Alevilik

Published on Ocak 28th, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

Talebimiz restorasyondan fazlası – Gülfer Akkaya

HDP Milletvekili Zeynel Özen geçtiğimiz hafta TBMM’ye soru önergesi sundu. Önerge, Kadıncık Ana Evi’nin (türbe) restore edilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından yanıtlanması istenen sorulardan oluşuyordu.

Bu önergeyi 17+ Alevi Kadınlar grubu basın metni ile desteklediğini açıkladı. Ama metinde Özen’in desteklenmesinden fazlası vardı.

“17+ Alevi Kadınlar olarak;

HDP Milletvekili Zeynel Özen’in meclise sunduğu Kadıncık Ana Türbesi’nin restorasyonu soru önergesini destekliyoruz, Alevi kadınlar olarak bu talebimizin arkasındayız, talebimizde ısrarcıyız.

Kadıncık Ana Türbesi’nin restorasyonu sürecinde ana müdahil Alevi kadınlar ve Alevi kurumları olmalıdır. Süreç bu kurumlar tarafından yönetilmelidir. Devlet restorasyonun maddi şartların hazırlamakla yükümlüdür.

Restorasyon çalışmaları son bulduğunda Kadıncık Ana Türbesi esas sahipleri olan Alevi kurumlarına devredilmelidir.

HDP Milletvekili Zeynel Özen’in TBMM’ye sunduğu soru önergesini bu perspektifle takip edecek ve sonuç alıncaya dek talebimizi savunmaya devam edeceğiz.”

Takip etmişsinizdir, virane haldeki Kadıncık Ana Evi’nin bu durumu iki yıl önce 17+ Alevi Kadınlar grubu tarafından Alevilerin gündemine sokulmuş, yapılan röportajlar ve açıklamalarla, sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlarla birçok kez bu önemli mesele gündemleştirilmişti.

Sonunda Avrupa Alevi Kadınlar Birliği talebe ortak olmuş ve Özen’in soru önergesinde yer verdiği gibi Kültür ve Turizm Bakanlığına başvurmuş, olumsuz cevap almıştı.

Aleviler açısından süreç

Kadıncık Ana Evi’nin onarılması talebinin yürütülme süreci, bu talebin Aleviler tarafından nasıl ele alınacağı meselesi oldukça önemli.

İlk olarak bu talebin Alevi kurumlar arasında yürütülme sürecini ele alalım.

Kadıncık Ana Evi’nin onarılması talebi tüm Alevilerin talebidir ama en önce Alevi kadınların talebidir. Boşuna değil Kadıncık Ana Evi’nin virane halinin Alevi erkeklerin (kurumların) değil, kadınların dikkatini çekmesi ve buna isyan etmeleri. Bu nedenle uzun süreceği aşikar olan bu süreç bütün Alevi kadınların talebi olarak formüle edilerek, Alevi kadınların birlikte tepki verdiği bir süreç şeklinde ele alınıp, dillendirilmelidir.

Bu konuda ortak basın açıklamaları, paneller, buluşmalar organize ederek kamuoyunu bilgilendirmeliler.

Alevilerin erkek vekilleri, erkek yöneticileri Kadıncık Ana Evi’nin onarılması hakkında basına açıklama yapmaktan soru önergelerine dek her yerde, bunun Alevi kadınların ve yanı sıra Alevi kurumların talebi olduğunun altını çizmeli.

Alevilerin Bakanlıkla yürüteceği süreç

İkinci olarak; Kadıncık Ana Evi’nin onarılması talebi ve sürecin kapsamı, biçimi, her türlü olasılıklar göz önüne alarak Bakanlık ile yürütülme sürecini ele alalım.

Kadıncık Ana Evi’nin restore edilmesi konusunda bütçenin Bakanlık tarafından verilmesi temel talep olmalıdır. Çünkü milyonlarca Alevi vergi ödüyor devlete. Ve o vergiler cami yapımından, İslami çeşitli türbelere, yatırlara vb yerlere, bakanlıklardan büyük bütçelere sahip Diyanet’e gani gani gidiyor. Aynı bakanlık Kadıncık Ana Evi’nin onarılmasına da bütçe ayırmak zorunda. Evet, zorunda. Bütçe ayırmak Bakanlığın keyfi karar verebileceği bir durum değil. Ayrıca para yok gibi ciddiyetsiz ve baştan savan cevaplar asla kabul edilmemeli. Aksine kamuoyunda teşhir edilmeli. Bu ülkenin kültürel hayatına damgasını vurmuş çok önemli tarihi bir kişinin ve kadınların geçmişinin yaşatılması için bir talep bu! Bu talebi karşılayacak bütçeyi oluşturmak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın işi. Şimdiye dek onarmamış olması açıklanmaya muhtaç, onarılması için çabalanması değil.

AKP’nin kendisine tarihi kadın kişilikler uydurduğunu, bunlara bütçeler ayırarak programlar organize ettiğini unutmayalım.

Aleviler Kadıncık Ana Evi restorasyonunun maddi talebinin sadece maddi talep olmadığını, bunun siyasi ve kültürel arka planı olduğunu bilerek bu talebin arkasında durmakta ısrar etmeli.

Kadıncık Ana Evi’nin aslına uygun, Alevi inancının mimarisine göre, kültüründen uzaklaştırılmadan restore edilmesi içi restorasyonun nasıl ve kimler tarafından yapılacağını da Alevi kurumları belirlemeli, Bakanlık değil.

Eğer Aleviler gerekli ciddiyet ve hassasiyet ile bu önemli talebin arakasında durup her adımı önceden düşünüp planlayıp, her şeye hazırlıklı olmazlarsa, nasıl ki Hace Bektaş-ı Veli Dergahı’nın üzerine minare diktiler benzer bir durumla karşılaşmamak için bir neden göremiyorum.

Zaten AKP’nin istediği bir göz, Aleviler -istemeden de olsa- vermiş olurlar iki göz.

Kadıncık Ana evi onarıldıktan sonra anahtarı Alevi kurularına verilmeli, Alevilerin ücretle girebildiği müzeye dönüştürülmeden, Alevi dergâhı olarak tamamlanmalıdır.

Kadınların ortak talebi olmalı

Türkiye, Kıbrıs ve Avrupa’daki Alevi kadınlar ve Alevi kurumlar için de bu talep yan yana gelmek açısından paha biçilmez.

Alevi kurumları bir süredir yan yana gelmeyi amaçlamıyor mu? Bunun için adımlar atmadılar mı? Bu gerekli ve güzel amaç için ortak bir hedefimiz olsun Kadıncık Ana Evi’nin onarılması talebi. Böylece Alevi kurumları ilk kez maddi-manevi borçlu oldukları Alevi kadınlar için bir şey yapmış olacaklar.

En çok da Alevi kadınların birlikteliği için bu talep çok değerli. Alevi kadınlar kendi tarihlerini ortaya çıkartmış olacak, kendi ulu kadın kişilerini yok olmaktan kurtarmış, yaşatmış olacaklar.

Böylece Kadıncık Ana ve Hace Bektaş gecikmiş bu yan yana görünürlükleri ile bir kez daha Alevilere kadın erkek eşitliği konusunda Yol gösterici olacak.

Umarım 2019 yılı Hace Bektaş-ı Veli ve Kadıncık Ana Etkinliklerinde, Kadıncık Ana Evi’nin onarılması talebi esas gündem olur ve bu etkinlikler kapsamında bu konuda neler yapılabileceği konusunda konuşulup ortaklaşılır. Orada bir Yol haritası oluşturularak bu talep güçlendirilerek tüm Alevilerin talebi şeklinde en yüksek tonda devlete ve kamuoyuna sunulur.

Kadıncıl aşk ile.

28.01.2019

Tags: , , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑