Halklar ve İnançlar

Published on Mart 20th, 2018 | by Avrupa Forum 2

0

Çamerya Arnavutları “adalet” arıyor

Katliama tanık olan Çamerya Arnavutları, kendilerine yapılan haksızlığın giderilmesini bekliyor.

Çamerya katliamının ardından en az 74 yıl geçmesine rağmen olayın mağduru Çamerya Arnavutları acılarını biraz olsun hafifletebilmek için kendilerine yapılan haksızlığın giderilmesini bekliyor.

Çamerya katliamı tanıklarından 83 yaşındaki Necat Mercuşi, yaptığı açıklamada, yaşadıkları zorlukları anlattı. Halen Yunanistan topraklarında bulunan Paramithia kasabasında doğduğunu söyleyen Mercuşi, yaklaşık 20 kişilik geniş bir aileye sahip olduklarını, amcaları ile birlikte yaşadıklarını söyledi.

Mercuşi, İtalya’nın Yunanistan’ı işgalinden önce, 1940 yılında Çamerya Arnavutlarına yapılan sürgünleri hatırladığını dile getirerek, katliamların 1944 yılında başladığını ancak öncesinde de benzer vakaların yaşandığını ifade etti.

“Zervist” diye adlandırılan Yunan General Napoleon Zervas’ın kuvvetlerinin, katliamların yanı sıra yerel halkın mal varlıklarına da el koyduklarını anlatan Mercuşi, “O zamanlarda Yunanlar bize önyargılı davrandılar. İşgalciyi daha görmeden bize İtalyan işgalcisinin iş birlikçileri dediler ve 17-70 yaş arasındaki tüm erkekler Ege denizindeki adalara sürgün edildi.” diye konuştu.

Necat Mercuşi, katliamda 25 yaşındaki kuzeni Haki Mercuşi’yi kaybettiğini, ‘zervistlerin’ ona pusu kurduğunu belirterek, “Çamerya’da 1944 yapılan katliamlardan önce bu tür düzensiz gerçekleşen öldürmelerden çok var. Bu katliamları teşvik eden Yunanların ta kendisiydi. Müslüman Çamerya Arnavutlarına yapılan katliamların ana uygulayıcıları Giritlilerdi. Onlar zorla ve şiddetle Çameryalıları Ege adalarına sürdü.” ifadelerini kullandı.

En büyük katliamların kendisinin de doğduğu Paramithia ve Filat kasabalarında gerçekleştiğini kaydeden Mercuşi, erkeklerin öldürüldüğünü, kadınların ise ziynetlerinin alındığını ifade etti. Mercuşi, şöyle devam etti:

“Kadınlar ile birlikte bizleri toplayıp Sali Hafız’ın evine hapsettiler. 30 odalı büyük bir evdi. Çameryalı genç kızlar ve kadınlara zervistler tarafından tecavüz edildi. Öldürmeler Paramithia’nın okulunda gerçekleşti, orada uydurma bir mahkeme kuruldu ve katliamlar başladı. Çamerya Arnavutları soğuk silahlarla öldürüldü. Balta, pala, süngü, bıçak kullanılırdı, tüfekler çok seyrek görülürdü. Gözlerini çıkarıyorlardı, kulaklarını ve parmaklarını kesiyorlardı. Cesetler, elleri bağlanmış bir şekilde arabalara yükleniyordu. Gani ve Abedin Bako isimli iki kardeş en korkunç işkencelere maruz bırakılıp, gözleri çıkartılıp, kız kardeşlerinin de olduğu hapsedildiğimiz yere gönderilmişti.”

Mercuşi, hapsedildikleri evde kötü beslenmeden dolayı 1-2 yaşlarında 30 çocuğun hayatını kaybettiğini aktararak, çorbalara kırık cam parçalarını attıklarını, bunlardan dolayı çocukların hayatlarını kaybettiğini söyledi.

Çok büyük katliamlara şahit olduklarını söyleyen Mercuşi, “Bunu Avrupa, Amerika, herkes biliyor ve bizim oraya gitmememize Yunanistan’ın engel olmasına herkes şaşırıyor. Yunanistan’ın Çamerya Arnavutlarına yaptığı katliamlar biliniyor, Avrupa’nın arşivlerinde bulunuyor ancak saklıyorlar, suçu saklayan onun bir parçasıdır.” diye konuştu.

 

“Öldürülenler yol üzerine gömüldü”

Mercuşi, hapsedildikleri evde yaklaşık 6 ay kaldıktan sonra kadın ve çocukların bir yerde toplandığını anlatarak, bir İngiliz subayı ile iki zervistin kendilerine o toprakların onların olmadığını söylediklerini aktardı.

Kendilerine Avustralya, Mısır, İtalya veya Arnavutluk gibi seçenekler sunduklarını söyleyen Mercuşi, “Tüm kadınlar tek bir ağızdan Arnavutluk dediler. Aklımız Arnavutluktaydı, bazılarımız yürüyerek, bazılarımız at arabalarıyla Arnavutluk’a gitti. Biz doğrudan Tiran’a geldik. Arnavutluk’ta savaş dönemindeydi ancak insanlar bizi çamurda bırakmadı. Arnavutlar, kardeşlerimiz bizi çok iyi karşıladılar, sanki evlerinin insanıymış gibi. Burada eğitim görme imkanı buldum ve hayatım boyunca öğretmen olarak görev yaptım.” dedi.

Mercuşi, doğduğu topraklara bir kez hizmet pasaportuyla gitme imkanı bulduğunu belirterek, ancak daha sonraki denemelerinde doğum yerinin Paramithia olması nedeniyle izin verilmediğini aktardı.

Orada dostlarının, topraklarının olduğunu Yunan halkı ile hiçbir dertlerinin olmadığını aksine kendilerini bu duruma siyasetin getirdiğini söyleyen Mercuşi, “Kardeşim hiç gitmedi ve bana diyor ki ‘gidemiyorum çünkü yol boyunca mezarlara basacakmışım gibi oluyor’. Çünkü öldürülenleri yollara gömdüler.” dedi.

Mercuşi, Yunan azınlığın Arnavutluk’ta hak istediğini belirterek, aynı şekilde Çamerya Arnavutlarının da haklarının istenmesi çağrısında bulunarak, “Sınırların değişmesi ya da intikam istemiyoruz, haklarımızı istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Çamerya bölgesinde neler yaşandı?

Çamerya bölgesi, Arnavutluk’un güneyinden başlar ve antik çağdan beri Arnavutlar’ın yaşadığı Güney Epir’i yani halen Yunanistan toprakları içinde kalan Yanya’dan Preveze’ye kadar olan bölgeyi kapsar. Bu bölgede yaşayan Arnavutlar, 1913 yılına kadar Osmanlı vatandaşıydı.

Çamerya bölgesi, Balkan Savaşı sonunda 1913’te yapılan Londra Büyükelçiler Konferansı’nda etnik ve azınlık bir bölge olarak Yunanistan’a teslim edildi. 1910 yılında yapılan nüfus sayımında bölgede 83 bin Arnavut yaşıyordu.

Çamerya Arnavutları’na İkinci Dünya Savaşı sırasında, Yunan General Napoleon Zervas’ın kuvvetleri tarafından katliam gerçekleştirildi. 1944 Haziranından 1945 Martına kadar süren katliam sırasında 2 bin 900 erkek, 214 kadın ve 96 çocuk öldürüldü, 745 kadına tecavüz edildi, 68 köy ve 5 bin 800 ev yakıldı. Katliamın ardından 35 bin civarında Arnavut Çamerya bölgesinden Arnavutluk’a kaçmak zorunda kaldı.

(aa)


Çamerya Arnavutları

Çamerya ya da Yunanlıların deyişiyle Thesproita, İyon Denizi kıyılarından doğudaki İyonya dağlarına ve güneyde Preveze Körfezine kadar uzanan araziye verilen addır. Buradaki Arnavut nüfus ataları olarak kabul ettikleri İliryalılardan bu yana bu bölgenin yerlisidir. Arnavut topluluklar genelde Preveze Körfezine kadar uzanan sahil şeridinde yoğun bir biçimde yerleşmişlerdir. Diğer yandan önemli bir nüfus Kalamait nehrinin her iki yakasında kurulmuş kasaba ve köylerde yaşamaktadır. Bir kısım Arnavut ise daha tenha yerlerde ve dağlarda yaşamayı seçmiştir. Arazinin sarplığı buradaki Arnavutların topluluk bilincini kesintisiz olarak sürdürmesine izin vermiştir. Bu yüzden 1854-1877 dönemi boyunca Arnavutluk’un güneyine dayanan Yunanistan’ın megalo ideası için savaşan Yunan çetelerin taarruzu Arnavutların sert direnişiyle karşılaşmıştır. [105] Birinci Dünya Savaşından önce buradaki nüfusun yüzde 93’ünü Arnavutlar oluşturmaktayken, bu oran savaş ertesinde yüzde 50’ye inmiştir. Müslüman Arnavutların çoğu bölgeyi terketmek zorunda bırakılmış fakat Ortodoks nüfusa dokunulmamıştır. Bu yüzden pek çok Müslüman Arnavut’un Hıristiyanlığa geçtiği sanılmaktadır. Türkiye bu göçten payını almış ve yaklaşık 85.000 Arnavut bu ülkeye yerleşmiştir. Buralara ise Anadolu’dan gelen Yunanlılar yerleştirilmiştir.

İki savaş arasındaki dönemde buradaki Arnavutlar Yunan hükümetlerinin baskısı altında kalmışlardır. 1941’de Çamerya Arnavutları lideri Davut Hoca Yunan polisi tarafından öldürülmüştür. Bununla birlikte Arnavutlar daha büyük acıları İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşamışlardır. Yunanlı General Napoleon Zervas’ın başıbozuk kuvvetleri (EDES) burada gerçek bir kıyım gerçekleştirmişlerdir. İstatistiklere bakılırsa burada 27 Haziran 1944’te (Aziz Bartalemo Günü) başlayan Yunan saldırısı sonucunda sadece Paramiti kasabasında 1.400 kişi öldürülmüştür. 1994 Haziranından 1945 Martına kadar süren etnik temizlik harekatında ayrıca Gumenika, Margelik, Parga ve Filat kasabaları da Paramiti’nin kaderini paylaşmışlardır. Bu saldırılar sırasında 2.900 erkek, 214 kadın ve 96 çocuk öldürülmüştür. 745 kadına tecavüz edilmiş, 76 kadın kaçırılmıştır. 68 köy ve 5.800 ev yakılmıştır. Bu harekat sonunda 35.000 civarında Arnavut kuzeye Arnavutluk’a kaçmıştır. [106] İkinci dünya Savaşı sonrasında Çamerya meselesi Paris Barış Konferansının da gündemine girmiştir. Birleşmiş Milletler Uluslararası Araştırma Komisyonu hazırlamış olduğu raporunda 1944-1945 arasındaki katliamı ve sürmekte olan baskıları teyit etmiştir. Bu durum bugüne kadar tartışmaları süren 35.000 kaçak Arnavut ve onların çocuklarının Yunanistan’a dönüşlerini ve mallarını değerlendirilmelerine izin verilmesi ile ilgili probleme başlangıç teşkil etmiştir. Bugün yaklaşık 150.000 Çamerya Arnavutunun Arnavutluk sınırları içinde yaşadığı tahmin edilmektedir. Arnavut milliyetçilerin oldukça abartılı, milyonlara varan nüfus iddialarına rağmen, tahminen Yunanistan’da 100.000 Çamerya Arnavutu yaşamaktadır ve bu rakam ihmal edilemeyecek kadar yüksektir.[107]

Bugün Arnavutluk’ta yaşamlarını sürdürmekte olan Çamerya Arnavutları ya da onların çocukları Yunan iç savaşı sırasında Yunanistan’dan kaçmak zorunda olan Makedonlar ve çocuklarıyla aynı sorunu paylaşmaktadırlar. Yunan idaresi ‘Arnavut işbirlikçilerin’ ne kendilerinin ne de çocuklarının Yunanistan’a sokulacağını ilan etmiştir. 1970’lerde Yunan asıllı ‘işbirlikçilerin’ ülkeye dönmelerine kapılar ardına kadar açılırken, aynı haklardan Çamerya Arnavutları, tıpkı Makedonlar gibi yararlanamamıştır. Yunan sınırları içinde bulunan Çamerya Arnavutları ise tıpkı Makedonlar ve Türkler gibi bir ‘yok’ azınlıktır. Kalabalık nüfuslarına rağmen buradaki azınlığa kendi dillerinde eğitim imkanı sunulması bir yana, Yunanlı yetkililer Arnavut dilinin kullanılmasını her alanda yasaklamışlar ve sadece evlerde konuşulmaya mahkum etmişlerdir. Arnavutluk’un zayıflığı ve uluslararası kamuoyunun bilgisiz kalması bu konu üzerinde Yunanlıların tavrının değişmeden kalmasının ardındaki en büyük sebeptir.

Çamerya’da ki Eski Arnavut Kasaba ve Köy İsimleri

Arnavutça / Yunanca ( hellen )
Filat / Filiátai
Spatar / Trikórifon
Gualbak/Galbaq / Ella
Vrisela / Vrisélla
Biçal
Sollopi
Piadhul (Pijadhul) / Pigadhoúlia
Dolan / Yeroplátanos
Smertë / Smértos
Lops
Koskë
Sqefar
Sklavi / Áyios Arsénios
Muzhakë
Gurrëz
Gumenicë / Igoumenitsa
Grikohor/Grykohor / Graikokhórion
Globoçar
Sharat
Nënshat / Nounesátion
Arvenicë / Aryirótopos
Vola / Sıvota
Koriqian
Dramësi / Dhrámesi
Bedelen / Bendélenion
Rreizanj / Áyios Yeóryios
Shulash/Shulasi
Kuç / Polinérion
Murto / Sıvota
Shenmerizë
Varfanj / Parapótamos
Pllotare / Platariá
Salicë / Lákka
Nistë(Gropës) / Faskomiliá
Skopionë/Skopjon / Skorpióna
Vrohonë/Vrahonë / Vrakhonás
Vreshtë / Vrésta
Reçat
Dhermicë
Koriqë
Vratilla
Peshtan / Krióvrisi
Kushavicë
Margëlliç(Vrastola) / Margarition
Vrastonë / Palaiókastron
Arpicë/Arpikë / Pérdhika
Luarat (Ligorat) / Katavóthra
Mazrek (Mazarek) / Mazarakiá
Kurtez (Kurtësi) / Mesovounion
Pargë / Párga
Smokovinë/Smikovinë / Kartérion
Paramithia / Paramithiá
Dragum/Dhrahum / Zervokhórion
Karbunar / Karvounárion
Gardhiq / Gardhiki
Njihor(Nihuar) / Neokhórion
Mininë
Nikiolicaj
Skupicë / Áyios Yeóryios
Kajcani
Grikë/Grykë / Grika
Picar / Aëtós
Mallun /  Maloúnion
Revan / Raveni
Theojefirë
Qeramicë / Keramitsa
Rajhut
Nojbaher
Petrovicë / Petrovitsa
Fanaromen / Faneroméni
Kastrizë / Kastri
Ledhizë / Ladhokhórion
Agjia / Aiyá
Rrapezë / Rápion
Morfat / Mórfion
Spatharat Spatharaioi
Hajkë / Khóika
Kanallaq / Kanalláki
Sidhër / Sideri
Finiq / Foiniki
Sajadhë / Sayiádhas
Camaudë
Fotir / Kerasokhórion
Ahuret / Áyios Nikólaos
Babur / Varvoúrion
Glusta-Lia Gloústa
Pleshavicë Plaísion
Dushk
Veliat
Gardhitë
Nikolicë / Nikolítsion
Pituljetë
Shëndelli
Kastri / Kastríon
Koqino-Lithar
Ajdonat
Jeromer
Reshadijë
Luros/Luras Louros

(arnavut.com)

Tags: , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑