Türkiye

Published on Ocak 20th, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

SMF: “İttifaklara”, “Dersim tartışmasına” ve “genel sürece” dair açıklama yaptı

Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) yerel seçimler kapsamında, “ittifaklar”, “Dersim’e dair tartışmalar” ve “genel yönelimlerine” dair açıklamalarda bulundu.

Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) yerel seçimler kapsamında, “ittifaklar”, “Dersim’e dair tartışmalar” ve “genel yönelimlerine” dair açıklamalarda bulundu.

SMF yaptığı açıklamada “ Hakim sınıfların Kürt ulusu ve hareketi üzerindeki her türden baskı ve faşist şiddetine karşı olduğu gibi, kayyumcu gaspların meşru olmayıp Kürt ulusunun demokratik iradesine darbe olduğu konusunda da SMF’nin tavrı ve tutumu berraktır” ifadelerinde bulundu. SMF açıklamasının devamında ise, “Doğrularımızı savunmaktan vazgeçmeyeceğimiz gibi, yanlışlara karşıda duyarsız kalmayacağız” dedi.

SMF’nin Halkımıza ve Devrimci Demokrat kamuoyuna başlığıyla yayımladığı açıklamanın tamamı şöyle;

“Ülkemizde ve dünyada emekçilere, ezilen halklara yönelik emperyalist-kapitalist dünya sömürgeciliğinin azgın saldırıları artarak devam etmektedir. Bölgemiz emperyalist devletlerin savaş alanına dönüştürülmüş, halklarımız burjuva efendilerin rantları, zenginlikleri için kan revan içinde ölüme ve yoksulluğa mahkûm edilmek istenmektedir. Emperyalizmin yeminli kalemşörleri, neo-liberal efendiler sosyalizmin bittiğinin, ‘tarihin sonu’nun geldiğinin, sınıf savaşının yerini ‘medeniyetler çatışmasının’ aldığının yalanını pazarlayıp dursunlar; dünyanın birçok yerinde komünist hareketler güçlenme ivmesi kazanmış durumdadır. Emperyalizme karşı mücadeleler gelişmekte, kendilerini farklı isimlerle ansalar da dünyanın her yerinde bu sömürü düzenine karşı halklar irili ufaklı ayağa kalkmaktadır. Tüm savaş, propaganda, ekonomik güçleri ellerinde bulundurmalarına rağmen halkların meşru isyanları karşısında acizleşen bu bir avuç bezirgan, yoksulların taleplerine devlet terörü ile karşılık vermektedir.

AKP/Erdoğan despot faşist iktidarının son dönemde ırkçı-faşist MHP’yi de yanına alarak giriştiği tasfiyeci süreçte; devlet terörünün ayyuka çıktığı, en demokratik asgari talebin dahi polis işkencesine, yargı zulmüne maruz kaldığı bugünlerde AKP/Erdoğan despotizmin geriletilmesi hayati önem taşımaktadır. AKP/Erdoğan iktidarının geriletilmesi önemliyken, ülke emekçilerinin yeni düzen partilerine yeni tek adamlara da ihtiyacı yoktur. Sosyalistlerin önünde duran görev, tüm burjuva-faşist partilere karşı devrimin ve demokrasinin güçlerinin ortak cephesini örmektedir. Bu süreç içersinde ‘daha az faşist’ olana ihtiyacımız yoktur. Sosyalistlerin temel görevi emekçilerle buluşarak onları kendi yaşamlarına sınıfsal bir perspektifle yön vermelerini sağlamaktır.

Yerel seçimlerin yaklaştığı bugünlerde sosyalizmin güçleri de bu sürece müdahil olmakta, seçimler vasıtasıyla bulunduğu alanları genişletmeye, emekçilerle daha fazla bağ kurmaya çalışmaktadır. Seçimler devrim ve sosyalizm mücadelemizde tali bir rol oynarken ve temel perspektifimizde ve stratejimizde küçük bir alanı meşgul ederken; seçimler döneminde emekçilerin politikayla daha sıkı buluştuğu, siyasal algıların daha çok açık olduğu da bir gerçektir. Bu gerçek üzerinden SMF de programını daha geniş halk kitlelerine ulaştırma çabası içerisindedir.

Sosyalist Meclisler Federasyonu olarak, Dersim’de beş seçim bölgesinde adaylarımızı açıklamamız akabinde devrimci-demokratik kamuoyu nezdinde bir tartışma meydana gelmiştir. Genel itibariyle dost kurumlar arasındaki ittifakın neden gerçekleşmediğini sorgulayan, bazı basın organlarında ise niyetli olarak kurumumuzu itham eden bu tartışmalara cevap verme, sürecin ayrıntılarının emekçi halkımızla paylaşmamız gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bazı yazar, gazeteci ve siyasetçilerin de dâhil olduğu; kimilerinin dostane bir sorgulama, kimilerinin ise adeta karalama, itibarsızlaştırma, yalnızlaştırma, hedef gösterme ve manipüle etme maksadıyla eleştiri konusu ettiği sürece yönelik tekrardan açıklama yapmayı halkımıza ve devrimci demokratik kamuoyuna karşı sorumluluk görüyoruz.

İttifaklara Yaklaşımımız

SMF, mücadele ettiği tüm alanlarda devrimin dostlarını birleştirme perspektifiyle hareket eder. Faşizme karşı, mümkün olan en geniş devrimci-demokratik birliktelikleri savunur. “Federasyonumuz tek doğru bende anlayışını reddederek, toplumsal dönüşümün örgütlü kitlelerin ve onun sayısız örgütlerinin toplamından oluşan güçlerle yaratılacağına inanır. Toplumsal mülkiyeti, toplumsal yönetimi savunan, sosyal kimliklerin tam hak eşitliği için mücadele yürüten, doğanın tahribatına karşı çıkan her farklı fikir ve örgütlenmeyi mücadelesinin parçası olarak görür, bu hareketlerden öğrenme ve onlarla ortak mücadele yürütme anlayışını benimser.” (SMF Programı: Eylem Birliği ve Birlik, https://www.sosyalistmeclisler.net/smf-programi/ ). SMF ittifak ve eylem birliği yaptığı dost kurumlarla kurduğu ilişkide ajitasyon ve propaganda da serbestlik, eylemde birlik ilkesini benimser. “Federasyonumuz geçmiş eylem birliklerinin tüm olumlu-olumsuz deneyimlerini sahiplenir. Tüm kurumların programlarına bağlı örgütsel bağımsızlığına saygı duyarak ajitasyon propagandada serbestlik ilkesine uygun bir şekilde doğru yanlış mücadelesini ötelemeden, anlayışına uygun olarak tüm sosyalist, devrimci, yurtsever, demokrat kesimlerle geçmiş eylem birliklerinin ilerisinde kısa, orta ve uzun vadeli örgütlenmeleri savunur.” (SMF Programı; Eylem Birliği ve Birlik, https://www.sosyalistmeclisler.net/smf-programi/).

Yukarıda da belirtildiği gibi ittifaklar ve eylem birliktelikleri SMF açısından birçok anlamda önem teşkil ederek, stratejik bir muhtevaya sahiptir. Bu bağlamda dışımızdaki devrimci demokratik güçlerle ilişkilenmemiz, devrim ve sosyalizm mücadelesinin hassasiyetleri ve ezilen mazlum halkların çıkarına uygun bir mahiyet taşımasıyla ilintilidir. Yerel seçimler ve bunun dışındaki tüm platformlarda ortak paydaların öne çıkarılması temel yaklaşımımız iken, tek taraflı bir esnekliği ve benmerkezci yaklaşımları eleştirmekteyiz. Dolayısıyla ittifaklar karşılıklı hassasiyetler ve esnekliklere dayanır. Yaptığımız ittifaklarda ortaklaştığımız konularda dostlarımızla ortak hareket eder, ayrıştığımız konularda kendi özgün çalışmamızı örgütleriz. Muhatapların bu noktadaki tutumu somutta ittifakın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin zeminini yaratır. Bu yönelimden doğru yerel yönetimler sürecinde, kendi dışımızdaki dost güçlerle görüşmeler gerçekleştirerek bir kısım dostumuzla olan görüşmeleri sonuçlandırdık.

Mart 2019 Yerel Seçimi Üzerine İzlediğimiz Süreç

Uzunca bir süredir yerel yönetimler alanında çalışmalarımızın olduğu tüm devrimci-demokratik kamuoyu tarafından yakından bilinmektedir. 15 yıllık deneyimimiz içinde Türkiye Kuzey Kürdistan devrim ve demokrasi mücadelesine önemli katkılar sunan, Dersim başta olmak üzere ülkenin birçok yerinde heyecanla karşılan bu çalışmalarımız, Ovacık’la birlikte daha geniş bir kesim tarafından görünür olmuştur. Yarattığı etki itibariyle sadece SMF hanesine yazılan bir olumluluğun ötesinde ülke sosyalist hareketine yönelik önyargıları kıran, onun önünü açıcı bir muhtevaya ulaşmıştır. Bazı aydın, yazar, gazetecilerin yeni keşfettiği ancak bizim uzunca bir süredir üzerinde durduğumuz çalışmaların tarihsel bir arka planı vardır. Yani bu çalışmalarımız ne Ovacık’la başlamıştır, ne de Dersim belediye başkanı adaylığımız sürece özgüdür ve yenidir. Elbette yerel yönetimler alanındaki çalışmalarımız kimi eksiklikleri ve/veya yetmezlikleri bağrında barındırmaktadır. 15 yıllık yerel yönetim deneyimimizin mükemmel olduğu, hatasız olduğu iddiasında değiliz. SMF geçmişin olumlu deneyimlerini ilerletme, eksik ve yetmezliklerini giderme yönlü bir bakış açısına sahiptir. Geleceği kazanma mücadelemizde hatalarından öğrenen, onlarla yüzleşen ve onlarla mücadele eden bir perspektifimiz mevcuttur.

Mart 2019 mahalli idareler seçiminin yaklaşması üzerine kurumumuz kendi örgütlülerine ve kitlesine yerel seçim çalışmalarını başlattığını duyurmuş, Eylül 2018 itibariyle kurumumuza aday adaylığı başvuruları yapılmaya başlanmıştır. Kurumumuz örgütlü faaliyetçisi olan Fatih Mehmet Maçoğlu da bunun üzerine Dersim Merkez belediyesi için kurumumuza aday adaylığı başvurusu yapmıştır. Ve bu kesit içerisinde ilçe ve Merkezde yine aday adaylıkları başvuruları olmuştur. Bir yandan özgün planlamalarımız doğrultusunda hareket ederken, diğer yandan ise çeşitli devrimci demokratik güçlerle de ittifak görüşmelerimiz de aynı süreçte başlamıştır. Bu kapsamda, TİP, TKH, TKP, PARTİZAN, EMEP, ÖDP ve HDP ile çeşitli görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Tabi bu görüşmeler içerisinde HDP ile görüşmeler nesnel olarak özgün bir yer edinmiş ve kamuoyunun ilgili gündemi olmuştur. Bu özgün yanından dolayı HDP ile görüşmelerin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması bir tercihin dışında zorunluluk halini almıştır. Bu bağlamda HDP’li dostlarımızla Kasım 2018 bir (1), Aralık 2018 tarihinde üç (3) olmak üzere toplamda dört (4) görüşme yapılmıştır.

Somut ittifak politikalarının, nesnelde nasıl bir biçime bürüneceği tartışması esas itibariyle Dersim gündemi ekseninde ilerlemiştir. Bu kapsamda HDP’li dostlarımız, Dersim Merkez’de adayın ve partinin kendilerinden olması gerektiğini, kayyumlara yönelik özgün bir çalışma ördüklerini ifade etmişlerdir. Genel tartışmaların eksenini HDP’nin Dersim merkeze dair hassasiyet vurgusu oluşturmuştur. Ve formülasyonları şu şekilde cisimleşmiştir. Parti ve adayın Dersim merkezde kendilerinden olması ve yardımcılıkların diğer güçlerle ortaklaşması, SMF’ye Ovacık ve Hozat’ta destek verebilieceklerini, Mazgirt’in ise HDP’ye bırakılması gerektiği savunusu yapılmıştır.. Buna ek olarak da ilçelerin Merkezde açığa çıkacak tabloya göre şekillenmesi fikri ifade edilmiştir. HDP sürece yaklaşımını bu şekilde özetlerken, SMF ise şu yaklaşımı dile getirmiştir:

SMF, HDP ve diğer demokratik siyasal parti ve kurumların adaylarının bir havuzda toplanmasını ve açık bir ön seçimle adayların Dersim halkı tarafından belirlenmesini önermiştir. Ön seçimde çıkacak adayın HDP listelerinden katılmasını desteklediğimizi, çıkacak sonucu tanıyacağımızı ve hangi aday çıkarsa çıksın onu destekleyeceğimiz kendilerine ifade edilmiştir. Ön seçimin nasıl yürütüleceği konusunda diğer demokrasi güçleriyle ortak bir çalışma yapılabileceği yöntem üzerine tartışabileceğimiz belirtilmiştir. Dersim’in özgün yapısı, bağrında taşıdığı dinamikler ve tarihsel arka planı göz önüne alındığı zaman ön seçimin Dersim’in özgün dokusuyla örtüştüğü ve kapsayıcı olduğu vurgusunun altı özellikle çizilmiştir. Yapılan bu görüşmelerin toplamında, son görüşme tarihi belirtilerek ilgili önerilerin karar mercileri tarafından gündemleşip sonuçlandırılmasında mutabık olunmuştur.

HDP ile son ve nihai görüşme 24 Aralık 2018 tarihinde Ankara’da HDP genel merkezinde yapılmıştır. Yapılan görüşmede HDP geçen görüşmede yaptıkları farmülasyonun geçerli olduğunu, Merkez ve Mazgirt’te başkan ve partinin kendilerinden olması gerektiğini savunmuş, bundan geri adım atmayacaklarını, SMF’nin bu durumu gözeterek konumlanması gerektiğini ifade etmiştir. SMF olarak bu öneriyi doğru bulmadığımız ve bunun demokratik bir yöntem olmadığı vurgulanmış, tüm kurum adaylarının katılacağı bir ön seçim önerimiz tekrar edilmiştir. Toplantıda Dersim’in sosyalistler açısından önemli bir kent olduğu, Kürt ulusal hareketiyle ortak kaygıların paylaşıldığı ancak SMF’nin HDP tarafından ortaya koyulan formülasyonu doğru bulmadığı aktarılmış, ön seçim önerisinin sorunun aşılmasında etkili olacağı tekrar belirtilmiştir. Tartışmalar sonucunda HDP’li dostlarımız önceki görüşmelerden farklı bir tutum sergilememiş, SMF de önerisinin arkasında durmuştur. Son olarak 26 Aralık tarihine kadar iki kurumundan birinin herhangi bir fikir değişikliği olmaması durumunda, sürecin sonlandırılacağı iki kurum tarafından da teyit edilmiştir. Gelinen aşamada HDP ile Mart 2019 yerel seçimleri için bir ittifak sağlanamamış ve demokratik yarış benimsenmiştir.

Sürecin özeti yukarıda genel hatlarıyla çizilen düzlemdedir. SMF olarak şunu tekrardan ifade etmekte yarar görüyoruz. Devrim ve demokrasi mücadelesi tek bir düzlemde ilerlememekte ve mühendislik rolüyle dizayn edilmemektedir. Kimi zamanlar ittifaklar sağlansa da kimi zaman tüm çabalara rağmen ittifaklar sağlanmaya bilir. Bu durumda yadırganacak bir şey söz konusu değildir, ve şeylerin seyrine uygundur. Temel mesele dost ve düşman ayrışımının doğru yapılması ve ona göre konumlanmadır. SMF olarak devrimin müttefiki ve dostlarıyla yan yana gelemeyişimizi, farklı fikirlerin olmasını sorun olarak telakki etmiyoruz. Eleştirilerimiz ve önerilerimiz zayıflatma ve yıpratma düzlemini yadsıyarak geliştirici ve ilerletici bir öze sahiptir. ‘Bizdensen herşeyimizsindir, değilsen hiçbir şeyimizsindir’ yaklaşımı demokratik kültüre yabancıdır. Bu bağlamda doğrularımızı savunmaktan vazgeçmeyeceğimiz gibi, yanlışlara karşıda duyarsız kalmayacağız. En önemlisi de burjuva gerici kültürden beslenen yaftalamalara ve karalamalara düşmeyeceğimiz gibi, dostluğumuzu zedeleyecek her tür yaklaşıma da müsaade etmeyeceğiz. Bu zeminde yer edinen kişi ve kurumlara dostane önerimiz, manipülatif, itibarsızlaştırmayı amaçlayan, sansürcü yaklaşımlardan sıyrılmaları ve devrimci değerleri hunharca kullanmamalarıdır. Etik ve devrimci her eleştiriye baş göz üstüne derken, bunun dışına çıkan yaklaşımlara da gerekli cevap tarafımızca verilecektir.

Süreç içerisinde farklı dost kurumlarla ittifak görüşmelerimiz devam etmekte olup, yerel seçimlere en geniş ittifakla girme çabamız devam etmektedir. Yukarıda ifade ettiğimiz üzere ittifak arayış ve süreçlerimizin özeti budur. SMF, süreç içerisinde ittifak için mümkün olan bütün çabayı harcamıştır. Ancak herkes kabul etmelidir ki, dost kurumlar arasındaki ittifaklar ve eylem birlikleri karşılıklı esnekliklerle ve tavizlerle yürür. Sadece bir tarafın verebileceği tavizlerle değil. Kurumumuz dün de, bugün de yarın da kendi çalışmaları hakkında sadece kendisi karar verecektir. Ne bizim dost kurumlara atama, dayatma hakkımız vardır, ne de dost güçlerin hareketimize dayatma hakkı vardır. İttifaklarımız gönüllüdür, bağımlı değil. SMF olarak, devrimin dostu tüm güçlerle ortak hareket ederiz, etmeye de devam edeceğiz.

AKP/Erdoğan İktidarı ve Onun Sömürge Kayyumları Direniş Mevzilerimizle Alt Edilecek

SMF’nin faşizme karşı mücadele tavrı tartışmasız bir berraklığa sahip olduğu gibi, iktidarın kayyum yönetimine karşı tavrı da net ve tartışmasız biçimde demokratik, sosyalisttir. Öte taraftan Kürt ulusuna ve hareketine uygulanan milli baskı politikalarına karşı tavrı da Kürt ulusunun yanında, hakim sınıfların karşısında kararlı durmak tavrı olarak bir o kadar net ve kesindir. Hakim sınıfların Kürt ulusu ve hareketi üzerindeki her türden baskı ve faşist şiddetine karşı olduğu gibi, kayyumcu gaspların meşru olmayıp Kürt ulusunun demokratik iradesine darbe olduğu konusunda da SMF’nin tavrı ve tutumu berraktır. SMF’nin mücadele tarihi, her türden faşist baskıya karşı mücadeleden bağımsız olmadığı gibi, milli zulüm ve kıyıma maruz kalan başta Kürt ulusu olmak üzere, diğer azınlık, inanç ve kimliklerden kesimlere dönük dostluk ve dayanışmadan da bağımsız değildir. SMF bu mücadelede önemli bedeller ödeyen ve demokratik mücadelesinde ödün vermeyen bir tavra, tutuma sahiptir.

Bazı basın kuruluşları, sosyal medya fenomeni bazı yazar, gazeteci ve aydınlar SMF’nin yerel yönetim çalışmasının Kayyuma yarayacağı, CHP’nin buradan sıyrılarak, 2014 Hozat örneğinde olduğu gibi, belediyeyi alacağı ve hatta bazılarına göre ise bu ayrışmadan AKP’nin dahi çıkabileceği ifade edilmektedir. Bazı art niyetli ve hesaplı yazılarda ise SMF’nin sömürge kayyumları tarafında desteklendiği, SMF’nin ‘gizli hesaplar’ içinde olduğu gibi akıl almaz, düşmanca ifadeler yer almaktadır. Bu kara propagandanın ürünü yazıların bazıları ciddiyetsizliğin, bilgisizliğin ürünüyken, bazıları ise Kürt ulusal hareketinin merkezi yayın organı Avrupa merkezli Yeni Özgür Politika Gazetesi gibi basın kurum ve kuruluşlarında yer almakta, Kürt ulusal hareketinin örgütlü yazarları tarafından sorumsuzca kaleme alınmaktadır. Bu yazıların ifade ettiği argümanlar ne kadar ciddiyetsiz, sorumsuz ve tehlikeliyse, bir hareketin merkezi yayın organlarında yer alması da o derece sorumlu ve ciddidir. SMF’nin ‘gizli hesaplar’ peşinde olma, kayyumlar tarafından desteklenme iddiaları yalan ve kara bir propagandanın ürünüdür. Bu tam da AKP kayyumlarının dost güçleri karşı karşıya getirme, dost güçleri parçalama oyunlarına hizmet etmektedir. Buna karşı hassasiyet güdülmesi ve uyanık olunması elzemdir.

SMF olarak, Dersim yerelinde tüm demokrasi güçleriyle AKP/Erdoğan faşizmine karşı ortak bir cephe örme çabası içersindeydik. Ancak süreç planladığımız ve arzu ettiğimiz gibi tamamlanmadı. SMF, AKP/Erdoğan despot faşist iktidarını, onun atanan sömürge kayyumlarını geriletme görevini üstlenmiştir. Gasp edilen Dersim Belediyesini halkın hizmetine tekrar kazandırmaya, kayyumların kağıtta kaplanlar olduğunu tüm dünyaya tekrar göstermeye hazırız. Dersim’deki kayyum gericiliğinin ve devlet terörünün geriletilmesi Dersim Demokratik Halk Dayanışmasının başarısı ile eşgüdümlü hale gelmiştir. Kazanacağımıza olan inancımız tamdır. Başta Dersim halkı olmak üzere tüm ülke emekçilerini ve ezilen halklarını Dersim Demokratik Halk Dayanışmasının sosyalist adaylarını desteklemeye davet ediyoruz.

Son olarak belirtmekte fayda görüyoruz ki, nihai mücadele fabrikalarda, tarlalarda, atölyelerde, okullarda, sokakta vücut bulacak; zafer buralardaki başarımızla taçlanacaktır.

Son olarak Coğrafyamızdaki tüm demokrasi güçlerine başarılar diliyoruz.” denildi.

Tags: , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑