İsviçre

Published on Temmuz 3rd, 2018 | by Avrupa Forum 3

0

İstanbul Pride Yürüyüşü Yasağı Bern’de protesto edildi

İstanbul Valiliği’nin 19 Haziran 2018’de 14cüsü düzenlenecek Trans Onur Yürüyüşü ile İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nü yasaklamasını protesto etmek için İsviçre’nin Bern kentinde bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi. 

İstanbul’da Pride yürüyüşünün yasaklanmasına rağmen , 26 Haziran Pazar günü İstiklal Caddesi’nin her yerine “dağılan” eylemciler polisin plastik mermili ve gözyaşartıcı gazlı saldırısına uğramış, çok sayıda eylemci gözaltına alınmıştı. İstanbul valiliğinin yasakçı ve polisin saldırgan tutumuna rağmen eylemin basın metni birçok sokakta okunmuş ve gökkuşağı bayrakları sokaklarda dalgalanmıştı.

İstanbul’daki yasaklamayı protesto etmek için Bern Bahnhof’unda biraraya gelen, aralarında JUSO, KJS, SYKP, HDK-A, NCDK Bern üyelerinin de bulunduğu demokratik kitle örgütleri, şehrin en merkezi yerinde bir yürüyüş gerçekleştirerek Türkiye devletinin LGBT+’lara karşı tahammülsüzlüğünü ve yasakçılığını teşhir etti. Yürüyüş Kornhaus’da sona ererken burada bir basın açıklamasıyla Türkiye’deki faşizme ve homofobiye karşı dayanışmanın sürdürüleceği duyuruldu.

Açıklamanın ardından eylem sona erdi.

İstanbul’da yasağa rağmen pek çok sokakta okunan basın açıklaması metni ise şöyleydi:

Olduğun, örgütlendiğin her yerde ses çıkar bağır çağır! ‪#‎dağılıyoruz‬

Bugün bu basın açıklamasını okumamızın sebebi, 14. LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nün yasaklanmasıdır.

Onur Yürüyüşlerimiz, bu ülkenin şahit olduğu büyük, çok sesli ve kitlesel eylemlerden biridir. Bizler yürüyüşlerimizde, dünya tarihinde bizim payımıza düşen bu karanlık zamana aşkımız ve arzumuzla kafa tutarız. El konulan emeğimizin hesabını sorar, kaderimizi başkalarının elinden alır, geleceğimizi tahayyül ederiz. Savaşa karşı barışı, korkuya karşı cesareti, zulme karşı tüm ezilenleri savunuruz; başka bir dünyanın, cinselliğin, bedenin, hayatın mümkün olduğunu gösteririz. Yürüyüşümüzü engelleyenler, bize “toplumun hassasiyetleri”ni mazeret göstermiştir. Oysa gözetilen toplumun değil, iktidarın hassasiyetleridir. Toplum bizden başkası değildir. Yasaklanan, bizim, bu dünyanın onurlu insanlarının varoluşunu, taleplerini, barışa, adalete ve eşitliğe dair özlemlerini duyurma çabasıdır. Yürüyüşümüzün yasaklanması, sesimizin duyulmasını engellemek için yapılan başarısız bir çabadır.

Başarısız, çünkü varoluşumuzun bize verdiği onur, gördüğümüz baskıyla büyüyor. Bizi incitmek için ettikleri hakaretleri biz gururla sahipleniyoruz. Sahip olduğumuz sınırlı alanları dayanışmayla büyütüyoruz. Bizler yürüdüğümüz her sokakta, emek verdiğimiz her mesai gününde, her evde, yaşadığımız her aşkta ve her sevişmede bir devrim gerçekleştiriyoruz. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Antep’te, Amed’de, Meksika’da, Bangladeş’te, Orlando’da öldürülüyor ve tekrar doğuyoruz. Biz hep varolacak, varoluşumuzu hep haykıracak ve varoluşumuzdan hep onur duyacağız.

Bugün yürüyemiyoruz, ancak aslında yürümeye daha yeni başladık. Attığımız sloganların sesi kulağımızda, gökkuşağının renkleri bizimle ve özgürlüğün kokusu burnumuzda. Hoşgörüden, tahammülden, izinlerden daha fazlasını istemek için yola çıktık. Kişisel siyasal ve sosyal haklarımızın güvence altına alınması;anayasada cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin yer alması ve LGBTİ+ hareketinin politik bir özne olduğu gerçeğinin tanınması için mücadelemizi her an her yerde örüyoruz.

Dağılıyoruz, daha güçlüyüz, daha kalabalığız, daha gürültülüyüz. Bizden korkmakta haklılar, çünkü örgütleniyoruz, büyüyoruz, yürüyoruz.

Tags: , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑