Kadın

Published on Ağustos 3rd, 2017 | by Avrupa Forum 6

0

Fermana karşı örgütlülüğü seçen ‘Êzidî kadınlar için’

Şengal katliamının ardından geçen üç yıl içerisinde maruz bırakıldıkları acılara rağmen Êzidî kadınların örgütlü bir yaşamı seçerek, kendi öz gücünü oluşturduğunu söyleyen kadınlar, Êzidî kadınların tercihinin mücadeleden yana olduğunu söyledi.

DAİŞ’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’e yönelik gerçekleştirdiği katliam 3. yılına girerken, izleri ilk günkü gibi halen duruyor. DAİŞ tarafından kaçırılan ve cinsel saldırıya maruz bırakılan binlerce Êzidî kadın yada çocuktan bir kısmı kurtarılmış olsa da diğer kadın ve çocuklar kurtarılmayı bekliyor. Katliamdan dolayı topraklarını terk etmek zorunda bırakılan Êzidî halkından kimisi çevre köylere sığınırken, kimisi de Habur Sınır Kapısı’ndan girerek çeşitli kamplara yerleştirildi. Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Sözcüsü Fadime Çelebi, Êzidî halkına yönelik katliamın 3 yıl içerisinde defalarca tekrarlandığını söyleyerek, “DAİŞ’in barbarlığının sadece Êzidîlere dönük değil orada ki tüm halklara, inanışlara karşı bir katliamcı politikası var. Kadınları katleden, her türlü cinsel istismarda bulunan, kadınları pazarlarda satan bu çetenin elinde şuan hâlâ binlerce kadın var” diye konuştu.

‘Katliama karşı sessiz kalınmadı’

Katliama karşı sessiz kalınmadığını hatırlatan Fadime, “Gerek Kürdistan, gerek Türkiye olsun, biz sosyalist kadınlar olarak bir dizi eylem gerçekleştirdik. Dayanışma eylemleri ile Êzidî halkının , Êzidî kadınların sesinin Türkiyeli emekçilere taşımaya çalıştık. Onların çığlıklarını, acılarını, buradaki halklara ulaştırmak istedik. Aynı zamanda DAİŞ’in barbarlığını, yaptığı katliamları halkımıza anlatmaya çalıştık” dedi.

‘Êzidî kadınlar bir tabur kurdu’

Katliamın ardından bugün gelinen noktada Êzidîler’in daha iyi örgütlendiklerini, mücadele ettiklerini söyleyen Fadime, “Êzidîler’in örgütlü bir yaşam içerisinde olduğunu görmek bizler açısından sevindirici bir durum. Çünkü kadınlar büyük acılar yaşadı, yaşamlarından koparıldılar, güçsüz bırakılmaya çalışıldılar. Kadınlar açısından savaş daha ağır yaşandı. Ama bunun karşısında Êzidî kadınlar bir tabur kurdu. Bu, aynı zamanda katliamın kadınlar açısından kader olmadığını, daha fazla mücadele etmek gerektiğini göstermiş oldu” diye konuştu.

‘Çok boyutlu bir katliamdı’

HDP Meclis üyesi Ayşe Berktay ise, Şengal katliamının 21’inci yüzyılın ilk soykırımı olduğuna dikkat çekerek, “Bu katliam, 21’inci yüzyılda hâlâ soykırımları geride bırakmadığımızı da bir kez daha bize hatırlattı. Gelen fotoğraflarla, haberlerle tüm dünyayla birlikte bizi de dehşete düşürmüştü. Çok boyutlu bir katliamdı; hem bir halka yönelik soykırımdı, hem de kadınları özel olarak hedef almasıyla bir kadın soykırımıydı” diye belirtti.

‘Êzidî halkı bir ferman daha yaşamak zorunda bırakıldı’

Êzidî halkının katliamdan sonra geçen zaman içerisinde, göçle beraber, büyük bir yıkım yaşadığını söyleyen Ayşe, “Sınırları aşıp gelebilenler burada kamplara yerleştirdi, bölgede belediyelerimiz hemen seferber oldular. Avrupa’ya gitme yolları arandı, ama biz hep onların, yaşadıkları toprakların güvenli hale getirilip o topraklara dönmeleri, kendi topraklarından koparılmamaları gerektiğini savunduk” diye ifade etti.
‘Özgürleşmeye doğru önemli bir adım atıldı’

Katliamın ardından açılan yaraların halen kapanmadığını söyleyen Ayşe, buna karşı Êzidî halkının kendi öz gücüyle örgütlendiğini ve öz savunma güçlerini harekete geçirdiğini kaydetti. Ayşe devamında şöyle konuştu: “Êzidi halkının kendi öz savunmasını almak üzere harekete geçmesi başlı başına bir olay, çünkü Êzidîler savaşan bir ulus değil, kendi öğretilerinde de savaş, silah meseleleri çok fazla yok. Fakat bu iradeyi gösterip kendi güçleriyle, iradeleriyle ayakta durmaya karar vermeleri, sırf askeri açıdan değil, sosyal yaşam açısından da bu süreçte bir dönüşüm oldu. Özgürleşmeye, varlıklarını sürdürme doğru önemli bir adım attılar.”

‘Çağrımızı yineliyoruz’

Ayşe son olarak, Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu’nun tüm dünyada, Şengal Katliamını lanetlemek için bu gün sokaklarda olma çağrısına karşılık, İstanbul’da da Kadıköy Süreyya Operası önünde olacaklarını söyledi. Ayşe, “Şengal Kadın Meclisi 2016 yılında yaptığı çağrıyı bu yılda tekrarladı. Bu çağrıya cevaben biz kadınlar olarak DAİŞ’in Êzidî halkına karşı yürüttüğü soykırımın üçüncü yıldönümü vesilesiyle, 3 Ağustos gününün ‘Kadın kırımı ve Soykırıma karşı Uluslararası Eylem Günü’ olması için çağrımızı yineliyoruz. 3 Ağustos’un kadın kırımına karşı uluslararası mücadele günü olarak ele alınmasını istiyoruz” dedi.

Gazete Sujin

 

Tags: , , ,


About the Author



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑