Yazarlar

Published on Mart 6th, 2018 | by Avrupa Forum 2

0

Berlin’de nedenler buluşması ve bir sonuç – Erdal Boyoğlu

Berlin’de bir hafta geçirdim. Kendi adıma çok güzel (bir o kadar da soğuk) günler geçirdim. 39 yıl sonra Liseli Dev-Genç’den Behsat’la görüştüm, misafiri oldum.İki gün dolu dolu hasret giderdik. Arkadaşım Musa ile 2 gün birlikte kaldık. Musa Basel’e döndü. Vank’ın çocukları galasında güzel dostlarla buluştum.
Güzel insanlarla tanıştım. Gökkuşağı Kitapevinden Metin’i, Koti Cafeden Ercan’ı, Sevdiğim arkadaşımın kardesi Filiz’i, Kürd siyasetçi Recep Maraşlı’yı, Bir önceki Cumhurbaşkanı’nın eşini, Rehberimiz Chistina’yı Pisikolog Hatice’yi, Sol Parti milletvekili Hubias’ı, Sol Parti gençlik yöneticilerinden Hannes’i tanıdım.
Kreuzberg’te farklı insanlarla sohbetler ettim. İnsanlarımızın heyecanını ve enerjisini görmek beni cesaretlendirdi.

Berlin görülecek bir şehir. Anadolu, Mezopotamya ve Mısır’da hüküm süren uygarlıklarının eserlerinin depolandığı ve sergilendiği bir şehir, yunan mimarisinin özelliklerini, DDR’den kalan çevreciliğin farklılığını görebileceğimiz bir şehir. Berlin’e köprü şehri de diyebiliriz. 500 den fazla köprü var Venedikten çok daha fazla. 1902 yılında metro yapıldı. Berlin Metrolarıyla da ünlü bir şehir. U bahn ‘metro’ lar belli bölgelerde üstten gidiyor. Hızlı giden trenlerde bazı bölgelerde alttan gidiyor.
Arkeloloji alanında dünyaca ünlü müzeler var. Berlin’i anlamak için Hitler faşizmi öncesi ve sonrası bilinmelidir. Gezmek, görmek ve anlamak için önce buradan bakmak gerekiyor.
Berlin’de savaş dönemlerinden kalma yüzlerce anıt var. Şehirde Barok ve Gotik mimari ön planda …
3 Ekim 1990’a kadar Doğu ve Batı Berlin (Komünist/kapitalist) olarak ikiye ayrılan şehir, 1961 de inşa edilen Berlin duvarı ile ikiye ayrıldı. Stalin büstü de aynı gecede sessiz sedasız ortadan kaldırılıyor.

Berlin gezisine sol bakış;
Siyaset sosyolojisi bizi uyarıyor. Neler olduğunu gösteriyor
Rosa Lüxenburg ve karl Liebeknecht, sosyal demokratların birinci dünya savaşında izlediği politikayı eleştiriyor. SPD’ nin savaş yanlısı tutumundan dolayı partiden ayrılıyorlar. Bu iki siyaset bilimci ayrıldıktan sonra Berlin sosyal demokrat partili emniyet müdürü tarafından öldürülüyor. Rosa ve Karl mezarlığa bile kabul edilmiyor sosyal demokratlar tarafından.
(anıt mezarlığa 1 km uzaklıkta olduğunu söyleyen rehberimiz, soğuk olduğu için gidemiyoruz. Rosa ve Karl’ın mezar yerleri sağlam bir bilgi değil, tartışmalı bir konu dedi)
Kadın sendikacı Emma Jhrer 1848 de Almanya da kadın hakları mücadelesinin öncülerinden ve sendikal mücadeleyi başlatan devrimci. Sınıf mücadelesinin kadın öncülerinden. Almanya da ilk defa evli olmadan iki erkekle aynı evi paylaşan aydın, gerici tabuları kıran ve şimşekleri üzerine çeken bir kadın olarak tarihe not düşen bir devrimci. Anıt mezarılığında büstü var.
Adollf Hoffman, 1858-1930 tarihleri arasında kilisenin insanlar üzerindeki baskısını ve yaptığı haksızlıklarını anlatan bir aydınlanmacı. Din’in insanları ayrıştırdığı için kilise yasalarına karşı çıkan, papazların ayrıcaklı yaşamlarını eleştiren, kiliselerin topladığı haracın amacını her şart altında her yerde anlatan bir ateist olarak tanınmaktadır. Hoffman, işçi kökenli, fakir insanların yaşadığı yere gömün beni diye mektup bırakıyor. Anıt mezara gittiğimizde hava kurşun gibi soğuktu. Berlin gezimiz üç gün sürdü ve eksi 7-12 derece arasında gidip geldi hava durumu.
Hitlere suikast düzenleyen asker kökenli Stauffenberg, savunma bakanlığının yanında kurşuna dizildi. öldürüldüğü yerde anıtı var.
Berlin savaşla birlikte yerle bir olan şehir, yollarlarda arabalar gidemediği için halk açlıkla karşı karşıya kalıyor. Rozinen uçakları savaş sonrası Berlin’lilere paraşütlerle yiyecek dağıtıyor. Çocuklar uçaklarda atılan yiyecekler arasında, şeker, çikolata ve üzüm attığı için bu uçaklara Rozinen adını veriyorlar.

Nazilerin çalışma barakalarını gezdik. Naziler; çalışma barakalarında esir aldıkları insanlara pil ve batari yaptırıyorlar. Barakada çalıştırılan İtalyan, Fransız ve Çingeneler bombalar düştükçe bodruma indiriliyorlar. Bodrum da zorunlu tutulan esir işçiler, düşen bombaların tarihleri duvarlara yazmışlar. (18.4-15.4-21.3- 8.4- 22.3.1945)

Hitler faşizmi yalan propağanda araçlarıyla insanları zehirledi. 1936’da Alman parlementosu yakıldı. Hollandalı birine para karşılığı yaktırılan parlementoyu yahudiler yaktı diye açıklandı. Medya da sabotajı komünistlere mal etti. Sabotaj sonrası tüm muhaliflere saldırı başlatıldı.
(Alman Parlemento binası 37.000 m2 yeşillik alan içinde)
Yahudiler için 2711 anıt mezar yapılıyor ve anıt mezar gezildiğinde gerçek bir mezarlık gibi hissetirilmek istenmiş ve anıt mezarlığı gezenler bu hisse kapılıyor. Anıt mezarının altı da müze.

Berlin Savaş öncesi 4.5 milyon nüfuslu toplumsal olaylara duyarlı, sanatı, kültürü ve edebiyatı seven bir şehiriken Doğu/Batı birleşmesinden sonra 3 milyon 800 bin nüfuslu bir şehir.

Naziler Parlemento yangının sabotajları olarak Hollanda’lı Van der Lubbe’yi, Alman Ernst Torgler’i ve Bulgar Georgi Dimitrov, Blagoi Popov ve Wassil Tanev’i tutukladı.. (Nazilerin yaktığı patlemento binası komünistlere mal edildi).
Nürnberg mahkemesinde Dimitrov’un savunması hem sabotajın kimler tarafından yapıldığını ortaya çıkarttı hemde faşizmin kirli yüzünü gösterdi, tarihe ışık tuttu.

1920’lerde Berlin entelektüellerin şehri olarak bilinmektedir. Türkiye’lilerin en yoğun yaşadığı Kreuzberg bölgesi Sosyal demokratların üssü olarak bilinirken doğu tarafı da anti faşistlerin bölgesi olarak biliniyor. Doğu Berlin’in mimari yapısı1950’lerde Moskova’ya benzetildi. Doğu Berlin tarafında yolları çok geniş öyle ki toplanılacak ve propaganda yapılacak alanlar olarak düzenleniyor.
Batı Berlin’de devasa büyük binalar yapılırken Doğu’da Karl Marx evleri 4 katlı olarak yapılıyor. Alexanderplatz’da çok katlı bina denemesi kabul görmediği için hem de görüntü kirlenmesine yol açtığından dolayı bir daha büyük binalara izin verilmiyor bölge yönetimi tarafından.
Alexanderplatz devrimcilerin özgürlük meyadanı, özgürlük isteyenlerin toplanma yeri olarak tanındı. Özgürlük için yürüyüş denince Alexanderplatz akıllara geliyor. 500 bin insan bu meydan da buluşup 1848 başarısına ve özgürlüğüne selam gönderiyor.. 1848 zaferi Paris, Berlin ve Viyana’da sevinçle karşılanıyor ve 300 den fazla yerde barikat kuruluyor. Bu şehirler sol potansiyelin güçlü olduğu şehirler olarak biliniyor.

Demokrasi sürecine aktif bir biçimde dahil olan 1920’lerin Berlin’i kültürel ve politik yaşamın da katılım sağlayabilecek bir donanıma sahip olduğunu görmekteyiz. Bertol Brecht, Alber Einstein vb entellektüellerin şehri.

Berlin şehir turu yaparken Posta/ DHL işçilerinin grev önlüklerini gördüm. DHL (kargo şirketi) işçileri grev yapıyordu

Tarih bize yeniden faşizme karşı durmayı gösteriyor.
Kapitalizmin doyumsuzluğu ekonomik koşulları kendine göre belirliyor, kini, nefreti, kindarlığı ve kötülükleri çoğaltıyor, ırkçılığı, şovenizmi ve göçmen düşmanlığı artıyor. Sahtekarca dinciliği ve milliyetçiliği körüklüyor.

Dünya da sosyalist üretim ilişkileri varken kaptalistlerin ağzından düşürmediği sosyal devlet, sosyal adalet, sosyal haklardan bahsederlerdi. Bugün Almanya’da sosyal devletin, sosyal hakların yok oluşunu görüyoruz. Kapitalist üretim ilişkilerinin en büyük yalanıyla karşı karşıyayız.

Yeniden bölüşümün amacı
İyi bir toplum oluşturmanın başlangıç noktası, daha özgür kolektif karar almaya dayalı, demokrasiyi hayata geçirmeyle ilgili bilginin bilincin ve sorgulamanın toplumlaştırmasıyla olanaklı olması; toplumsal olarak denetleme biçiminin bir sonucudur.

Tags:


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑