Türkiye

Published on Nisan 20th, 2018 | by Avrupa Forum 7

0

Erken seçim, Zarrab korkusundan mı?

Türkiye’nin Rusya, Çin ve İran gibi ABD dolarının tekelini kırmak için altın rezervi biriktirdiği bir sır değil. Bu amaç uğrunda sadece geçen yıl altın rezervlerinin 188 ton artışla 564 tona çıkartıldığı da biliniyor.

Keza uzun süredir ABD Merkez Bankası’nda tutulan 30 ton altının biraz ABD ile gerginleşen ilişkiler, çoğunlukla da Reza Zarrab davasının etkisiyle ABD’den adeta kaçırıldığı da farkında olunan bir konu.
Ancak ABD ile olan gerilimin mali boyutunun bununla kalmadığı da anlaşılıyor. Ortaya çıkan yeni bir gelişme, ABD Hazinesi’nin Zarrab davasının etkisiyle keseceği cezanın Türkiye tarafından kamuoyuna yansıtılanın aksine son derece ciddiye alındığı ve önemli hazırlıklar yapıldığını ispat ediyor.
Hürriyet yazarı Uğur Gürses, altın rezervlerinin ABD’den kaçırılmasından sonra bir başka kritik gelişmeyi daha kaleme almış. Gürses Türkiye’nin ABD’den varlık kaçırmasının sadece altın bazında değil, döviz rezervleri yoluyla da olduğunu kaydediyor.
ABD Hazinesi’nin yayınladığıülkelerce tutulan ABD devlet tahvili stok verileri rakamlarını inceleyen yazar, ‘Öyle gözüküyor ki; Türkiye kasım ayından bu yana, rezervlerinin bir parçası olarak tuttuğu ABD devlet tahvillerini sistemli biçimde azaltmaya başlamış. Azaltılan tutar 15.7 milyar dolar. Mevcut tahviller dörtte bir oranında azaltılmış. Bu, 30 ton altından çok daha fazlası demek’ diyor.
Yani ABD’den sadece altın rezervlerini değil döviz rezervlerini de kaçırıyor. Bugüne kadar sadece kedi ülkesindeki değil, İngiliz, Alman ve Fransa’nın dünya çapındaki dev bankalarına rekor cezalar kesen, yöneticilerine yaptırım uygulayan ABD’nin Halkbank’a ceza kesmesi durumunda Türkiye’nin bu rezerv kaçırma eylemlerinin ne denli etkili olacağı ayrı bir tartışma konusu elbette.
Geçmiş örnekler ABD yargısının etki gücü düşünüldüğünde, ceza kesilen ülkelerin varlıklarının Fed yerine İngiltere veya İsviçre’de ya da Almanya’da olması sonucu pek değiştirmediğini gösteriyor. Ancak Gürses’in dile getirdiği rakamların da Türkiye’nin pozisyonunu ele verdiği bir gerçek.
Gürses şunları söylüyor:
‘Kasım ayında 96.4 milyar dolarlık döviz rezervi olan Merkez Bankası’nın, 61.2 milyar dolarlık ABD devlet tahvili bulunuyordu. Şubat ayına gelindiğinde rezervler 7 milyar dolar azalışla 89.3 milyar dolara gerilerken, ABD devlet tahvili miktarı ise 15.7 milyar dolar azaltılarak 45.6 milyar dolara gerilemiş. Özetle, ABD devlet tahvilleri rezerv azalışının iki katından fazla azaltılmış. 45.6 milyar dolarlık tahvil seviyesi ise Eylül 2012’den bu yana en düşük seviye.’
Bütün bunlar üst üste konunca akıllara şu soru geliyor: ‘ABD’nin Zarrab davası nedeniyle keseceği dava Türkiye’de ekonomik ve siyasi dengeleri değiştirecek büyüklükte mi olacak?’
Gürses’in de dediği gibi: ‘Biri hem erken seçim kararının hem de ABD eksenindeki bu gelişmelerin tesadüf olmadığını söylese hiç şaşırtıcı olmazdı.’ Kaynak: ahvalnews2.com


About the Author



Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑