali” dediler. Ali indi.

Daha seçim gecesinde indi. “Seçimi ben kazandım” dedi ya hani kaşla göz arasında, işte o an indi.

Hepimiz gördük. Nasıl hızla indiğini.

“İn Ali” şimdi artık “Güle güle Ali”ye hazırlansın. Malum tüm AKP oyunlarına rağmen ellerinden İstanbul da gitti.


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑