Yazarlar

Published on Nisan 13th, 2017 | by Avrupa Forum 2

0

Gündelik hayat ve seçimler – Ali Çarman

Ali Çarman (Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu DİDF Yönetim Kurulu Üyesi)

Almanya’da kısa denebilinecek zaman aralıklarıyla peş peşe dört seçim sürecinde geçtik. Bütün demokratik örgütlenmeler bu süreçte bir araya gelerek gerek birlikte gerekse de ayrı ayrı yapacakları çalışmaları tartıştılar. Yoğun geçen tartışmaların ortak noktası daha hedefli, daha kazanımlı ve umudumuzu güçlendiren bir çalışmanın nasıl yapılabilineceği oldu.

Herkesin aynı düzeyde, aynı eşitlikte çalışmalara katılması gibi idealize bir beklenti yerine, herkesin yapabildiği, zaman ayırabildiği kadar, çalışmayı alabildiğine genişleterek tek potada birleştirebilmesi hedeflendi. Böylelikle mücadelenin ilerletilmesi ve katılanların artması bir ölçüde sağlandı denebilinir. Daha yakın zamana kadar kendi köşesinde bekleyen, sisteme yalnızca eleştirel yaklaşım içinde olanlar pratik adımlar atarak hep birlikte moral kazanıldı.

Geçtiğimiz günlerde küçük bir alışveriş merkezinde yaşanan bir tartışma ile söze girelim. Almak istedikleri iki parçayla kasaya gelen yaşlıca iki Türkiye’li ödemeyi yapacakları vakit çalışanın Türk olduklarını farkettiler. Bunun üzerine kadın çalışana, nerelisiniz hanımefendi diye türkçe sorular sordular.

Ne yapacaksınız, nereli olduğumu, çok mu önemli! Ülkemizde seçimler var ya bunun üzerine sohbet etmek istiyoruz. Bakınız Tayyip Erdoğan ne güzel işler; yol, hastahane ve köprüler yaptı.

Eeee ne yapalım yani! Adını söylemiyorum Almanya’dada bir adamın yaptığı yollarla övündüğünü biliyormusun. Ve bu yol vs. yapmaların çok çok pahalıya mal olduğunu bütün dünya biliyor. Ülkemizin içinde bulunduğu durum içler acısı..

Sen Kürtmüsün, teröristler gibi konuşuyorsun.

Hayır! Ben Türküm ve İstanbul’luyum ayrıca Atatürkçüyüm. Sizin gibileri her karşı düşünceyi dinlemeden, doğru olup olmadığını tartmadan hemen bölücü, terörist damgası vurmakta. Yazık! Memleketimizi bu zihniyete bırakmayacağız.

Tayyip Erdoğan ve AKP’si buralarda dahi bu manvalda politikalar yaptılar. Uzun yıllardır burada yaşayan, burayı kendine yurt saymış genç kuşakları milliyetçi-islamcı söylem üzerinde tarihin çöplüğüne atılmış Osmanlı imparatorluğu özlemleriyle yeniden kazanmaya baktılar. Aslında bu ‘fikri’ ortaya atanlarda böyle bir şeyin olabilme ihtimalinin olmadığını bildikleri halde emekçileri aldatmayı iş edindiler. Bunun için her yol mübah sayıldı.

Her düşünce kendisine uygun tipler oluşmasını sağlar. Örnek mi arıyoruz! İşte Frankfurt’ta seçimlere Osmanlı kiyafetleriyle tek adam rejimine evet demeye gelenler. İşte her normal insanın tepki gösterdiği Osmanlı ocakları mensuplarının giyinip kuşanmaları, hal ve hareketleri. Adeta biz vurma, kırma ve dökme herşeyi yapmaya hazırız demekteler.

Stuttgart seçim bölgesine iki kez toplu halde motorlarıyla gelen ve çevreye göz dağı verdiklerini sanan kara elbiseli Osmanlı Ocakları çeteleri, Alman polisinin seçim bölgesine Türk bayraklarıyla giremezsiniz sözleri karşısında sus pus oldular. Bizlere sataşmaları ise işin cabası..

Stuttgart Hayır platformu bileşenleri; seçimlerin ilk ve son gününde kadın arkadaşların görev almalarına öncelik verdiler. Ayrıca iki haftalık oy kullanma sürecinde bir tatsızlık yaşanmadıysa bunda kadınların çok büyük rolü oldu.

Seçim sürecinin iki hafta olması, oy kullanmanın ise sabahın dokuzunda,akşamın dokuzuna kadar sürmesi sandıklarda görev alacak insanları zor durumda bırakmadı değil. Her çalışmanın olduğu gibi bu çalışmanın da isimsiz kahramanları hemen göze çarpıyordu. Hiç bir karşılık beklemeden iki hafta izin alanlar, daha yeni işten geldim neler yapabilirim diyen işçi, 80 yaşında olduğu halde oyunu hayır için kullanmaya gelen kürt anne, hergün evlerde hazırlanıp getirilen yemekler, arabamı iki hafta çalışmanın hizmetine verdim diyenler..bu güzel örnekleri çoğaltmak mümkün.

Çalışmalar içinde edindiğimiz deneyimler gösteriyorki olanakları değerlendirme, daha fazla insanı sorumlu kılma ve örgütlü mücadeleye çekme, yapmış olduğumuz işlerin meşruluğu  konularında küçümsenmiyecek kadar bir deney tecrübe sahibi olunsa da daha işin başındayız.

Ülkemizde her geçen gün katmerleşen sorunlar ve ortadoğudaki gelişmeler sonucu bütün dünya Türkiye’de olup bitenleri yakından takip ediyor. Burada söz konusu olan asıl sorunlardan uzak bir kamplaşma, düşmanlaşma sürecine götüren politikaların etkisiz hale gelmesi için çalışıp çabalamaktır. Hiç kuşku yok ki, önümüzdeki dönem bu yönlü gelişmeler olacaktır. AKP dönemi ağır ve gecikmeli olsada kapanışa doğru yol almaktan kaçınamayacak. Varsın, Tayyip Erdoğan ve AKP kendi iktidarlarını ebedi sansınlar.

Hayatın çarkı her daim doğru ve gerçeklerden yana dönecektir. Yeter ki bizler her türden sekter ve dar grupçu (fraksiyonel) halka yabancı bakışlardan uzak duralım. Seçim çalışmaları kazanımlarımız buna örnektir…

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Tumblr0Email this to someone

Tags: , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑