Ekonomi

Published on Şubat 15th, 2019 | by Avrupa Forum 3

0

Platform Ekonomileri: sendikalar açısından yeni bir alarm – Sofia Scasserra

Müşterileri ve çalışanları birbirine bağlayan dijital platformlar başlangıçta sessiz sedasız ortaya çıktı ve mevcut işler ile gelirleri tamamlamanın bir aracı gibi takdim edildi. O kadar ki bugün bile, bu platformlar toplam istihdamın ancak küçük bir kısmını oluşturuyor, küresel ekonomide o kadar da önemli bir yer işgal etmiyor fakat muazzam bir hızla büyüyor. Ekstra para kazanma fikri kuşkusuz işçilere de çekici gelen bir istek. Fakat gerçek şu ki, platform ekonomileri gizli ve çok eşitsiz bir emek ilişkileri sistemi üzerinde, genel halk, tüketiciler ve işçilere karşı son derece sınırlı sorumluluğu olan ve dev adımlarla büyüyen elektronik ticaret sektörünün bir parçası. Bu durum, hem sendikalar için ciddi bir zorluk teşkil ediyor hem de toplu pazarlık ve sektörün düzenlenmesi için bir yaklaşım geliştirme ihtiyacını arttırıyor.

Değerlendirme Sistemleri

Platform ekonomilerinin, mal ve hizmet arzının taleple uygun bir şekilde buluşturulmasını sağlamadaki masraf sorununun çözülmesine yardımcı olduğundan hiç şüphe yok. Bununla birlikte, bu piyasa etkinliğine genellikle çalışanların hakları ve çalışma koşulları pahasına ulaşılıyor.

Örneğin, çoğu durumda, işçinin bu sistemdeki ücreti otomatik olarak uygulanan bir matematik algoritmasına dayanır. Bu algoritma, çalışan kişinin soruları cevaplamak için, mal veya hizmeti teslim etmek için ne kadar zaman harcadığını, verilen işi reddetme yüzdesinin ne kadar olduğu gibi kriterleri vb. değerlendirir. Söz konusu kriterler bir platformdan diğerine değişiklik gösterir. Yapılan değerlendirme, çalışanın gelecekteki işlerini etkilediği gibi teklif edilecek işlerin kalitesi üzerinde de etkili olur.

İlk bakışta, sırf hem işçi hem de müşteri için memnuniyet sağlamanın bir yolu olması bağlamında bu olumlu gibi görünebilir. Ancak, platformlar, bir problemin açıklanabilmesi veya alternatif bir düzenleme yapılması için bir insanla iletişim kurulmasına izin veren, karmaşıklıklarla baş etmeyi mümkün kılacak etkili araçlara sahip değildir. Burada gri bir alan yoktur. Herşey ya siyahtır ya da beyaz.

Bu, çalışanların kötüye kullanılmasına yol açabilecek bir durumdur. Platformun tasarım hizmetleri veya dil öğretimi sunduğunu varsayalım. İşçi bir gün hasta olsa – platforma bağlı, ancak hizmeti verimli bir şekilde sağlayamayacak durumdaysa – ödeme ve gelecekteki işleri etkileyen teslimattaki gecikme gerekçesiyle zayıf performans bahane gösterilerek algoritmik yazılım tarafından cezalandırılır. Eğer işçi, algoritmayı tatmin edemeyeceğini biliyorsa bunun alternatifi çalışmamaktır ama bu da müşterileri ve kazancı kaybetmeye mal olur. Dolayısıyla, platform ekonomilerinde hastalık izni diye bir şey yoktur; ama bunun yerine hastalığın cezalandırılması sistemi vardır.

Savunmasız İşçiler Üzerindeki Etkileri

Dijital platform işleri, yeni teknolojiye aşina olan ve ekonomik sıkıntı içinde olan gençler için çekici bir seçenek. Cinsel azınlıklar, göçmenler ve kadınlar gibi savunmasız gruplara da platform işleri çekici geliyor çünkü platform işleri aracılığıyla bir iş görüşmesinde onay alma vb. sorunlardan kurtuluyorlar. Bununla birlikte sanallık, zorlu ekonomik şartlar altında yaşayan veya ayrımcılığa maruz kalanlar için hızlı, sorunsuz ve kolay bir işten çıkarılma zeminidir aynı zamanda.

Ancak, bu şekilde çalışan pek çok işçinin korunmasız sektörlerden olması, bu işler için teklif edilen ücretlerin neden çok düşük olduğu gerçeğinin açıklanmasına da yardımcı oluyor. Ücretler asgari seviyenin altında dahi olsa, daha geleneksel sektörlerde istihdama erişimi olmadığı için bunu kabul edecek işçiler her zaman var.

Düzenlemeler ve İşverenler

Bir yabancı için e-ticaret temel olarak çevrimiçi alım satım yapmakla ilgili gibi görünse de gerçekte işler bundan çok daha karmaşık. Dünya Ticaret Örgütü (WTO), e-ticareti “çevrimiçi perakende ve platform ekonomisini de kapsayan ve elektronik araçlarla yürütülen mal ve hizmet üretimi, satışı, dağıtımı veya pazarlamasının yanı sıra potansiyel olarak neredeyse her türlü ekonomik faaliyetin yer aldığı” bir süreç olarak tanımlıyor.

E-ticareti düzenleme amacıyla uluslararası ölçekte müzakere edilen kurallar, bu tür operasyonları, faaliyet gösterdikleri yerde uygun şekilde kayıt yaptırma, teknoloji transfer şartlarına uyma ve verilerini topladıkları ülkelerde kullanıma sunma, vergi yükümlülüklerini yerine getirme gibi konularda yerel tüketici mahkemelerinin yargı yetkisinin dışında tutuyor. Çevrimiçi faaliyet gösteren şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülkenin her türlü karşılaştırmalı üstünlüğünü kullanmalarına olanak tanınır, ancak bu şirketler genel halka (teknoloji transferlerinden ve vergiden kaçınma veya vergi cenneti oluşturma), tüketicilere (tüketici mahkemelerinden muaf tutulma) ve işçilere (haksız emek uygulamaları) karşı sorumluluktan muaf tutulurlar.

Küreselleşmede işvereni teşhis etmek zaten zorken, bir de bu tarz gelişmelerin eklenmesi bunu neredeyse imkânsız hale getiriyor. Bu durum, sendikalar ve toplu pazarlık açısından üstesinden gelinmek zorunda olunan ciddi bir zorluk oluşturuyor.

Ancak gene de sendikaların desteklemesi gereken temel talepler var.

Bunlardan bir tanesi temel haklara saygı gösterilmesi. İş iştir. Her işçi Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından beyan edilmiş evrensel haklara sahiptir. Dijital platformlar ve değerlendirme algoritmaları sadece insanlar tarafından tasarlanmış araçlardır. Yazılımın ve çalışmanın tasarımının bu haklara saygı göstermesini yetkili kişilerden talep etmek gerekir. Yazılımın ve çalışma kurgusunun bu haklara saygı gösterecek şekilde tasarlanması gerektiği yetkili kişilere hatırlatılmalıdır.

İkincisi, taşınabilir derecelendirmedir. Halen, bir işçi daha kazançlı bir platform için diğer bir platformdaki işi bıraktığında, iş geçmişini yani deneyim ve kıdemini tamamen geride bırakmak ve sıfırdan başlamak zorundadır. Önceki çaba ve başarılarının tanınması zorunlu değildir. Derecelendirmeleri çalışanların bizzat takip etmesini güvence altına almak, aşağı yönde hareket eden ücret rekabetinin yönünü değiştirir ve yukarıya dönmesini sağlar.

Üçüncüsü, işçilerin bilgiye ve işin tarihine erişiminin sağlanmasıdır. İşçiler bir platformdan ayrıldığında, kendi emek süreçleriyle ilintili tüm bilgileri alma hakkına sahip olmaları gerekir, böylece gelecekte üzerinde pazarlık edebilecekleri bir çalışma yaşamları olabilir.

Dördüncüsü, iletişim kanallarıdır. İşçilerin işverenle kolayca iletişim kurmalarını sağlayacak araçlara sahip olması ve saklanan bir işveren yerine işçilerin birey olarak ve bir kollektif olarak taleplerini iletebilecekleri işverenlerle çalışması sağlanmalıdır.

Beşincisi, hastalık ve bakım görevleri durumlarında işçilere koruma sağlanmasıdır. Tüm platformlar, işçilerin belirli bir günde tam olarak ne zaman performans gösteremeyeceklerini bildirebileceği bir araca sahip olmalıdır. Böylece değerlendirme algoritmasının onları cezalandırması önlenebilir. Bu, özellikle hasta çocuklarının ve ev işlerinin sorumluluğunu da içeren temel bakım işi yükünü sırtlamış olan kadınlar için yaşamsal bir öneme sahiptir.

Altıncısı, platform ekonomisi çalışanlarının uygun bir şekilde kayıt edilmesi gereğidir. Her platformda, çocuk işçi veya zorla çalıştırma uygulamalarını yasaklayan belgeler bulunmalı ve işveren, çalışanların ayrıntılandırılmış bilgilerini yetkililere sunmakla yükümlü olmalıdır.

Yedincisi, işverenlerin bir kaydının bulunmasıdır. İşçiler esnek bir formda istihdam edilmiş olduğu ve bazen birden fazla işverenle çalışmak zorunda kaldıkları için, işverenlerini karşılaştırmayı ve değerlendirmeyi sağlayan bir sistem olmalıdır.

Sekizincisi, çalışma süreleri ve günlerinin sınırlandırılması zorunluluğudur. Yerel yasalarla belirlenen çalışma sürelerinin bitiminden çalışanların asgari dinlenme süresinin sonuna kadar olan zaman diliminde çalışanların platformlarla olan bağının otomatik olarak kesilmesi gerekir.

Dokuzuncusu, belli bir çalışma süresinin sonunda, -şirket katkı yapmak zorunda bile olsa- asgari ücrete eşit veya asgari ücretin üzerinde bir ücretin ödenmesinin sağlanması gereğidir. Çalışanlardan iş için zaman ayırmalarını isteyip, yeterli talep olmadığında adil ücret ödemekten kaçınmak hakça değildir.

Onuncusu, ücret indirimleri ve artışları gibi konuların işçilerle müzakere edilmesi gereğidir. Halihazırda işçiler ya tek taraflı olarak çalışmaya zorlanmakta ya da algoritma değerlendirmeleri sonucunda cezalandırılmaktadır. İşçiler, çalışmayı reddetme hakkına sahip olmalıdır.

On birincisi, değişen uluslararası elektronik ticaret kurallarıyla ilintilidir. Devletler, özellikle sistemin sunabileceği olasılıklara dair cehaletin çok yüksek olduğu bu erken aşamada elektronik ticaret ve platform ekonomisini düzenleyebilecek güce sahip olmalıdır. Devletler vergi ödemeleri ve bilginin korunması konuları bağlamında şirketlerden resmi bir tüzel kişiliğe sahip olmalarını talep edebilmek zorundadır. DTÖ ve benzer diğer uluslararası kuruluşlarca bağıtlanmış mevcut elektronik ticaret antlaşmaları iptal edilmek zorundadır.

On ikincisi, çalışanların çıkarlarını gözeten düzenlemelerin yapılmasıdır. Müşterilerin tamamlayacağı anketlere erişim ve bu bilgilerin şirket tarafından nasıl, nerede kullanılacağı, işçilerin kalifikasyon sistemlerinin tasarımının düzenlenmesi de dahil olmak üzere bu tarz bir istihdamı izleme ve denetleme konusunda yetkili makamlar ve sendikalarca çaba gösterilmelidir. Bunlar, platform ekonomisinde çalışan işçilerin devam eden çoklu iş hakları ihlallerini sona erdirme ve herkes için adil istihdam hedefine ulaşmayı sağlama amaçlı tartışmayı teşvik edebilecek ve fikir üretilmesini kolaylaştırabilecek bazı önermelerdir.

***

Sofia Scasserra, iktisatçı. Arjantin Ticaret ve Hizmet İşçileri Federasyonu Uluslararası Bölümünde çalışmaktadır. Scasserra aynı zamanda UNI-Küresel Sendika Başkanlığı’nın ticaret ve gelecekteki işler konusundaki danışmanlığını yürütmekte ve Buenos Aires / UNTREF (Tres Febrero Ulusal Üniversitesi) bünyesindeki İş Dünyası Enstitüsü’nde eğitimci olarak görev yapmaktadır.

Kaynak: http://www.kureselemek.org

Çeviri Editörü: GLU Türkiye Kollektifi

Tags: , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑