Kadın

Published on Kasım 13th, 2018 | by Avrupa Forum 3

0

Erkek şiddeti ile mücadele eden Alevi kurumları ve Alevi toplumu istiyoruz – Gülfer Akkaya

“25 Kasım Kadına Yönelik Her Türlü Şiddete Son Uluslararası Günü” uzun yıllar sonunda enternasyonalist mücadele şeklinde dünya feminist ve kadın hareketlerinin temel gündemlerinden biri oldu.

25 Kasım, Dominik Cumhuriyeti’ni darbe ile ele geçiren diktatöre karşı mücadele eden Mirabel kardeşler diye bildiğimiz Patria, Minerva ve Maria adlı 3 kızkardeşin katledilmesi nedeniyle doğmuştur.

Diktatör Trujillo “Ülkenin en büyük iki sorunu kilise ve Mirabel kardeşlerdir diyordu. Mesajı alan diktatör yandaşları, Trujillo’nun bu konuşmasından sadece 23 gün sonra, 25 Kasım 1960’da kocalarını hapishanede ziyaret etmekten dönen Mirabel kardeşlerin arabasını yolda durdurdular. Arabadan indirdikleri Mirabel kardeşlere önce tecavüz ettiler sonra da sopalarla döverek öldürdüler. Trujillo’nun yandaşları, Mirabel Kardeşler’in cesetlerini bir uçurumdan aşağıya attı. Devlet ve medya ise bu olayın bir trafik kazası olduğunu söyledi.”*

31 yıl yıllık diktatörlük sonunda tüm diktatörlükler gibi yıkılacaktı. Ve 25 Kasım gününü kadınlar devlet ve erkek şiddetine karşı mücadele günü yapacaklardı.

Erkeklerin ve devletin şiddeti tüm kadınları kontrol etmek için her zaman kullanıldı, kullanılıyor. Üstelik erkek şiddeti büyük oranda sanıldığı üzere uzakta, tanımadığımız, bilmediğimiz erkekler tarafından değil bizzat evlerimizde, işyerlerimizde, kurumlarımızda, siyasi partilerimizde, mahallemizde olan, aşık olduğumuz ve en çok yüz yüze baktığımız erkekler tarafından uygulanılıyor.

Alevi kadınlar da bunun dışında değil ve üstelik Aleviler erkek şiddetini konuşmuyorlar bile. Alevi kurumlar ona karşı mücadele etmeyi hedefleri arasında görmüyorlar bile. Susuyorlar. Göz yumuyorlar erkek şiddetine.

Alevi kadınlar şiddetsiz bir dünya istiyoruz. İçinde erkek şiddetinin olmadığı evler istiyoruz. İçinde erkek şiddetinin olmadığı Alevi kurumları istiyoruz.

Bunun için erkek şiddetine karşı mücadele hedefi koymuş, bu hedefleri somut pratik adımlarla kurumlarında hayata geçiren Alevi kurumları istiyoruz.

Bize güzel laflar söyleyip bizleri uyutan değil, evet Alevi erkekler şiddet uyguluyor diyerek, bunu kabul ederek buna karşı açıktan mücadele eden kurumlar, yönetimler istiyoruz.

Bunun için ilk adım şiddet uygulayan adamları kurumların yönetimlerine almamak olabilir örneğin.

Şiddet uygulayan adamları teşhir etmek olabilir.

Şiddet uygulayan adamları Alevi kurumlarında Alevilik inancına göre dara kaldırarak gerekli cezalarla cezalandırmak olabilir.

Şiddet uygulayan adamları cemlere almamak olabilir.

Şiddet uygulayan adamları onların erkek arkadaşları hoşgörü ile karşılamamalı. Aman canım diyerek o şiddete ortak olmamalı. Hatta şiddet uygulayan adamı okeye dördüncü kişi olarak, hatta hatta yancı olarak bile almamalı. Tecrit etmeli.

Şiddet uygulayan erkekleri, sanatçı da olsa siyasetçi de, bilim insanı da olsa Alevi toplumu gecelerine, toplantılarına, buluşmalarına çağırmamayı ilke edinmeli. Kadınlara şiddet uygulayan erkekler Alevilerin değeri olamaz. Buna ilk olarak Alevilik izin vermez. Erkeklerin kadınlara (LGBTİQ öznelere) yönelik şiddetine Alevilikte rıza olabilir mi? Kadınlara şiddet uygulayanlar toplumun değeri olabilir mi? Gecelere vs davet edilerek onurlandırılabilir mi?

Kadınlara şiddet uygulayanlara göz yumanlar, onları onuru edenler de (kadın erkek fark etmez) bu şiddetin parçasıdır. Böyle yapanları Alevi kadınlar unutmaz.

Erkek şiddeti ile kadın erkek, Aleviler-Alevi kurumları böyle ciddi tutum ile mücadele ederse sonuç alabilir.

Bunun için tüm Alevi kurumlarında merkezi bir planlama dahilinde kadınlarla (ve Analarla) buluşmalar organize edilmeli, erkek şiddeti nedir, ona karşı mücadele yöntemleri üzerine çalışmalar yapılmalı.

Yine başta yönetim organlarında yer alan erkekler (ve Dedeler) olmak üzere, yönetici tüm erkeklerle kadına yönelik erkek şiddeti hakkında çalışmalar acilen başlamalı.

Tüm Alevi kurumlarında ve o kurumların yerel ve üst tüzüklerinde erkek şiddetine karşı özel olarak disiplin kurulları oluşturulmalı, bu disiplin kurullarının tamamı kadın bilincine sahip, erkek şiddetiyle mücadelede alanında yer almış kadınlardan oluşturulmalıdır.

Alevi kurumlarında erkek şiddetine karşı başvuru alacak birimler oluşturulmalıdır. Bu birimlerde yer alacak kadınların gerekli eğitimlere sahip olması zaruri ve bunun için gerekli çalışmalar acilen başlatılmalı, gerekli yerlerden yardımlar alınmalıdır.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) (İngiltere de dahil) artık gündemlerine kadın sığınakları konusunu almalıdır. Bu konu çok önemeli ve ertelenemezdir. Ve AABK’nun altında kalkamayacağı iş değildir.

Umarım gelecek sene 25 Kasım’da bu hedeflerin önemli kısmına ulaşmak için karınca gibi çalışan Alevi kurumlarına şahit oluruz.

Alevilik budur. Alevilik kadınla erkeğin eşitliğini, birliğini, Rıza Şehrini birbirlerinden bağımsız ama kolektif irade ile kurabilecek toplumdur.

Ve Alevilerin Rıza Şehri adlı eşitlikçi toplumunda erkek şiddeti yoktur. Adı üstünde,Rıza Şehrinde  rızalık vardır.

Kadınlar içinde erkek şiddetinin olduğu bugünkü Aleviliği de, Alevi toplumunu da onaylamıyor, rızalık vermiyor. Bilakis ona karşı mücadele ediyor.

Erkek şiddetine karşı SIFIR TOLERANS diyor.

Ve Alevi toplumunu evde, Alevi kurumlarında ve cemlerde erkek şiddetine karşı mücadeleyi başlatmaya çağırıyor.

Şiddetsiz bir dünya istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz.

Şiddetsiz Alevi toplumu istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz.

Yaşasın kadıncıl Alevilik inancı, yaşasın kadın canların kızdardeşliği.

Kahrolsun erkeklerin her türlü şiddeti.

13.11.2018

 

 

Tags: , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑