Genel

Published on Ekim 10th, 2017 | by Avrupa Forum 2

0

Öpüşme eylemi sevgidir, saygıdır, dostluktur – Erdal Boyoğlu

Erdal Boyoğlu

Düşünşenize şöyle; Ankara“da metroda bir çiftin öpüşmesi üzerine belediye “ahlaklı olun” diye anons geçmişti. Gezi eylemlerini sırasında öpüşen sevgililerin fotoğrafları yandaş medyada hakaretin aracı olarak yayımlandı. Kadri Gürsel-Nazire Kalkan Gürsel’in öpüşmesinden rahatsız olanlar aynı tahammülsüzlerin hakaret içeren haberleri yayımlandı. Farklı olmanın muhalif düşüncenin ayrım çizgilerine tahammülsüzlüktür bu haberler. Biat kültürüyle ahlaklı-ahlaksız olarak keskinleştirmenin kindarlığıdır bu yazılanlar. Peki neden bu tahammülsüzlük?
Farklı olan ilişkileri, muhalif düşünceleri kadınla erkek arasındaki yakınlığı, dostluğu, arkadaşlığı sevmeyenler dincilik ve milliyetçikle ayarlamayı öncelikli görev olarak görmek istiyorlar. Bunlar, emek sermaye çelişkisinde her daim ezenden ve sömürüden yana tavır belirlemişlerdir. Oysa insan emeği yeni bir yaşam tarzının yeniden kurulabileceğine dair umudun düşüncesini, sevgisini, saygısını temsil ediyor.
Yaşanan ve yaşatılan o kadar eşitsizlik ve haksızlık var ki. Farklı düşünceleri yıldırmak için her türlü hukuksuzluk ayaklar altına alınmış durumda. Ensar vakfı, pozantı cezaevi vb olanlara ses çıkarmayanlar ahlak bekçisi kesildiler. Bu durum dan rahatsızlık duyulmadığı gibi geniş bir istismar alanı da yarattılar. Biat avcıları dinci ve milliyetçi duygularla çevrelediği alanları emeğe karşı, farklılıklara karşı kin ve nefreti harekete geçirdiler.
Duygusal boyutuyla baktığımızda iki karşı cins arasındaki duygusal çekimdir öpüşmek.
Öpüşmenin sonucu olarak gösterilen tepkilerin bir kısmı benzerlik gösterse de öpüşmeyi yatağa giden yol olarak algılayan bir coğrafyada yaşıyoruz.
Sevgi olmadan her hangi bir eylem gerçekleşmez. İnsanın eyleme dönüştürdüğü her şey sevgiyle başlar. Öpüşmek bunların başında gelmektedir.
İnsana dair olan her şey; gördüğü, yaşadığı ve duyduğu sevgiye dair olmalıdır; eğer bir yerde haksızlık, dedikodu ve önyargı varsa insana saygısızlık başlar. Eğer bir yerde sevimsiz davranışlar ve sözler varsa insani olmayan davranışlarla karşı karşıya kalırız.
İnsana dair sevginin sesli dışa vuruşu kulağın duyduğu güzel seslerdir. İnsanlık ölçütünde anlaşılan bu duyguları, bu sesleri sevelim, sevdirelim.
İnsanları birbirine yaklaştıran en etkin paylaşım emek ve sevgidir. Güven, dostluk, empati gibi duygu ve eğilimlerin temelinde emeğin ve sevginin büyük katkısı vardır. Bunun farkına varmayan tahammülsüz olur. Tahammülsüzlük farklı düşünencelere karşı duyulan kindir, öfkedir ve sevgisizliktir.
Kadir – Nazire Kalkan Gürsel’in öpüşme eylemine karşı olanlar ve ahlak zabıtası kesilenler sevgisizlik ve yalnızlık durumuyla yüzleşmeyenlerdir. İnsana dair sevgiyi saygıyı bilmeyenlerdir.
Öpüşmek bir şeyden zevk almayı, hoşnut ve memnun olmayı sağlar. İki kişi arasında paylaşılan en güzel duygudur. Karşılıklı olan arzuyu birbirine yaklaştırır ve bütünleştirir. Karşılıklı olan sevgide yalnızlık duygusu olmaz, diyalog ve iletişim gibi olumlu davranışlar sergiler.
Sevgisizlik ve sevginin yokluğu, nefreti harekete geçirir. Sevginin tadını bilmeyen, bir gün olsun sevgi sözü duymayan kişilerden korkulmalıdır.
Öpüşmek yasağın ötesinde sevgidir, zorlamayla olmayan, sevinçli bir hareketliliktir. Bu yüzden de sevginin eylemidir. Ne zorlamadır ne de ısmarlamayla yapılır. İki insanın eylem biçimidir hemde tabuları yıkma eylemidir.
Asık suratlı, mutsuz ceberut bir toplumda sevginin güzelliğini ve öpüşmenin heyacanını yaşayalım, yaşatalım
İnsani ve vicdani o sorumluklar yerine getirildiği an, işte ona ”insan” diyebiliriz. Dil din millet ayrımı olmadığı zaman, insan olduğumuzu hatırlarız. Maalesef şu an içinde bulunduğuz alanda (Dünyamız da) barış yanlısı olanlar pek azınlıktalar, güçlü değiller. O nedenle ne hak sahibi olabiliyorlar ne de söz sahibi…

Kultürlerin farklılığı bir zenginlik olduğu gibi, sevgililerin ve/ya eşlerin yol arkadaşlığı bir farklılıktır. Dudaktan öpüşmenin olabileceği gibi yenik bir ruhun kindarlığı da olabiliyor. Dinci yayınlarda gördüğümüz tahammülsüzlük tepkisi öpüşme eylemine karşı olmuştur. Oysa İran da mollaların erkek erkekğe dudaktan öpüşme eylemi vardır. Bu eylem sokakta oluyor, kamu alanlarında da olabiliyor. Peki İran islam cumhuriyeti devlet erkanı erkek erkeğe dudaktan öpüşmeye yasak varmıdır? Bu durum için yüzlerce yıl öncede, kültürel normlarda aranmalıdır. Şimdi Türk islam sentezinin savunucuları bu öpüşme mirasını islamın neresine koymaktadır?.

İnsan olamamanın dayanılmaz sancısıyla karşı karşıyayız. Dincilikle, milliyetçilikle İnsan ismini hak etmemiz pekte kolay görülmüyor.
Kendini insan gibi hissedenlere ve insan gibi davrananlara sevgilerimle saygılar

Tags: , ,


About the Author



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑