ABD

Published on Nisan 14th, 2018 | by Avrupa Forum 3

0

Hem ABD Hem Rusya; Ortadoğu’dan defolun! – Tuncay Yılmaz

ABD, İngiltere, Fransa’nın da desteğiyle bir kez daha Suriye’ye füze saldırısı düzenledi. Saldırının gerekçesi olarak ise daha önce Irak saldırısına gerekçe gösterdikleri ve sonrasında yalan olduğu açığa çıkan ”kimyasal silah” kullanıldığı iddiasını öne sürdü. Üstelik de Suriye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu’nda “oluşturulacak bağımsız denetleme heyetine her türlü destek ve izni vereceklerini” açıklamasına rağmen böyle bir inceleme sürecine imkan tanımadan bu saldırıyı gerçekleştirdiler!

Emperyalist güç merkezleri bitimsiz bir lanet gibi Ortadoğu halklarının yakasına yapışmış durumda. Her biri “sizin dostunuz biziz” maskesi ardında halklarımızın kanını, canını emiyor adeta.

Bir tarafta ABD ve Atlantik Bloğu, diğer tarafta Rusya ve Avrasya bloğu Ortadoğu’ya başka seçenek yokmuş gibi kırk katır ya da kırk satırı dayatıyorlar. Oysa bu coğrafyada yaşayan halkların acıları, yoksullukları, yoksunlukları umurlarında dahi değil bu iki bloğun.

Her iki blok da satacakları silahın, ele geçirecekleri pazarın, kontrol edecekleri enerji kaynaklarının ve kuracakları hegemonyanın derdindeler. Gerisi tamamen yalan dolan!

Kimyasal silahları, bu silahların hammaddelerini üretip satanlar “kimyasal silaha kullanılmasına karşı” “insani” operasyon düzenliyor!

Suriye’deki ve Ortadoğu’daki kaotik durumun en başta gelen sorumluları, çatışmalarda kullanılan silahların bir numaralı tedarikçileri, arka planda dönen siyasal/diplomatik dolapların oyun kurucuları ABD, İngiltere, Fransa, Almanya bölgede “istikrar” istediklerini açıklıyor.

Kendi ülkesinde insan haklarına rahmet okutan, Ukrayna’yı perişan, Kırım’ı ilhak eden Türk devletinin cihatçı teröristlerle birlikte Afrin’i işgaline göz yuman diktatör Putin, Ortadoğu’da demokrasi savunucusu kesiliyor!

Başörtüsü takmak isteyen kadınları, kimliğini isteyen Kürdü, Molla rejimine itiraz eden demokratı “idam eden” İran saldırıları “insan haklarına aykırı” buluyor.

Bu “büyük” güçlerce amiyane tabirle at iziyle it izini birbirine karıştırılmak, denize düşenin yılana sarıldığı bir pozisyon yaratılmak isteniyor.


Bugün Tunus’tan Afganistan’a bütün Kuzey Afrika ve Ortadoğu kaos ve savaş içerisindeyse bunun en birinci sorumlusu şüphesiz “Büyük Ortadoğu yıkım Planı”nı dayatan ABD ve onun yerli işbirlikçileridir.

Emperyalist haydutlar sebep oldukları savaşın yıkıcı sonuçlarını ve destekledikleri terörist cihatçıların katlettiği 300-400 bin Suriyeliyi unutturup kendilerini Ortadoğu halklarının koruyucusu ilan ettirmeye çabalıyorlar.

ABD ve ittifakları Suriye’de istedikleri pozisyonu elde edemeyince ve bölgede Rusya’nın hegemonyası güçlenince yeni bir kaos döneminin önünü açmaya çalışıyor. ABD “ben kazanamadıysam Rusya da yönetemesin diyor” ve bölgedeki her türlü istikrarsızlık kaynağını canlı tutmaya gayret ediyor.


ABD ve ittifaklarının bölgedeki haydutlukları Rusya ve ittifaklarını temize çıkartmaz elbet. Rusya, İran ve Çin de bölge halklarının değil, oradaki ittifak odaklarının çıkarlarını gözetecek bir nizam kurmanın peşindeler.

Rusya’nın Ortadoğu’da aktif bir güç olarak devreye girmesi Batı emperyalist bloğunun planlarını bozsa da ortaya çıkardığı sonuçlar bölgenin temel sorunlarına çözüm üretecek cinsten değil. Kendi halklarına vahşi bir istibdat yönetiminden başka bir şey layık görmeyen Hamaney’in Molla rejimini, Erdoğan faşizmini güçlendiren bu gücün Suriye halklarına nasıl bir “çözüm” dayatacağı yeterince açık değil mi?


Bölge halklarının Atlantik ve Avrasya emperyalist bloklar dışında bir güç merkezi yaratamamış olması bu iki işgal gücünün bölgede dilediklerince at koşturmalarına imkân tanıyor.

Bölgenin en örgütlü demokratik gücü olan Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu iki emperyalist eksen dışında yarattığı çıkış yolu adım adım kapatılmak, kendilerine mahkûm hale getirilmek isteniyor. Hem ABD hem de Rusya’nı Kürtlerin özgürlüğüyle zerrece ilgilendikleri yok. Onlar kendi hegemonyalarının ve varlıklarının güçlenmesinin peşindeler.

Türkiye sol, sosyalist, demokrasi güçleri dahil, bölge halklarının ilerici güçlerinin Kürt Halkının büyük bedeller ödeyerek açmaya çalıştığı bu demokratik geçidi genişletecek katkılar sunamaması Kürt Özgürlük Hareketi’ni yalnızlaştırmakta ve tercih etmediği ittifak ilişkilerinin içerisine çekmekte. Rakka’dan Deyr el Zor’a, Minbiç’ten Haseke’ye kurulan ABD üstlerinin Kürt Özgürlük Hareketi’nin de içine sindiğini sanmıyorum. Her ne kadar Suriye alanında taktik ittifak içerisinde olsalar da bunu her fırsatta “ABD emperyalizmine güvenilmeyeceğine”, “halkların asıl olarak özgüçlerine ve örgütlülüklerine güvenmesi gerektiğine” dikkat çeken Kürt Özgürlük Hareketi temsilcilerinin çözümlemelerinde kolaylıkla görebilirsiniz.

Kürt Özgürlük Hareketini bu emperyalist bloklarla ilişki geliştirmekten uzaklaştıracak ve onlara farklı seçenekler sunacak olan da, halklarımızı emperyalizmin kırk satır mı kırk katır mı dayatmasından kurtaracak olan da bölgenin sol, sosyalist, halkçı, ilerici, demokratik güçlerinin daha fazla vakit kaybetmeden yanyana gelmesi ve birleşik bir mücadele programını ortaya çıkarmasıdır. ABD’yi de Rusya’yı da bölgeden def edecek tek yol budur. Bu göreve soyunmadan yaptığımız her tespit, her kınama, savurduğumuz her tehdit, önerdiğimiz her çözüm gök kubbede hoş bir seda olarak baki kalmaya mahkûmdur.

 

Tuncay Yılmaz

14.04.2018

Tags: , , , , , ,


About the Author



Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑