İsviçre'de 12 Şubat 2017 Untern..." /> İsviçre'de 12 Şubat 2017 Unternehmensteuer-Reform III halkoylamasında halk kendi geleceğini koruyabilecek mi? - Hakan Gürgen


Avrupa

Published on Aralık 28th, 2016 | by Avrupa Forum 1

0

İsviçre’de 12 Şubat 2017 Unternehmensteuer-Reform III halkoylamasında halk kendi geleceğini koruyabilecek mi? – Hakan Gürgen

 

İsviçre’de 12 Şubat 2017 Unternehmensteuer-Reform III halkoylamasında halk kendi geleceğini koruyabilecek mi?

Hakan Gürgen yazdı

 

İsviçre zenginleri ve uluslararası tekeller 12 Şubat 2017’de USR3 halkoylamasında halkı nasıl „künde“ye getirmek istiyorlar?

Bilinmektedir: İsviçre Sosyal Demokrat Partisi SP, Başkanı (başkan, sadece başkan, eş bakanlık yok) ile yine kendi partisinden Kanton Basel-Stadt yerel hükümeti üyesi ve aynı zamanda Finanz yöneticisi Monica Herzog SP arasında kişiselleşme eğilimi taşıyan bir USR3 „desteklerim-desteklemem“ tartışması çıkmıştı.

(USR3) Unternehmensteuer-Reform III, isminden anlaşılacağı gibi, zenginler ve firma hissedarları için vergi indirimi/ avantajı sağlayan paketlerin üçüncüsü.

Bu Halkoylaması ihtiyacına giden yol, OECD ve AB Avrupa Birliğinin, İsviçre üzerindeki başkıyı yoğunlaştırarak : „büyük şirketlere sunduğunuz (Previleg) ayrıcalıkları, vergi avantajlarını, özel indirimleri kaldırın“ zorlamasının yoğunlaşması ile açıldı.

İsviçre şöyle bir silkinip: “hadi oradan, biz ucuz vergi cennetiyiz ama AB Avrupa Birliği ülkeleride uluslararası tekellere inanılmaz vergi indirimleri ve bir dizi başka ayrıcalıklar sağlıyor. Bu nedenle, siz bize akıl vermeden önce kendi evinizi derleyin-toparlayın“ diyebilirdi.

Aaamma diyemedi.

Diyemedi çünkü, dert bir değildi. Uygunsuzluklar tek değildi.

Çünkü „Bankgeheimnis“ diye bilinen, „hesap bilgilerinin gizliliğinin korunması“ üzerinden yürüyen, „kara parayı kouma /aklama“ için uluslararası tartışma, daha yeni bitirilmiş, indirilmiş, İsviçre bu savaştan yorgun çıkmıştı.

Birde, uluslararası tekellere sağlanan „haksız vergi ayrıcalıkları“ konusunda mücadele şimdi uygun düşmezdi.

Hani dertler üst üst-üste gelmese, uluslararası gerilimler böylesi üst üste gelmese, İsviçre, AB Avrupa Birliği komisyonu başkanı, diğer deyişle Avrupa’nın başındaki, fiilen Avrupa başbakanı olan kişiye, Jean Claude Juncker’e şöyle bir dönüp: „Ayıp, ayıp OECD üzerinden bize yükleniyorsunuz ama, senin bizzat eskiden Luxemburg başbakanı iken yaptığın ve hala devam eden düzenleme ile uluslararası tekellere sağlanan ayrıcalıkları bir hatırla bakalım“ diyebilirdi.

////////////// AB içinde vergi kayırması ve Jean Claude Juncker konusunda bakınız:

http://siyasihaber3.org/baskan-babamiz-bay-junckerin-tekellerle-dansi-sinan-gorgan

http://sendika14.org/2014/12/avrupanin-durustlugu-luxleaks-skandali-jean-claude-juncker-ve-abnin-gidisati-sinan-gorgan/

 

İsviçre, ya da, İKEA, Apple, Starbucks gibi onlarca ünlü firmanın Avrupa’da neredeyse hiç vergi vermediğini, ya da yok denecek kadar az vergi verdiklerini. kendisine „tekellere sağladığın vergi ayrıcalıklarını sende kaldır“ diye kendisine baskı uygulayan AB ülkelerine ve OECD’ye hatırlatabilirdi.

Avrupa, daha bu rafine ve ince ama devasa boyuttaki vergi hırsızlığı ile başa çıkmak bir kenara, daha taze-taze, kaba hırsızlık kategorisindeki „Vergi cenneti“ „Steuerparadise“ diye bilinen ve posta kutusu şirketleri üzerinden yapılan ve arada bir „Panama belgeleri“ skandalı falan olarak kamuoyuna bazen yansıyan bir dizi „yüzsüzlük“lere karşı bile, bir kapsamlı ve sağlam çözüm peşinde değildir.

AB, bu konularda, uluslararası haydut şirketlerin, finans egemenlerinin, dev kartelllerin adaletlice? vergilendirilmesi konusunda, topu boş sahada çevirip duruyor, kendini ve Avrupa halkını oyalayıp duruyor.

Herkesin bildiği bir gizemli gerçektir bu: AB Avrupa Birliği, „hıyar“a – evet, evet bildiğimiz hıyara – bile 800 sayfalık standart getirecek kadar titiz, çalışkan ve becerekliyken, ülkelerin alt yapısına yapılacak yatırımları ve sosyal harcamaların bütçelerini yiyip-bitiren tekllerin „vergi hırsızlıkları“na karşı (nedense) çaresizdi.

Oysa ki, Avrupa, yeni ve „ortak vergi fiskal standartı“ ilan ederek bunu (kolayca) sağlanabilirdi. Böylelikle hırslı uluslararası tekellerin (göya) ülke-ülke dolanıp, vergi kaçırma delikleri, „vergi cennetleri“ bulmaları (kolayca) engellenebilirdi, en azından dizginlenebilirdi.

İsviçre, herkesin bildiği gerçeği elbette biliyordu: ve AB’ye: „Siz önce kendi evinizi süpürün“ demedi, diyemedi.

İsviçre bu „delikanlılığı“ yapamadı. Yapmadı.

Çünkü İsviçre için sepetteki „çürük yumurta“ sayısı bir-iki değildi. O halde şimdi olayları, sorunları „kızıştırmak“ ve uluslararası diplomatik gerilimleri yoğunlaştırmak zamanı değildi.

Hemen bir „Milli Mutabakat“ bloku kuruldu.

Isviçre meclisinde bir „Yenikapı ruhu“ yaratıldı veee aranan çözüm bulundu.

Evet, uluslararası tekellere sağlanan vergi indirimi, vergi ayrıcalığı, OECD ve AB’nin istediği gibi, İsviçre’deki uygulanan mevcut hali ile topyekün kaldırılacaktı.

Aaammma….

…Tekellere kaldırılan „vergi avantajları“nın yerine yeni „vergi ayrıcalıkları“ sağlanacaktır.

Bulunan metot „İsviçre usülü“ bir düzenlemedir.

Eleştiri konusu olan „vergi ayrıcalığı“ (Previleg) kaldırılacak, böylelikle sorun bu hali ile ortadan kalkmış (gibi) olacak, ama başka türden yeni ayrıcalık ve vergi indirimleri getirilecektir.

Böylelikle İsviçre için bir miktar daha zaman kazanılmış olacak, „top“ bir süreliğine daha „tac’a atılacak“tır.

Mevcut durum nedir? Değiştirilmek istenen nedir?

Kanton Basel-Stadt’ta yerleşik olan yaklaşık 9000 işletmeden, firmadan yine yaklaşık olarak 530 tanesi „özel“ koşullrda vergi (az) ödemektedirler.

Bu büyük firmaların ödediği vergi miktarı oranları, çok daha adaletsizce farklı ve düşük olmasına rağmen toplamda tüm küçük diğerlerinden bir miktar daha yüksektir.

Sözünü ettiğimiz firmalar: Novartis, Sygenta, Roche gibileridir, devlerdir.

İsviçre genelinde ise vergi avantajı, vergi indirimi alan firmaların toplamı 24,000 adettir.

USR3 devreye girdiğinde, Firmaların verdiği ortalama vergi, bu durumda karlarının yüzde 17’sinden yüzde 21’ine yükselecektir.

Bunun yanı sıra „faiz gelirleri“nden gelen ve ayrıca Firma kar’larından hissedarlara dağıtılan paraların vergilendirmesi de bu „istisnalar“ düzeni içindedir. Normal vatandaş gelirinin tamamını vergilendirimeye tabi tutulurken „Aksiyoner“ deniler firma kar ortaklarının gelirinin bir kısmı vergi hesaplamasına zaten hiç dahil edilmemektedir. Bu durum vergi adaletsizliğini büyütmektedir.

Unternehmensteuer-Reform III, USR3 yeni önerisi bu vergi hesaplamasına dahil edilmeyen bölümü daraltmakla birlikte tamamen kaldırmak istememektedir.

Uluslararası tekellere sağlanan mevcut „Privileg“ „ayrıcalık“ vergi uygulamalarının OECD ve AB/ EU baskısı ile kaldırılması zorunluluğundan dolayı, İsviçre hükümeti (Bundesrat) ve Nationalrat’ın bulduğu sihirli yeni „Privileg“ „ayrıcalık“ vergi uygulamalarının başında PATENTBOX uygulaması gelecektir.

PATENTBOX ile isviçre: Bak görüyorsunuz, eski vergi ayrıcalıklarını kaldırdık, şimdi yalnızca „zihinsel üretim“ ağırlıklı olarak „patent hakları“na ve „bilimsel araştırma-geliştirme“ye bağlanmış avantajlar vereceğiz demek istemektedir.

PATENTBOX’un uygulanması ile İsviçre vergi sistemi, OECD ve AB’nin zorlaması ile ayrıcalığı (Privileg) bir elden geri çekmek durumunda (zorunda) başka ve yaklaşık değerde ayrıcalıkları, diğer eli ile yine vermektedir.

Uluslararası tekeller için büyük bir değişklik olmayacaktır sonuç itibarı ile. Yapılan vergi tekniğinde bir tür düzenlemedir.

Hala giderilemeyen küçük farklıklar için ise merkezi devlet BUND dışında vergi tahsilatı yapma hakkı olan Kanton ve şehirler „vegi dilimi“ni „vergi ayağı“nı daha düşüreceklerdir.

Kanton Zug, Kanton Nidwalden gibi zaten vergi hesaplama ayağı düşürülmüş yerler ise daha fazla düşüremeyeceklerdir.

Unternehmensteuer-Reform III, USR3 devreye girdiğinden, bilançoda asıl kaybeden Kanton ve şehirler olacaktır.

Bu vergi kayıpları: ise okul, sağlık, alt yapı, yaşlılar, özürlüler ve diğer sosyal mağdurlara verilen desteklerin azaltılması sonucunu verecektir.

Sermaye sınıfın 1970’li yıllardan beri tüm dünyada yükselen monetarist Neo-Liberal saldırganlık ideolojisini bu Halkoylaması taslağına da deliksiz, çekincesiz yansımıştır.

İsviçre egemenleri, bu fırsattan istifade vergi eşitsizliğini „sokaktaki küçük insan alyhine“ arttıran bir yasayı önümüze koymuştur.

Unternehmensteuer-Reform III, USR3 çok teknik, anlaşılması güç bir yasa taslağıdır. İsviçre egemenleri ve uluslararsı tekeller şimdi bu taslak üzerine „laf cambazlığı“ yapmaktadırlar.

laf cambazlığı“nın yetmediği yerlerde ise, açık tehdite başvurmaktadırlar.

Eğer bu yasa geçmezse, sermaye ve şirketler kaçar“ baş korkutma malzemeleridir.

Yalandır.

Ve bu tehditle nereye kadar yaşanabilir ki.

Şimdi gür bir HAYIR oyu verme zamanıdır.

 

 

 

İLGİLİ LİNK’ler:

Susanne Leutenegger-Oberholzeri’in Monica Herzog’a gönderdiği açık mektup: BLİCK gazetesi.

http://www.blick.ch/news/politik/offener-brief-wegen-unterstuetzung-der-unternehmenssteuer-reform-iii-eva-herzog-deine-haltung-enttaeuscht-mich-sehr-id5861525.html

Beobachter.ch: Unternehmenssteuerreform III Endlich verständlich

http://www.beobachter.ch/politik/artikel/unternehmenssteuerreform-iii_endlich-verstaendlich/

Die Unternehmenssteuerreform III schadet den Städten

https://www.steuerreform-nein.ch/de

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Tumblr0Email this to someone

Tags: , , , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑