Salih..." /> Salih Müslim, İsveç'te "Êfrin üzerine saldırı" hakkında konferans verdi.


İsveç

Published on Mart 9th, 2018 | by Avrupa Forum 1

0

Salih Müslim, İsveç’te “Êfrin üzerine saldırı” hakkında konferans verdi.

Yaşar Küçükaslan

haber/yorum

 

Salih Müslim, İsveçteydi

Salih Muslim, Türk devletinin Afrin işgaline yönelik İsveç derneğinde değerlendirmede bulundu.

Toplantı salonunda, 200 yakın kitle, bunlardan siyasi parti temsilcileri, siyasi şahsiyetler İsveç Sol Parti Mülletvekilleri, diğer şahsiyetler vardı. Toplantıda Kürt, Asuri/Süryani/Keldani, Ermeni, Türk ve Arap halklarından Afrin platformunda yer alan temsilciler vardı.

Salih Müslim, özetle şunları belirtti.

Bizler Kobani’den sonra, Türk devletin veya başka güçlerin oluşturduğumuz halkların demokratik sistemine yönelik saldırıları olacağını dikkate alarak, gerekli her türlü savaş hazırlığını yapmıştık. Türk devleti Oratadoğu politikalarında sıkıştığından, kendine bölgede yer açmak için Afrin sahasını hedef seçti. Tabii Rusya, İran ve Suriye buna razı olmasaydılar, Afrin sahasına saldırması mümkün değildi. Özellikle Rusya hava sahası konusunda adeta onu desteklemiş oldu. Bu dünya küresel güçler, kendi çıkarlarını gözönünde bulundurarak hareket etmekteler, bizler halklarımızın çıkarlarını dikkate alarak hareket etmekteyiz.”

Aramızdaki farklılık budur. Bizlerin mücadelesi salt Kürt halkının mücadelesi değil, bugün Afrin sahasında bütün halklar birlikte hareket etmekteler. Bizler ilk günden halklarımızın çıkarları gereği, herkesle askeri, siyasi ilişkiler geliştirdik. Bu ilişkiler halklarmıza en ufak bir zarar verse, kesinlikle red ederiz. Bu yüzden nasıl hareket ettiğimizi çok iyi biliyoruz.”

Türk devleti medyasında adeta yalan makinası gibi haberler üretiyor, insanlarımız o piskolojik savaş haberlerine inanmasınlar. Evet savaş tam hızla devam ediyor, karşımızda Türk devleti ve topladığı ne kadar guruh varsa Afrin’e saldırıyor. Yanlız şu ana kadar birçok cepheden saldırmalarına rağmen, anlattıkları gibi bu kadar coğrafya elimizde, hikayedir. Askeri güçler onları 10 kilometre saha mesefesi içinde tutarak, gerilla tarzı eylemlerle perişan ettiler.”

Rusya, Suriye sayesinde havadan bazı köyleri bombaladılar, sivil insanlara zararlar verdiler. Yanlız askeri eylem konusunda, YPG, YPJ, SDG ve diğer gruplar onlara büyük kayıplar verdirdiler. Türk devleti asker, ÖSO, JÖH, POH ve diğer çetelerin kayıplarını kendi toplumundan gizliyor.”

Bizler direnişte kararlıyız, çünkü haklı bir mücadelemiz var. Onlar ise haksız bir savaş yürütüyorlar, bu savaşın sonucu ne olursa kazananı halkların demokratik mücadelesi olacak. Önemli olan demokrasi cephesinde yer alan kesimler, bu atmosferle dünyanın her yerinde birliklerini Afrin için hep dile getirsinler.”

Dünyanın her yerinde yapılan bu eylemler, önemli bir etki yarattı, kamuoyu haklı svaşımızı iyi gördü, devletlere baskı yapmaya çalışıyor ve diplomasinin önünü alabildiğince açtı. Kamuoyunun yanımızda olması savunduğumuz mücadelenin herkes açısından ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. BM bu kamuoyunu dikkate alarsa, kendi prensipleriyle çelişmez, Türk devletine ateşkese uymasını dayatacak.”

Kalkıp, ‘’sivillerin Afrin’i boşaltması’’ söyleminde bulunmaz. O sivil dediği insanlar, kendi toprakalrını işgale karşı savunan Afrin sahihi insanlardır. BM, diğer dünya kuruluşları Türk devletine, farklı diplomatik baskı yapmaları gerekiyor. Eğer bugün Kuzey Suriye Federasyon mücadelesi olmasaydı, şu an Türk devleti bütün dünyaya bu İslam terörünü yayacaktı.”

Bu yüzden sosyal demokrasiyi savunan BM ve diğer kuruluşlar, biizm savınduğumuz halklar için demokrasi sistemini iyi görmeleri, açıklamalarını medeniyeti savunan bizlerden yana olması, medeniyeti ortadan kaldırmak isteyen Türk devlet, ardına aldığı ÖSO, Murat Tugayı, El Nusra vb onlarca grup. Bugün birinci dünya savaşı döneminde Ermeni, Asuri/Süryani/Keldani ve Pontus halklarına uygulanan soykırımla, karşı karşya bir durumu Afrin halkları yaşıyor.”

Dünya güçlerinden, BM, AB ve AK’den beklentimiz, Türk devletin işgalini, bu işgalde sivilleri yönelik saldırılarını, katliamlarını görmeleri ve buna göre tavır geliştirmelerini bekliyoruz.”

Biz halklar, ilk defa tarihi bir fırsat yakaladık, bu fırsatı zaferle taçlandıracağız. Türk devlet ve başındaki faşist koalisyon, halkların demokratik haklarını hazmedemiyorlar ve bu gelişmelerden korkuyorlar. Bu zihniyet karşısında irade sahibi bir halk görmek istemiyor, iradesi kırılmış teslim olmuş bir halk, halklar istiyor. Bizlere düşen onurlu yaşam da direnmek, bu yaşamı zaferle taçlandırmaktır.”

Bizler halklarla birlikte Mezopotamya coğrafyasında üçüncü dünya savaşı yaşandığı bu dönemde artık demokrasi aktörü konumundayız, bizler hiç bir zaman Suriye’den veya başka bir yerden ayrılmayı istemedik, bizler ister iç içe yaşam, ister ayrı yaşam olsun hep demokratik eşitliği benisedik. Kim bu isteğimize cevap olsa, o zaman birlikte demokratik bir sistem kurabiliriz. Yani halkların demokratik birliği temelinde, bir yaşamı kendimize ve birlikte yaşadığımız halklara uygun görüyoruz. Tabii Suriye en doğal hakkı gelip coğrafyasını işgale karşı savunmasıdır.

Biz ilkinden kendilerine bu çağrıda bulunduk, gelin birlikte coğrafyayı Türk devlet işgaline karşı savunalım, Onlar farklı hesap peşinde, Rusya’nın söylemleri ile hareket ettiğinden bir müddet seyirci kaldılar, baktılar direniyoruz, ondan sonra halk milislerini sahaya yoladılar. Şu an birlikte savunma içindeyiz, yanlız bu demek değil perspektiflerimiz aynıdır.”

Sadece Türk işgaline karşı, bir savunma içinde olan ilişki içindeyiz. Biz bazıları yorumladığı gibi, zayıfladık onları sahaya çağırdık öyle bir durum yok. Afrin tarihi direnişi, Kürt halkı, diğer halklar, kadınlar, demokrasi, eşitlik ve özgürlük için bu anlamdadır. Herkes bilsinki bu güçlü birliğimiz, Türk devletin işgalci emellerini yerle bir edecektir. Tarih haklı halkalrın direnişine tanıklık etti, bu direniş bugün insanlık hukukunu göz ardı eden bütün kesimlere karşı verilmektedir.”

 

 

 

 

Tags: , , , , , , , , , ,


About the Author



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑