Nije..." /> Nijeryalı göçmen kadınlar, İbiza'da fahişelikten tutulanırsa, ne düşünürsünüz? - Hamdi Güzidetorun yazdı


Afrika

Published on Eylül 28th, 2016 | by Avrupa Forum 1

0

Nijeryalı göçmen kadınlar, İbiza’da fahişelikten tutulanırsa, ne düşünürsünüz? – Hamdi Güzidetorun yazdı

 

Nijeryalı göçmen kadınlar, İbiza’da fahişelikten tutulanırsa, ne düşünürsünüz?

Hamdi Güzidetorun yazdı

(Bu makale, Sosyalizm ve kadın mücadelesinin sağlam savunucusu Fahriye Usta yoldaşıma ithaf edilmiştir)

 

nigeria-prostrurierte-frauen-ibiza-polizeiBugünkü gazete haberlerinde yer aldı: İnterpol’un ortak uluslararası takibi ile Nijeryalı 21 kadın, „fahişelik suçu“ndan dolayı İspanya’nın turistik adası İbiza’da kurtarılmışlar ve gözaltına alınmışlar.

Vay canına!

Sen kalk, Nijeryadan yola koyul ve göçmen (işçi) olarak Avrupa’da (İspanya) para kazan.

 

Tarihin berbat bir döneminden geçmekteyiz.

Büyük bir karanlık ve derin düşüş, bir çamur deryası gibi yayılıyor ve insanlığı içine çekiyor.

Bu yıkıma, yoksulluğa, çaresizliğe ve geleceksizliğe paralel olarak, dünyanın heryerinde, „Göçmenlik“ „Mültecilik, „ilticacılık“ adı altında evinden, yurdundan kaçış genişliyor, yaygınlaşıyor,

Bununla beraber mazlumlar, ezilenler, kaybedenler, Frantz FANON’un deyişi ile: „yeryüzünün lanetlileri“ olayın, dramanın başında, ortasında ve sonunda tarifsiz, emsalsiz büyük bir yıkıma ve aşağılanmaya mahkum ediliyorlar.

“Uluslararası egemenler” dünyanın /Afrika’nın) varlıklarını, doğasını ve insanların evlerini-ocaklarını tahrip ettikçe, yoksulların dünyasında, çeperinde „yıkım ve çözülme“ yaygınlaştıkça, insanlar da tek-tek ve topluca çürütülüyor, aşağılanıyor, küçültülüyor, “insan varlığı” ve onurunu paramparça ediliyor.

 

Son sözü, baştan söylemek gerekirse, bu güncel olayda adı geçen Nijerya’nın fahişeleri „bizden“dir, „kardeşimiz“dir, el’in (Batı’nın) tekelcisi, borsacısı, zengini düşmanımızdır, o „yoksulların dünyası“nı yıkıma götürenler ise, belalımızdır.

Bunu baştan bellemek, söylemek yerindedir.

Çünkü „dünyanın lanetlileri“nin yıkımı, bu „çaresizlerin“ kriminalize edilmesi, onların, o bireylerin, o toplulukların eseri, sorumluluğu, suçu değil, „uygar Batı“nın, (yerli ve yabancı) sömürücülerin, onların ortaklarının suçudur.

 

Lanetli kapitalizm ve günümüz insanlığının iğdiş edilmesi, onursuzlaştırılması

afrika-china-kolonie_01-volksrepublik-china_afrika-kontinentKapitalizm dünyanın tüm ücra köşelerinde bile tarihin görmediği bir yıkımı derinleştirmektedir.

Örneğin, sözü edilen “Nijeryalı fahişe kadınlar”ın göç ettikleri 170 milyon nüfuslu Nijerya devleti, Boko-Haram ile çatışmalarda 4 bin ölümün gerçekleştiği, kendisi bizzat büyük zenginlik üzerinde oturan, ancak yoksulluğun ve acının kol gezdiği yoksul bir ülkedir.

Nijerya için, Petrol, madenler ve doğal kaynaklar: bu dev ülkenin hem “şans”ı hem de „idam fermanı“dır.

Nijerya’nın zenginlikleri, Shell ve benzeri uluslararası tekellerin bizzatihi hükümetlere atadığı bakanlar ve onların işbirlikçileri eli ile, onların komprodorları aracılığı ile, (onların üstünden) inanılmaz boyuttaki „yoksulsuzluk“ nedeni ile „buharlaşmakta“ ve halkın eline „dirhem bile“ geçmemektedir.

 

Bugün „TTİP“ ve „serbest ticareti“ propaganda eden Batı, klasik sömürgeciliği şeklen bırakmış ama Afrika halklarının „yakasından düşmemiş“tir.

Mesela: AB Avrupa Birliği’nin devasa parasal fonları ile subvansiye edilmiş AB balıkçılık filoları, halkın yiyecek ve ticaret kaynağı olan deniz ürünlerini, Ginea, Ghana, Burkino Faso ve Nijerja kıyılarına kadar gelerek boşaltmakta, „kıyı yoksulları“nın tüm varlık ve olanaklarını tehdit etmektedir. Onların „hayat damarları“nı tahrip ve talan ederek, onların evlerini ve ülkelerini terke zorlamaktadır.

Libya’da „Regime Change“ uluslararası komplo ve suç girişimi sonrası istikrarsızlığı artan Moritanya, Mali, Çad ve elbette Nijerya, iç çatışmalara, kaotik istkrarsızlıklara, din-etniye savaşlarına boğulmuştur.

ABD, kendi akeri-istihbarı saldırı örgütü AFRİKOM’u ile ve ayrıca emperyalist Fransa ve Almanya ise gölge operasyonları ile, tüm bölgeyi, tüm Sahel kuşağını, tüm Güney Sahara’yı de-stabilize etmektedirler.

Nijerya’da ve adı geçen Afrika ülkelerinde yine subvansiye edilmiş AB ürünü yiyecek maddeleri ve ticari ürünler, mevcut yerel kırsal üretimi, geleneksel ekonomileri felc etmektedirler.

Ayrıca „Göç“, emperyalist geo-strateji’nin bilinçli seçilmiş bir silahıdır. Göç, eski sömürgeci ve yeni talancılar tarafından el altından kontollü teşvik edilmektedir, bilinçli-tercihli kullanılmaktadır.

 

Umutsuzluğun binbir şarkısı

sunum-bopap-afrika-africomBu durumda Afrika’nın yoksulları, çaresizleri, umutsuzları, yollara (Avrupa’ya doğru) düşmüşler geleceklerini (Avrupa’da) aramaktadırlar.

Daha önce Kaddafi Libya’sının oluşturduğu sosyal-siyasal bariyerlerle „göçleri“ zor/güç olan bölge halkları, özellik “Libya devletsizliği” alanları, toprakları üzerinden şimdi sürekli „hareket halinde“dirler.

“Yol“da olanların sayısı milyonlardır.

Savaş, etnik-dini-sosyal çatışmalar, açlık ve umutsuzluk, insanların „yerleşiklik“le, „gelenekle“ tüm bağlarını koparmakta, perişanlık yaygınlaşmaktadır.

Göç“ tek umut olmaktadır. „Mültecilik“ tek çıkış yolu kalmaktadır.

İşte bu tür „dünyanın lanetlileri“ Avrupa’ya ulaşma umutlarını gerçekleştirmek niyeti ile yine yerel / yabancı mafiöz güçlerin ellerine düşmektedirler.

 

İnsan kaçakçılığı, insanın aklını kaçırması

Sözü edilen insan kaçakçılığı, organ hırsızlığı ve organ ticareti, insan-kadın ve çocuk ticareti, göçmenlerin (kelimenin düz anlamı ile) „köleleştirilmesi“, ya da uyuşturucu ticareti ve kanunsuz işlerin aracı, unsuru, nesnesi haline dönüştürülmesi „kaçınılmaz kader“ haline dönüşmektedir.

Kendi yolunu kişisel arayanların ve birkaç bin dolar karşılığı Avrupa’ya kapağı atmak isteyenlerin karşısına (Festung Europa) “Avrupa kalesi” dikilmektedir.

Artık silahlı müfrezeler haline dönüşmeye başlayan AB Avrupa Birliği resmi örgütü FRONTEX, o olmaz ise bizzat AB ve ABD donanması, bu „allahın lanetlilerini“ Akdeniz’de boğulmak seçeneği ile imtehan etmektedirler.

 

Empati ve fahişelik

sunum-bopap-afrika-genel-02Durum bu olunca, paçayı kurtarmak isteyen Nijeryalı göçmen kadınların, “daha az riziko”lu yol olan „insan tüccarları“na, „kadın tacirleri“ne yada „uyuşturucu tacirlerine“ kendilerini (gönüllü!) teslim etmeleri, ancak „veba yerine sıtmayı tercih etmek“ gibi bir „akıllı seçim“ olmaktadır.

Vicdansız olan, „AB ve uygar Batı“nın bu bataklık zeminini sunarken, kurarken, bu olup-bitene kapı açarken, bu dramaya neden olurken, yanı sıra: bu devletlerin vatandaşı olan “masum insanlar”ın, yani etliye-sütlüye pek dokunmayan“ sıradan insanların, yani sizlerin-bizlerin, bu insanları (kara göçmenleri) çoğu kez bir aşağılama. ötekileşitrme ile karşılamaları, değerlendirmeleri, ırkçılığa bulaşık bir kolaycılıkla, onları: „mafiöz“, „uyuşturucu satıcısı“, „lümpen“, „orospu“ olarak (hiç yutkunmadan) kolayca damgalayabilmeleridir….

…„Aile babası“ hatta dini bütün-inanmış-erdemli-namuslu-medeni Avrupa’lı ve/veya Avrupa görmüş erkeklerimizin, bu kadınların üzerine utanmazca çıkarak „işlerini becermek“te hiç beis görmemeleridir.

Adaletin bu mu dünya?

 

 

 

Share on Facebook154Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Tumblr0Email this to someone

Tags: , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑