Yazarlar no image

Published on Kasım 28th, 2017 | by Avrupa Forum 2

0

Çok denemeyin, çubuk kırılır – Ali Mahir Abdik

AKP her yenilgisinden, bir zafere sıçrama şansı yakalamayı çok iyi bilen bir parti. Her ne kadar küflü beyinlerden, sözde ulemadan, İslam Profesörlerinden, uşak ruhlu satılmış akademisyenlerden, medya şaklabanlarından gelen fetvalar insanı şoke etse de, fizik kanunlarından yerinde faydalanabilme kıvraklığını halen AKP elinde tutuyor. Yaman bir çelişki gibi duruyor ama, AKP hala hedefine giden bir roketin içine yerleştirilmiş bir mekik tarafından süratle ileri atılmayı beceriyor.

Roket dedik ya, üzerinde duralım. Kumanda merkezi dışarda olsa da, uzay aracı içerdeki mekanizmalarla uyum içinde, yol aldıkça ağırlıklarından kurtularak uçuşunu sürdürüyor. Hedefiyle, çıktığı nokta arasındaki mesafeyi, diyelim ona bölüyorlar. Roketi her defasında kendinden kopan bir bölüm ileri fırlatıyor. Giderek hem ağırlıktan kurtuluyor, her kurtulma da roketi daha ileriye taşıyor.

Kala kala, tam tepedeki çekirdek bir bölüm kalıyor. O zamana dek taşıdığı bütün ağırlıklardan kurtulmuş olarak, en hafif bir hamleyle, hedefe konmaya hazırlanıyor. Bunun için, üstüne sarılı balonsu bir kaplama yere değip yuvarlanarak, süratini kesiyor. Bir süre sonra ise, durduğu yerde kilitli kapılarını açıp, son kalan çekirdeğin içinden, modern bir rasathane için gereken bütün tesisat, bir çiçek demeti gibi açıp saçılıyor.

Buraya kadar olan hikaye, çok iyi hesaplanmış, her milimine kadar ölçülüp biçilmiş bir yolun sonunda, zaferini ilan ediyor. Bilim için göklerdeki bu arayışını sürdüren insanoğlu, resimleme, incelenecek nümuneleri toplama ve teknolojik devrimin önemli bulgularıyla elde ettiklerini, dünyamıza ulaştırma amacına, göklerde imza atıyor.

Milyonda bir hatayı bile kabul etmeyecek bu deneyimle, AKP’nin bazı yasaları kendi politik ikbali için devreye sokması arasında elbette hesabı yapılamayacak denli bir tezat vardır.
2002’de yola çıkan AKP’nin konmak istediği son durakla arasındaki mesafeyi, buna uygun düşecek zamanlamayı hata payı bir yana, iyi yaptığı söylenebilir. Kendisini ileri fırlatan bir etkisi olduğu açık olan, bir kısım tarihsel ağırlıklardan kurtulmayı denediği görülüyor.

Cumhuriyetin tarihsel enkazlarını ateşleyerek, kendisini öne fırlatmayı başardığı kuşku götürmez bir gerçeklik. Politik ikbal merdivenlerini tırmanırken, ayaklarına bağlı bu metallerden kurtulmak istemesi, AKP’nin salt iktidar olmayla yetinmeyeceğinin, hatta iktidara yerleşmekten de öte, yeni bir kuşak yaratarak, meşrebine uygun bir döneme oturacak bir devlet hazırlamak gibi hedefinin olduğunu görmek gerekir.

Geleneksel burjuva kesimlerini, onlarla içiçe geçmiş devlet kurumlarını, bankacılıktan, firma ve şirketlere kadar, bütüncül olarak Medyayı denetimine alarak, yani bir kesime vurarak öne sıçramayı denemektedir. Yüklerinden kurtularak ancak ilerleme şansı olan bir roketin, fizik yasalarına oturan bu özelliğini, benzer bir şekilde, her dökülecek atığın itici enerjisini, ilerlemenin ateşi gibi kullanan bir aklı uyguluyor AKP.

Cumhuriyetin bütün kurumsallığını AKP roketini ileri fırlatan bir etken olarak kullanabilen bu akıl, ayağına her sarılan kesimi, aynı kurnazlıkla, tazyiğinden yararlanacağı bir ateş yığınına çevirmeyi başarıyor. Kıvranan bütün kesimlerin üstüne basarak sıçramayı deniyor. Hırsızına yardım eden av
gibi, can havliyle altta çırpınan hayvanın kanat vurarak, kartalın uçuşuna yardım etmesini de andıran bir manivela, bir düzenek oluşturuyor.

Süratten her düştüğünü sezinlediği yerde, üstüne basıp sıçrayabileceği, ya da kendisini ileri itebilecek bir destek noktası bulmakta pek de zorlanmıyor. Cemaat kesimiyle giridiği bu amansız hesaplaşmanın arkasında da bu vardır. Bir ağırlıktan kurtularak, etrafındakileri daha bir konsolide etmek, kemikleştirmek mümkün oluyor. Çıkar çatışkısına kıstırılmış kesimlerin birbirlerine olan hücumundan, kendine hız kazandırmayı deniyor.

Daha önce diskalifiye ettiği kesimlere geri dönerek de, atların tepişmesinden eşeklere zafer çıkartıyor. Bir zaman ele aldığı kesimi, umulmadık bir anda yere atıyor. Çatışkılardan devinim üreten bir yasa var ona eşlik eden. Birlikte yatıp kalktığı Fetullah Cemaatini kıyım listesine alıyor, bu yoldan diğer rakip cemaatlere alan açıyor. Hak ve Özgürlükler babında el tuttuğu bir kesimi bir anda düşman gösterip, önce ayağının altına aldığı ırkçı ve ulusalcı kesimle iş tutuyor.

Süratten kesildikçe yararlanacağı yeni yasalar arıyor. Fiziğin mutlaka kendi oyunları için açık bir kapısı olacağı inancıyla herşeye dalıyor. Rusyaya meydan okuyor. Dönüp Rusyaya takla atıyor. Benzeri bir tutumdan tornistan edip, Beşer Esadın oyun alanında, Kürt karşıtlığı karşılığında tükürdüğünü yalayıp, handiyse kendi pisliklerini temizlemeye koyuluyor. Allahın inayetiyle Amerikan güçlerinin, başlarına bir kaza bela gelmeden yuvalarına dönmesine dua eden bir ağızdan, Rusya flörtünün etkisinde, batıya ve Amerikaya hezeyanlar dökülüyor.

Şimdi dönüp bir roketin isabetli yürüyüşü ile, AKP’nin binbir zikzaklarla dolu yürüyüşünü karşılaştıralım. Şiilere düşmanlık eden, İsrail uşaklığında sicili çok kirli bir siyasetin, Irak ve İran paydasına düşmesi, yola çıktığı arkadaşlarına bile minnet etmeyen, Milli Görüş tayfasından, artık kimseye muhabbet duymayan, herkesi bir adım ilerde olmak adına, bir at gibi binen vefasız bir siyasetle, hangi hedefe gidilebilir ki!

Birbiriyle çatışan, ortaklıkları giderek atomize olan bir toplumda, bu siyasetin, son yüklerinden de kurtulmuş bir uzay aracının tepesinde kalmış son mekik gibi, yere çakılması kaçınılmazdır. Ağırlıklarından soyunmuş olmanın avantajıyla, Türk İslam Faşizminin alanına, iniş yapmayı göze kestiren bu aymazlığın sonu hüsrandır.

Eğri çubuğu düzeltmek için, demiri önce eğri yönünde daha da bükerler. Yetmezse bir daha… Çok denerseniz, çubuğu kırarsınız!

Tags:


About the Author



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑