Dünya

Published on Ağustos 19th, 2015 | by avrupaforum

0

Merkel şimdi daha güçlü – Hüseyin Şenol

Almanya genel seçim sonucu, hıristiyan demokratları güldürdü. Almanya Başbakanı, Hıristiyan Demokrat Parti CDU’nun lideri Angela Merkel ve sadece  Bavyera  Eyaletinde örgütlü olan kardeş partisi Hıristiyan Birlik Partisi CSU’nun lideri Bavyera Başbakanı Horst Seehofer seçimlerden daha güçlü çıktı. İşçi sınıfı, göçmenler ve tüm ezilenler için bu, dört yıllık kara bir dönem daha demek.

Ortaya çıkan yeni durum

Federal Meclis’te toplam 630 milletvekili görev yapacak. CDU/CSU 311 milletvekili ile en güçlü grubu oluşturacak. SPD’den 192 milletvekilinin yer alacağı meclise, Sol Parti 64, Yeşiller ise 63 vekil gönderiyor.

Almanya’da gerçekleşen genel seçimde Hıristiyan Birlik Partileri CDU/CSU oy oranını yüzde 41,5’e yükseltti. CDU’nun iktidar ortağı liberal Hür Demokrat Parti (FDP) barajı aşamadı. Hesapları alt üst eden bu durum sonrası hükümet için ince hesaplar yapılmaya başlandı. Sosyal Demokrat Parti (SPD) Peter Steinbrück’ün başbakan adaylığında girdiği seçimde yüzde 25,7 oy oranını yakaladı. SPD, bu sonuca göre oylarını 3 puan artırdı. SPD ile iktidar olma planları yapan Yeşiller Partisi oy kaybetti. Partiye sandıktan sadece yüzde 8,4 oy çıktı.

5,8 milyonu göçmen kökenli olan 61,8 milyon seçmenin büyük çoğunluğu sandık başına gitti. Sol Parti (Die Linke), 2009’da yüzde 11,9 olan oylarını yüzde 8,6’ya düşürdü. Ama sosyalistler, parlamentodaki üçüncü parti olmanın sevincini yaşıyor.

Seçimin en çok kazananları arasında Almanya için Alternatif Partisi(AfD) de yer aldı. AfD, yüzde 4,7 oranında oy aldı. Bir ara, Yeşiller Partisi’ni de geride bırakıp yüzde 12 oy oranı yakalayan Korsanlar’a ise sandıktan yüzde 2,5 oranında oy çıktı. AfD, özellikle de Euro karşıtlığı ile oyları topladı.

Sosyalistler içerisinde Almanya Komünist Partisi DKP, bir-iki yerelde gösterdiği direk kendi adayının dışında, bu seçimlerde Sol parti’ye oy verilmesi çağrısında bulundu. Türkiyeli göçmen örgütlerinden, Türkiye’deki EMEP’e yakın çevrenin oluşturduğu DİDF adlı göçmen örgürü Sol Parti’ye oy verilmesi çağrısında bulundu.

Almanya Marksist Leninist Partisi MLPD de seçimlere katılarak toplamda 25 bin 336 oy aldı. MLPD, işçi hakları, kadın ve yoksulluğun yanısıra, uluslararası dayanışma gibi konuları ön plana çıkarması gözden kaçmadı. Özellikle, “Kürdistan ve Filistin’e Özgürlük” afilleri Türkiyelilerin de büyük ilgisini çekti. Çoğunluğunu ESP çevresinin oluşturduğu göçmen örgütü AGİF ve yine çoğunluğunu Partizan çevresinin oluşturduğu ATİF, seçimlerde MLPD’ye oy verilmesi çağrısında bulundu.

Türkiye kökenli milletvekili sayısı 11′e ulaştı

Federal Meclis’e Türk, Kürt ve diğer milliyetlerden 11 vekil girdi. Toplamda 2,5 milyon civarındaki sayısıyla Almanya nüfüsunun yüzde üçünü oluşturan Türkiyelilerin, azınlık olduğu kabul edilse, milletvekili sayısı çok daha fazla olacaktı. Almanya’da da Türkiyeli ve diğer azınlıkların, “Azınlık statüsü” kabul edilmeli ve zorunlu kota uygulanmalıdır.

Toplumun yaklaşık yüzde 19’unun göçmen kökenli olduğu Almanya’da, 630 milletvekilinin yer aldığı Meclis’te, gelecek dönem göçmen kökenlilerin oranının yaklaşık yüzde 5 olacak. Yani yüzde 14′ü dışarıda kaldı. Bu da 40′ın üzerinde milletvekili anlamına geliyor. Azınlıkların dışında, oy kullanmaya gitmeyenler ve on yıllardır burada yaşamalarına rağmen, Alman vatandaşı olamadıklarından dolayı, toplumun yüzde 50′si temsil edilmeyecek bu mecliste.

Neo-Nazi propaganda

NPD, DVU ve REP gibi ırkçı ve faşist partilerin seçimlere katılması, propaganda yapabilmelerine olanak verilmesi de ayrı tartışma konusu. Toplamda yüzde 2 civarında oy alan faşist örgütlenmelerin, seçim boyunca yayımladıkları bildiri ve afişlerin içerikleri bile, yasaklanmaları için yeterli sayılmalı.

Nazilerin seçim bildiri ve afişlerindeki ırkçı söylemler, aslında Almanya’da da “ayrımcılık yasasının” uygulanmadığını gösteriyor.

Hükümeti kim kuracak?

Federal Almanya’da beklenen seçim gerçekleşti ve şimdi de koalisyon kurma savaşı başladı. Yani, Angela Merkel liderliğindeki hıristiyan demokratlar (CDU/CSU), mutlak çoğunluğu sadece 5 sandalye ile kaçırınca koalisyon görüşmelerine hız verdi.

CDU/CSU sadece rakiplerini değil, koalisyon ortağını da ezdi geçti. Yüzde 5’lik barajı aşamayan liberaller (FDP) parlamento dışında kalınca, seçimden önce olacağı kesin zannedilen, yeni bir hıristiyan demokratlar ile liberallerin koalisyon şansı da kalmamış oldu.

Şimdi merakla beklenen ise, nasıl bir koalisyon olacağı. Hıristiyan demokratların sosyal demokrat SPD ile büyük koalisyona gideceği tahmin edilirken, Merkel’in yeşillerle de koalisyona uzak durmayacağı biliniyor. Şimdilik yeşiller “Biz istemeyiz, kalsın” deseler de, yerelde bu iki partinin koalisyona gittiği örnekler geçmişte mevcut. Bir üçüncü bir yol da şu: SPD, Yeşiller ve Sol Parti’nin oluşturacağı üçlü bir koalisyon.

Bu koalisyona, yüzde 20′lerde sürünen SPD ve artık kan kaybetme dönemine giren Yeşiller de karşı duruyor.

Sonuçta, seçimin galibi Merkel ve kurulacak hükümetin başında da yine o olacak…

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Tumblr0Email this to someone

Tags: , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑