Kürdistan

Published on Ağustos 21st, 2017 | by Avrupa Forum 3

0

KDP’nin ‘bağımsızlık’ referandumu ve sorular – Ferda Çetin

Eğer bir erteleme olmazsa, 25 Eylül’de Güney Kürdistan’ın bağımsızlığı için referandum yapılacak.

Barzani ve KDP, referandum kararını Güney Kürdistan’daki Kürtleri “temsilen” ve onlar adına yapıyor.

Oysa Güney Kürdistan’da, 19 Mayıs 1992’de kurulmuş ve 25 yıl kesintisiz bir biçimde faaliyet yürüten bir parlamento var. KDP yönetimi 12 Ekim 2015’te, parlamento başkanı Dr. Yusuf Muhammed’in Hewler’e girişini engelleyerek parlamentoyu fiilen kapattı. Son iki yıldır parlamento çalışmıyor.

KDP lideri Mesud Barzani, başta YNK ve Goran olmak üzere meclisteki partileri saf dışı bırakarak ve halkın seçtiği 111 vekilin iradesini hiçe sayarak böyle bir karar almıştır.

Peki Mesud Barzani’nin bu kadar önemli bir meselede tek başına karar alma hakkı ve yetkisi var mıdır?

Mesud Barzani 2005 yılında, dört yıl görev yapmak üzere, parlamento tarafından Güney Kürdistan Yönetiminin Başkanlığına seçildi. 2013’te görev süresi iki yıl daha uzatıldı. 19 Ağustos 2015’te görev süresi bitti. O tarihten beri Güney Kürdistan Federal yönetimi Başkanlığı mevkisi boştur. Dolayısıyla “anasının ak sütü gibi helal bir hak” söz konusu olmadığı gibi aksine, G.Kürdistan Kürtlerinin gasp edilmiş hakları söz konusudur. Çünkü, bağımsızlık için referandumu oldu bittiye getiren Mesud Barzani’nin ne böyle bir görevi ne de yetkisi vardır.

Barzani ve KDP, “bağımsız devlet” illüzyonunun başdöndürücü etkisi ile bu hayati meseleyi unutturmaya çalışıyor. Çünkü bağımsız devlet talebi, Barzani ve KDP’nin, Kürt halkını özgürleştirme, demokrasi ve statü elde etme ihtiyacından değil; aileyi ömür boyu iktidarda tutma ve KDP’nin günden güne tükenen etkisini ve prestijini yeniden tesis etme ihtiyacının sonucudur. Bazılarının iddia ettiği gibi ne merkezi Irak devleti ile yaşanan sorunlar ne de Kürdistan’a ait hakları elde etme ihtiyacıdır.

İşin gerçeği, 1. Körfez savaşından hemen sonra, 1992 yılında, BM kararıyla 36. Paralelin kuzeyi uçuşa yasak bölge ilan edildiği ve aynı yıl parlamento kurulduğundan beri, Güney Kürdistan’da Kürtler “bağımsız devlet”tir. Sorun, bu “devlet”in kendi toplumu ve Kürdistan’ın diğer parçaları ile ilişkileri; Kürt halkı için ne yapıp ne yapmadığıdır. Bu “devlet”in, toplumun gelişmesini, refahı, eşitliği, adaleti, demokrasiyi ne kadar geliştirip geliştirmediğidir. Kürt halkının düşmanları ile Kürtlere karşı kurduğu ilişkiler, yaptığı siyasi ve askeri ilişkiler ve sergilediği pratiktir.

Barzani ve KDP, Kürtler adına bağımsızlık gibi ulvi(!) amaçlar talep ederken Kürtlerin de nacizane birkaç küçük sorusu olmalı;

1- KDP ve Barzaniler “Kürtler adına” bağımsızlık referandumuna gitmeden önce, diğer tüm Kürt partilerinin kabul ettiği ve katıldığı ulusal kongreye katılacak mıdır? Diğer parçalarla ve Kürt güçleriyle birlik sağlanmadan, Ortadoğu gibi bir ateş çemberinde, KDP bağımsızlığı hangi güçlere ve kime dayanarak sağlayabilecektir? DAİŞ Musul’a, Kerkük’e, Maxmur’a, Hewler’e dayandığında yaşanan çaresizlik; bir kurşun sıkmadan Şengal’i DAİŞ’e bırakan teslimiyetçilik, “bağımsızlık” onaylanınca güvenceye, cesarete ve kahramanlığa mı dönüşecektir?

2- Barzaniler ve KDP yönetimi, bağımsızlık ilan etmeden önce Güney Kürdistan’daki 18 Türk üssünü kapatacak mıdır? Hem bağımsızlık istemek hem ülke topraklarında sömürgeci ve işgalci Türk ordusuna üs vermek birbiriyle bağdaşır mı? Referandumda bağımsızlığa “evet” diyecek Kürtlerden tek bir fert, bu işgalci tecavüzcülere üs verilmesine “evet” der mi?

3- Bağımsızlık öncesinde KDP, faşist AKP iktidarı ile PKK, PYD, HDP ve diğer Kürt partileri aleyhine yaptığı tüm askeri ve siyasi anlaşmaları iptal edecek mi?

4- Türkiye ve Kuzey Kürdistan’daki olası seçimlerde, Mesud Barzani veya Neçirvan Barzani HDP’ye karşı, yine mitinglere katılarak AKP’yi destekleyecek midir?

5- KDP ve Barzaniler, Kürtlerin bağımsızlık referandumundan önce, Rojava düşmanlığını terketmenin ilanı olarak Semelka kapısını açacak mıdır? YPG/YPJ güçlerinin DAİŞ, ÖSO, El Nusra ve diğer çetelerle ölüm kalım savaşı yürüttüğü günlerde, Rojava sınırına kazdığı utanç hendeklerini kapatacak mıdır?

6- Dünyanın değişik ülkelerinden insanların, Rojava’da, çetelere karşı Enternasyonal taburlar oluşturduğu bir zamanda, Berlin’de, Stocholm’de ENKS eliyle “PYD, YPG terör listesine alınsın” eylemleri yapılacak mıdır? Bağımsızlık öncesinde, KDP’nin şubesi olduğu şüphe götürmeyen ENKS çetesi feshedilecek mi?

7- Bağımsızlık öncesinde Neçirvan Barzani, Mesrur Barzani ve yolsuzluk nedeniyle görevden alınan Irak Dışişleri eski bakanı Hoşyar Zebari başta olmak üzere; bağımsızlık isteyen KDP yöneticileri, ülke içindeki ve dışındaki mal varlıklarını açıklayacak mı? Bağımsızlık iddiasındaki yöneticiler, kendileri ve ailelerine ait malvarlıklarını ve banka hesaplarını açıklamadan kim adına, nasıl ve hangi hakla yöneticilik yapacaktır? Kürt halkı adına bağımsızlık istediğini iddia eden yöneticilerin, ülke yoksulluk ve sefalet içinde iken, ülkenin en zenginleri olması olağan, ahlaki ve adil bir durum mudur?

21 Ağustos 2017
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Tags: , , , , , , , ,


About the Author



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑