Yazarlar

Published on Ocak 8th, 2018 | by Avrupa Forum 7

0

HANGİMİZ MASUMUZ? – Ibrahim Aslan

Şu soruyu hiç ara sıra kendimize sorduğumuz oldu mu?: Hangimiz
Masumuz?

Üzerinde yaşadığımız toprak parçası,
içinde kendimizi sırladığımız insan
topluluğu, içeriğinde kendimizi şekillendirip var ettiğimiz kültür, yani
toprağıyla, taşıyla, ağacıyla, kültürüyle,
ahlaki değerleriyle ve bütün bunların
bir bileşkesi olan insanıyla bir ülke
göz göre göre adeta intihara zorlanırken
hangimiz masumuz?

Hemcinsimiz, eşimiz, yoldaşımız, Nazım’ın
dediği gibi “anamız, avradımız, yarimiz”
kadınlar gözlerimizin önünde birer birer
öldürülürken, evlerin izbe köşelerinde,
hatta sokak ortalarında dövülür, hatta
bıçaklanır ya da kurşunlanırken, devletin
“göz bebeği” kurumları tarafından 9
yaşında evlenebilir diye fetavalar verilirken, bizzat eğemen sistem ve
onun şimdiki uygulayıcısı iktidar tarafından eğitimde ve günlük yaşamda
kadını erkeğin hizmetçisi rolüne hazırlayan, dolayısıyla onu yok sayan
politikalar her gün daha da geliştirilerek
bütün hızıyla uygulamaya konulurken
hangimiz masumuz?

Çocuklarımız her geçen gün daha fazla
sömürüye ve sefalete kurban edilirken,
izbe hapishanelere doldurulup işkencelere
maruz bırakılırken ya da eğitim veya
tarikat yurtlarında toplu taciz ve tecavüzlere maruz kalırken, fırına ekmek
almaya giderken, yolda yürürken, hatta
gece yarıları evinde uyurken devletin
güvenlik güçleri tarafından silahla ya da
zırhlı araçlarla öldürülüyor ve adına
mahkeme denen kurumlar bunları
yargılamaya bile gerek görmüyorsa
söyler misiniz hangimiz masumuz?

Her yıl binlerce işçi, hemde sefalet ücreti
denebilecek bir ücret karşılığı çalıştığı
iş yerlerinde iş cinayetlerine kurban
gidiyor ve 4 kişilik bir ailenin sadece
beslenme için harcaması gereken
para 1522 tl iken asgari ücret 1603 tl
olarak belirleniyor ve buna itiraz edenlere,
oturduğu sarayın yıllık masrafı milyarı
bulan Cumhurbaşkanı rahatlıkla “eline
diline dursun” diyebiliyor ve kimsenin
sesi çıkmıyorsa hangimiz masumuz?

Ülkenin bir bölümünde sürdürülen kirli
savaş bütün hızıyla sürdürülürken bütçe
savaşa ayarlanıp sağlık, eğitim, daha da
önemlisi çalışanlar açlığa mahkum
ediliyor ve bu savaş, dolayısıyla talan
düzeni “vatan,millet,sakarya” şalıyla
örtülüyor ve bu davranış toplumun
önemli bir kesiminden alkış ve destek
buluyorsa hangimiz masumuz?

Bu faşizan talan düzeninin ve onu icra
eden iktidar sahiplerinin geleceklerini
garanti altına almak adına sadece körü
körüne itaat eden nesiller yetiştirmek
için eğitim sistemi çağın dışına itilmiş
hurafelerle doldurulup, bilim adeta
katledilirken kimsenin gıkı çıkmıyorsa,
söyler misiniz hangimiz masumuz?

Cumhurbaşkanı “koyduk mu oturturuz”
ya da “ne kadar gerekiyırsa o kadar
tutuklayacağız”, İçişleri Bakanı Ana
Muhalefet Partisi Liderine “artık sen
bittin” ya da polislere “uyuşturucu
satıcılarının ayaklarını kırın, suçu bana
atın” diyebiliyorsa hangimiz masumuz?

Dernek adı altında sivil kontrgerilla
oluşumları ya da benzeri oluşumlar
televizyon ekranlarında pervasızca boy
gösterirken ve bir takım şehirlerde
bu tip oluşumların kurulup eğitim verildiği
haberleri havada uçuşurken, iktidarın
bu tür oluşumların işlediği suçlara
cezasızlık getiren KHK’ları uygulamaya
sokması karşısında ülkede yer yerinden
oynamıyorsa hangimiz masumuz?

Verdiği “kararlarla” iktidarın noteri
haline geldiğini her yeniden onaylayan
bir hukuk sistemi karşısında 80 milyonluk
ülkede “müzmin muhalif” çok dar bir kesim dışında tık yoksa hangimiz
kendimizi hukuksal güvence altında
hissedebiliyoruz ve hangimiz masumuz?

Savaş çığırtkanlığı ve düşmanlık tohumlarından başka elinde malzemesi
kalmamış bir iktidar hala gönül rahatlığıyla
ülkeyi yönetebiliyorsa toplumuyla,
muhalefetiyle hangimiz masumuz?


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑