ANF’nin eline geçen genelgede İçişleri Bakanlığı, eyaletlerden PKK yasağının daha sıkı uygulanmasını istiyor.

Son dönemlerde Almanya’da Kürtlere yönelik artan şiddet, baskı ve davaların İçişleri Bakanlığı’nın direktifiyle gerçekleştiği ortaya çıktı. 2 Mart 2017 günü İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı ve aralarında PYD, YPG/ YPJ’nin de bulunduğu birçok bayrak ve sembolün yasaklanması istenen genelgenin bir benzeri bir kez daha hazırlandı.

29 Ocak 2017 günü İçişleri Bakanlığı’nın “Kamu güvenliği” bölümü yöneticisi Stefan Kaller imzalı genelge ülkede bulunan 16 eyaletin yönetimine hitaben yazıldı. ANF’nin elinde bulunan 6 sayfalık genelge “Kürdistan İşçi Partisi (PKK) yasağının uygulanması” başlığını taşıyor.

İçişleri Bakanlığı’nın bu yazışmasından başbakanlık dairesi, dışişleri bakanlığı, adalet bakanlığı, Anayasayı Koruma Teşkilatı, Federal Emniyet Müdürlüğü, federal polis ve eyaletlerin polis teşkilatları da haberdar ediliyor.

İçişleri Bakanlığı yetkilisi Kaller genelgenin giriş yazısında PKK ile bağlantılı organizasyonlara ait sembollerin yeniden değerlendirildiğini ve 2 Mart 2017’deki yazışmanın güncellendiğini bildiriyor.

AKP’NİN ELİYLE YAZILMIŞ GİBİ…

AKP iktidarının memurları tarafından kaleme alınmışçasına Kürt özgürlük hareketine yönelik düşmanca ifadelerin yer aldığı genelgede, Almanya’daki bütün eyaletlerden 1993 yılından itibaren yürürlükte olan PKK yasağının daha sıkı uygulanması isteniyor. Genelge, Merkel’in liderliğindeki Hıristiyan/ sosyal demokrat hükümetinin Ocak ayından bu yana Erdoğan iktidarıyla yeniden sıkı ilişkiler ve kirli pazarlıklar ardından geldi.

AKP’nin Kürt kurum ve kuruluşlarına yönelik ifadelere birebir benzeyen söylemlerin yer aldığı yeni genelgeden anlaşılıyor ki Almanya ülkesinde yaşayan ve sayıları 1, 5 milyonu aşan Kürtlerin üzerinden Ankara ile yürüttüğü pazarlıklarda iyi bir koz elde etti.

‘25 YILLIK YASAĞA RAĞMEN GÜÇLÜLER’ İTİRAFI!

Federal İçişleri Bakanlığı’nın 22 Kasım 1993 tarihli yazışmayla PKK’nin faaliyetlerinin yasaklandığı hatırlatılan genelgede o tarihten itibaren Kürt özgürlük mücadelesinin yaptığı değişiklikler özetlendi. Ayrıca son yıllarda kurulan Kürt kurum ve organizasyonların PKK ile bağlantılarının incelendiğini ve bunların da yasak çerçevesine alınmasına karar verildiği belirtildi.

Almanya’da yasal şekilde kurulan, geniş bir kitle desteği alan, hiçbir suç ve şiddete bulaşmayan Kürt organizasyonlarını kriminilize eden genelgede özet olarak şu ifadeler yer aldı:

“PKK ve ERNK’nin isim değiştirmesine rağmen bir bütün olarak organizasyonun faaliyetleri ve karakteristik özellikleri aynı kaldı. Organizasyonun bütün yapısal kimliği de eskisi gibi kalmaya devam etti. PKK’nin kuruluşundaki hedeflerde temel olarak her hangi bir değişiklik olmadı. PKK kuruluşundan bu yana kesintisiz bir faaliyet içeresindedir.”

“PKK’nin batı Avrupa ülkelerinde toplandığı paralarla askeri malzeme ve silah aldığı, geri kalanıyla da kendi medyasına harcadığı” görüşü öne sürülen genelgede Federal Anayasa Mahkemesi’nin 28 Ekim 2010’da aldığı “PKK yabancı bir terör örgütüdür” kararı hatırlatıldı. Genelgede ayrıca yasaklı kuruluşlara ait sembol, çizim, görüntü, ses kaydı veya bu kuruluşları çağrıştıracak “gözle görülür/kulakla duyulur” her şeyin yasak olduğu bildiriliyor.

“PKK’Yİ ÇAĞRIŞTIRAN ÖCALAN” YASAK!

Genelgede Türk devletinin Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de yayınladığı Kanun Hükmündeki Kararnameler (KHK)’lara benzer şekilde, düşünce ve fikir özgürlüğü hiçe sayılıyor. Genelgede kamuya ait yerlerde PKK’yi çağrıştıracak “gözle görülür/kulakla duyulur” bütün sembol, yazı ve seslerin yasak olduğu vurgusu yapılıyor.

Ayrıca genelge Hamburg’daki bir mahkemenin 2013 yılında aldığı bir karardan yola çıkarak TAK’ı da PKK hareketiyle bağdaştırıyor. Halbuki o dönem Federal başsavcılığın iddianamelerindeki TAK’a ilişkin ifadeler Türk basınından ve Türkiye’deki mahkemelerin kararlarından alındığı ortaya çıkmıştı. Üstelik Kürt özgürlük hareketi birçok kez TAK’ın eylemlerini kınayan açıklamalar yapmıştı.

Genelgede Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik ifadeler de dikkat çekiyor. Öcalan’ın PKK’nin kurucusu ve lideri olduğu belirtilerek “Taraftarların gözünde PKK ve Öcalan aynı anlama geliyor” görüşü dile getirildi. Gösterilerde Öcalan’ın posterlerinin taşınmasının “duygusal bir efekt” yarattığı belirlemesinde bulunan genelgede Öcalan’ı fotoğraflarının taşındığı protestoların güçlü geçtiği ima edildi.

İçişleri Bakanlığı, Almanya’daki 16 eyalet yönetiminden Öcalan’ın fotoğraflarının taşınmasına da sadece şu şartla izin vermelerini talep ediyor: “Bir gösteride şayet Öcalan’ın resimleri hiçbir şekilde PKK’yi çağrıştırmıyorsa, Öcalan’ın kişisel kaderi ve onun tutukluluk şartlarına dikkat çekmek için taşınıyorsa burada söz konusu resimler yasaklı semboller çerçevesine ele alınmaz.”

‘GELENEKSEL ETKİNLİK TAKVİMİYLE ÇALIŞIYORLAR’

İçişleri Bakanlığı genelgesinde PKK ile bağlantılı etkinliklerin düzenlenmesi amacıyla PKK’nin yıllık etkinlik takviminin bulunduğu iddia edildi. Kürtlerin Almanya’da gerçekleştirdiği kültürel ve sosyal etkinlikler de bu takvim çerçevesinde ela alınması dikkat çekti. “PKK’nin etkinlik takvimi” şöyle sıralandı:

– Ocak 2013’te öldürülen PKK’li taraftarların anması.

– Newroz bayramı çerçevesinde yapılan kutlamalar.

– Mazlum Doğan festivali.

– Kürdistan Kültür Festivali.

– Öcalan’ın Suriye’den çıkışının yıldönümü ve Kasım ayındaki etkinlikler.

– PKK yasağıyla ilgili etkinlikler.

– PKK’nin kuruluşunun yıldönümündeki etkinlikler.

6 sayfalık genelgenin ek bölümde ise kamuoyuna açık gösterilerde birçok kurum ve organizasyonun sembolleri, yazıları, ses veya görüntü kaydının yasak olduğu bir kez daha belirtiliyor. Genelgenin sonunda 4 sayfalık bir başka ek bölüm bulunuyor. Burada da yasaklanan sembol ve bayrakların neler olduğu teker teker anlatılıyor. PYD, YPJ ve YPJ’nin alındığı bu listede AKP iktidarından rol çalınmışçasına “PYD PKK’nin bir partisidir” ifadesi yer alıyor.

Almanya’da resmi şekilde örgütlenen Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) ve YXK JIN de genelgenin listesinde bulunuyor. İçişleri Bakanlığı genelgenin sonunda ise eyaletlerden 2 Mart 2017 tarihli aynı konuya ilişkin genelgenin yerine artık bunun geçerli olmasını talep ediyor.

(anf)