Kürdistan

Published on Aralık 1st, 2016 | by Avrupa Forum 2

0

Bir Şarkı, Bir Katliam Ve Bir Çocuk – Rabia Baldemir

Türkiye’de HDP ve diğer devrimci demokratlara yönelik tutuklamaları ve baskıları protesto etmek amacıyla 17 Kasım’da Brüksel’deydim. Yakın bir arkadaşım beni yürüyüşte Rotinda ile tanıştırdı ve yürüyüş boyunca beraberdik onunla. Zaman zaman birbirimizi kaybetsek de yeniden yan yana gelebildik.
Fırsat bu fırsat deyip Rotinda’nın bir CD’sini adlım ve imzalamasını istedim. İkimizde de kalem olmayınca çantamdaki siyah göz kalemi kurtarıcı oldu ve Rotinda onunla imzaladı CD’sini. Çok da güzel oldu. Sonra vedalaştık ve yeniden eve dönüş yoluna koyulduk.
İsviçre’ye, eve döndükten sonraki ilk zamanlarda çocuklarla her dışarı çıkışımızda arabada Rotinda dinlemeye başladık. Beş, altı gün böyle geçtikten sonra çocuklardan sorular gelmeye başladı:
Roboski de ne oldu Anne?
Uçaklar neden bombalar yağdırdı oraya?
Neden yağmur ya da kar yağmıyordu da bombalar yağıyordu?
O çocuklar neden çalışıyordu, ekmekleri yok muydu?
Anneleri ve babaları var mıydı?
34 çocuk mu vardı?
Bir sınıftan fazlaydı değil mi 34 çocuk? (sınıflar 20-21 kişilik)
Onlar neden okula gitmemişti?
Orada çocuklar okula gitmiyor muydu?
Bombalar yağarken kaçmışlar mıydı?
Canları acımış mıydı?
Anneleri onları koruyamamış mıydı?
Anneleri şimdi kimin için yemek yapacaktı?
Kardeşleri var mıydı?
İsimleri nelerdi?
Roboski Kürdistan’da mıydı?

Bir şarkıdan örgendi çocuklar Roboski katliamını. Cevap vermek çok zordu bu sorulara. İnsanin aklini ve yüreğini zorluyordu. Sonra CD’yi sakladım ama çocuklar ısrarla sadece Roboski’yi dinlemek istedi. Önce Roboski’yi dinleyelim, sonra radyo açabilirsin diyorlardı.
Birkaç gün sormadılar. Üzerine konuşmadık. Unutuldu diye düşündüm açıkçası. Sonra bir gün çocukların Tagesschule (çocuklara günlük yemek verilen ve ödevlerinde yardim edilen okul) öğretmenleri benimle konuşmak istediğini söyledi. Öğretmen geçici olarak o okuldaydı ve konuştuğumuzda eşinin Türkiyeli olduğunu öğrendim. Çocuklara “nerelisiniz?” diye sorduğunda “Kürdüz, Kürdistanlıyız” diyorlar. Öğretmen “Türkiyeli misiniz?” dediğinde “Hayır, Kürdistanlıyız” diyor çocuklar ısrarla ve öğretmen sormaktan vaz geçiyor.
Okula çocuğu almaya gittiğimde öğretmenleri yanıma gelerek güler yüzle kızımla aralarında geçen diyalogu anlattı. Bu sırada kızım da yanımızda bizi dinliyor. Ardından Kürdistan’ın hangi parçasından geldiğimizi sordu ve ben de Türkiye Kürdistanından geldiğimiz söyledim. Keli bir surat ifadesiyle itiraz etti bu cevabıma. Israrla “Hayır, biz Kürdistanlıyız” diyor. “Evet ama Türkiye parçasından” cevabım da teskin etmiyor onu. Ben öğretmeniyle konuşmayı sürdürürken o öfke ve hayal kırıklığıyla beni çekiştiriyor.
Türkiye’deki gidişatın kötülüğü üzerinden ayaküstü biraz laflamanın ardından öğretmenle vedalaşıp kendisini doğrulamamış olmamdan duyduğu hayal kırıklığıyla elimi kırarcasına sıkan kızımla birlikte eve doğru yola çıktık.
Yolda bana söylediği tek şey Kürtce “tu bawer diki li vir e Türkiye bi si u car zarok ewi tew balafirin le bikujin, li wir e Kürdastani” (sen inanıyor musun Türkiye’de otuz dört çocuğu uçakla öldüreceklerine. Orası Kürdistan’dır).
Bir katliamı bir müzik ancak bu kadar iyi anlatabilirdi. Kürdistan’dan başka nere olabilirdi ki devletin çocukları savaş uçaklarıyla bombaladığı?

Rabia Baldemir

01.12.2016

Tags: ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑