Spor

Published on Aralık 26th, 2017 | by Avrupa Forum 7

0

Futbolun utanç duvarı: Fatih Terim

Galatasaray, teknik direktörü Igor Tudor’un ayrılmasıyla boşalan teknik direktörlük görevine yine yeniden Fatih Terim getirildi. O kendini teknik direktör sayan fakat bizlerin Mehmet Ağargillerin fedaisi bildiğimiz, Terim sosyal medya hesabından artistlik bir mesaj yayınlayarak, “nerede kalmıştık?” diye yazdı.
Nerede kalmıştık yerine, en son ne zaman içine etmiştik demesi daha doğru olurdu.
Ben Alaçatı’daki kebapçıda kaldığını sanıyordum, ancak her zaman olduğu gibi bitpazarına nur yağdırdı.
Hangi günahı işledi Türk futbolu diyeceğim ama ‘başa göre tarak, kıça göre oturak’ sözü aklıma geliyor. Bu yüzden demiyorum.
Adam birkaç yılda bir dönüşümlü olarak Galatasaray ve milli takım etrafında tur atıyor.
Kovulmalara doymayan adam, artık Milli takımın ve Galatasaray’ın kutsal ineği durumuna gelmiştir.
Teflon tava gibi, başarısızlıklarında hiçbir suç yapışmıyor.
Kafasında kırk tilki dolaştırıp, kırkının da kuyruğunu birbirine değdirmeyen adam.
Avutucu ya da oyalayıcı şeyler, gerçek gereksinimleri karşılayamaz. Gerçek gereksinimler ancak gereksinim duyulan şeylerle karşılanır.
Ne var ki, tam ‘ her şey güzeldi, kötü bir rüyaydı geçti’ diyecekken, bu gerilim filmi, korku filmlerine özgü bir kapanışla her zaman olduğu gibi son buldu, canavar tekrar gözlerini açtı.
Bugüne kadar teknik direktör kariyerinde kazandığı paradan çok, kovulunca aldığı tazminatlarla kendine hayli yekûn bir servet edinen, Terim, ülke futbolunun düzenli olarak parayla sulanan bitki halini almıştır.
Futbolculuk hayatında ‘on dört’ yıl Galatasaray forması giymiş/oynamış olmasına rağmen onun oynadığı yıllarda Galatasaray kulübünün bu ‘on dört’ yıl içerisinde hiç lig şampiyonluğu yüzü görememesi de ayrı bir trajedidir.
Zaman içinde yer alan her şey değişir, var olmak demek değişmek demektir.
Bu adamın futbol bilgisi zerre kadar değişim göstermiyor. Maça çıkmadan önce santrafora ‘sen gol atacaksın, savunma oyuncusuna sen adamını geçirmeyeceksin, kaleciye sen gol yemeyeceksin ve haydi aslanlarım’ gibi mahalle takımı hocası söylemlerin dışında, teknik taktik bilgisinin futbolun düzenli oynanmaya başladığı tarihlerden bu yana geliştirememesini hepimiz biliyoruz.
Bizden başka durumu bilenlerde var.
Terim’in Milan’da teknik direktörlük yaptığı dönemde futbol oynamış, ünlü futbolcu Andrea Pirlo kaleme aldığı kitabında “Terim’in taktik bilgisinin yetersizliğini ve tüm oyun planının takımı bağıra çağıra motive ederek, sahada iyi bir sonuç almamızı ümit etmek olduğunu anlamamız çok uzun bir süre almadı… ” demiş, Terim’i “taktiksel bilgisizlik” ile suçladı.
Plasebo, ilaçlara farmasötik biçimlere sokulan fakat gerçekte ilaç olmayan etkisiz bir maddedir. Yani yalancı ilaç.
Futbola kendini plasebo ilaç niyetine pazarlayan ticari sektörün adıdır Fatih Terim.
Terim bizim yakın tarih Türkiyeli siyasetçilere çok benziyor. Süleyman Demirel bu ülkenin başından altı defa gitmiş, kendini bir süre unutturup yedinci kez gelmişti. Kanıksattı kendini.
Aklı başında, ahlaklı toplumlarda bu adam şimdiye kadar çoktan, bir daha gelmemek üzere mülga olması gerekirdi.
Ülkeye çok uzun yıllardır hâkim olan futbol oligarkı, hiçbir şeyden sorumlu olmadan, hiç hesap vermeden paraya, güce ve her şeye sahip oluyor.
Bilgi değersizleşiyor, görgü çöp oluyor.
Sürekli ona milli takım ve Galatasaray’da akredite verilmesinin suçu Terim değil elbette, bu hal ve tavrın ülkede kutsanması.
Kimse özür dilemiyor, kimse kendisi ile hesaplaşmıyor, herkes başkasına hesap soruyor.
Türk futbolu neden mi ilerlemiyor?
Bitmiş bir şampuana su katıp ne elde edersen, Fatih Terim’den de onu elde edersin.
Terim, ülke futbolunun bitmiş şampuanın su katılıp çalkalanmış halidir. Kaynak: hayred.net

Tags: , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑