Yazarlar

Published on Ocak 11th, 2018 | by Avrupa Forum 2

0

Ézidiler kimdir? – Gül Güzel

Ézdi inancı, Dünya’nın en eski inancı olup, Seyh Adi el-Hakkari tarafından reform edilmiş. Ézdi’ler kürt halkıdır. Melek Tavus ve Siyah yılan’’Maré Reş’’ Ézdi’likte kutsaldır. Kendi inançlarının dışında birisiyle evlenmezler. Kendi inancı dışında evlenen bir kişi Ézidi’likten çıkmak zorundadır.   Lahana, fasulye ve domuz etini yemezler. Cehennemin olduğuna inanmazlar. Çünkü Meleki Tavus bunun için Dünya’nın etrafından 40 bin kere dönerek, cefa çekmiştir. Tek bir Tanrı’ya ‘’Xwedé’’(kendi kendini yaratma veya oluşturan)’ye inanırlar. Kutsal yerleri olan Laleş, Şeyh Adi’nin mezarının bulunduğu yerdir. Kutsal kitapları ‘’siyah kitap veya Meshafa Reş’tir.

Ézidi kültür ve halkı hakkında en çok 1970’li yıllardan sonra konuşulup, yazılmaya başlandı. Çünkü o yıllarda Türkiye’deki Ézdi Kürt halkı işçi olarak Almanya’ya gelmeye başladı. Bunun yanında Ortadoğu’daki siyasi değişimlerden dolayı Irak, Suriye, Kafkasya, Gürcistan, Ermenistan ülkelerinden de göç ederek yaklaşık 80 bin Ézdi halkı Almanya’ya yerleşti. En son göç nedenleri 2007 yılında El-Qaide ve DAİŞ çetelerinin 3 Ağustos 2014 yılında Şengal’a saldırmasıyla Irak’ta yaşayan yaklaşık 1 milyon Ézdi’nin büyük bir kısmı Dünya’nın çeşitli ülkelerine göç etmek zorunda kaldı.

Ézdi halkı kendi içinde yıllarca dışa açılmadan Arap feodal yapısının da doğrultusunda hiyerarşik dar, dışa kapalı cemaat şeklinde yaşadılar. Bu yüzden okula çok az bir kesim gidebildi. Ancak bu durum özellikle Almanya’ya olan göçlerden sonra yavaş yavaş değişmeye başladı. Çocukları okullara gitmeye başladı. Cemaatin dar çerçevesi değişerek, yüzyıllardan sonra Ézdi halkı özgürlük, Demokrasi ve kişiye özel haklar konusunda kendini geliştirmeye, değiştirmeye başladı.

Yaşadıkları Ortadoğu ülkelerinde İslamist baskılar altında kalan Ézdi’ler kendilerini izole ederek, İnanç ve ibadetlerini sürdürebildiler. Ama batı ülkelerinde izolasyonla kendi inanç ve ibadetlerini sürdüremeyeceklerini anlayan Ézdi halkı İslam’ın baskılarından uzak, Dünya halklarına kültür, inanç, ibadet ve kimliklerini tanıtma için imkanlarını geliştirmeye başladılar. Batı ülkelerine göç eden Ézdi halkının 3. Ve 4. Jenerasyonu yüksek tahsil yaparak  kültür ve kendi kimliğini kabul ettirip, tanıtma konusunda büyük başarı gösteriyorlar. Bu gelişme beraberinde cemaat ve genç jenerasyon arasında çatışmaya, zorlanmaya neden oluyor. Çünkü, Ortadoğu coğrafyasında yaşadıkları süreçlerde kendilerini izole ederek yaşayan cemaat, çok az okuma-yazma ve tahsil etme imkanlarından yararlanabildi. Onun için neden, ne zaman oruç tutuklarını, bayramlarını kutladıklarını ve neden vaftiz edildiklerini yazıya yeterince dökemediler. Kültürleri ve inançlarını dilden dile ve görsel olarak kuşaktan kuşağa aktarmaya çalıştılar. Ortadoğu coğrafyasında İslamist baskıları altında yaşamak zorunda kaldılar. Bu büyük izolasyon altında yaşamaları gibi hiç bir halk, Ézdi halkı kadar korku, baskı, işkence, asimilasyon ve terörizme uğramamıştır. Almanya’ya göç eden Ézdi’ler yaklaşık olarak 45 yıldan beri yaşadıkları Oldenburg, Chelle, Pforzheim..vb. gibi şehirlerde kurdukları merkezlerde, inanç, kültür ve geleneklerini yaşatmak için çalışmalar yürütüyor. Bu genç Ézdi jenerasyonu kendi kültür ve inancını yazılı döküman haline getirmeye çalışıyor. Almanya’da entegre olmaya başlayan genç jenerasyon Ézdi halkı, Almanya’yı kendi yeni yurdu olarak görmeye başlamış durumda.

 

Tags: ,


About the Author



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑