Avrupa

Published on Ocak 2nd, 2018 | by Avrupa Forum 3

0

Avusturya seçimleri: Huzurlarınızda “AB yanlısı” aşırı sağ – Mehreen Khan

2000’de, neo-Nazi gruplarla tarihsel bağları olan aşırıcı sağcı Özgürlük Partisi (FPÖ), küçük koalisyon ortağı olarak Avusturya hükümetine girmişti. Brüksel, bu duruma, daha önce benzeri görülmedik bir yanıt vermişti. Viyana, o zamanki ateşli AB karşıtı ve yabancı düşmanı başkan Jörg Haider’in politikalarını protesto etmek amacıyla ülkeyi 12 ay boyunca diplomatik karantinaya alan sembolik bir AB yaptırımına maruz kalmıştı.

Zamanın Belçika dışişleri bakanı ve şu anki başbakan Charles Michel’in babası olan Louis Michel, “Ne pahasına olursa olsun Avusturya’yı AB içinde tutmamız gerektiğini söylemek fazla basitleştirici. Avusturya’sız bir Avrupa pekâlâ mümkün,” demişti.

FPÖ şimdi yeniden hükümette. Yeni lideri Heinz-Christian Strache, 31 yaşındaki başbakan Sebastian Kurz’un muhafazakar partisi ile yapılan ittifakta başbakan yardımcısı oluyor ve FPÖ üç kilit bakanlığı alıyor: içişleri, dışişleri ve savunma.

Fakat bu yıl Almanya, Hollanda ve Fransa’da yükseliş yaşayan aşırı sağın aksine, Avusturya’nınki farklı bir ittifak. Yeni koalisyon açıktan “AB’ci”.

Bunu göstermek için, Kurz, Brüksel’e yarın yapacağı ve Viyana’nın göçmenler konusundaki sert çizgisini ifade edip Avusturya’nın yaklaşan AB başkanlığındaki önceliklerini dile getireceği ilk yurtdışı ziyaretinde, Jean-Claude Juncker ve Donald Tusk’la görüşecek.

2017’de göçmen karşıtı, AB yanlısı, avro bölgesi üyesi bir ülkenin neye benzediğini anlamak açısından yeni hükümetin 182 sayfalık koalisyon anlaşması iyi bir okuma sunuyor. Anlaşmada Avusturya’nın AB’ye “aktif şekilde katılım sağlayacağı ve önemli konularda fark yaratacak adımlar atılmasını sağlamak amacıyla Brüksel’e baskı yapılacağı” belirtiliyor. Hatta Avrupa Komisyonu’nun, AB’ye “daha az şeyi daha etkili” şekilde yapma çağrısında bulunduğu “değerlendirme belgesi”nin de adı geçiyor. Hollanda’daki yeni sağcı hükümetin aksine, Avusturya’daki koalisyon anlaşması, avro bölgesi entegrasyonu veya risk paylaşımı konusunda net kırmızı çizgiler koymaktan kaçınıyor.

Bu Avrupa yanlısı öğeler, aşina olduğumuz aşırı sağcı öğelerle birleşiyor: siyasal İslam takıntısı (anlaşmada 20’den fazla kez geçiyor) ve sığınmacıların nakit paraları ile cep telefonlarını yetkililere teslim etmek zorunda olduğu, Avusturya geleneklerine ve kültürüne uymadıkları taktirde de para cezasına çarptırıldıkları politikalar gibi. Kurz ve Strache Türkiye ile tıkanmış olan AB üyelik müzakerelerinin de resmi olarak sona erdirilmesini istiyorlar. “AB sadece ekonomik bir topluluk değil, aynı zamanda bir değerler topluluğudur,” diyor koalisyon anlaşması.

Ancak yine de, Kurz ve FPÖ, Brüksel’de Visegrad başkentlerindeki Avrupalı ana müttefiklerinden daha sıcak bir karşılama görecek gibi. Avusturya’nın AB komisyonu üyesi, yeni koalisyonun “net şekilde Avrupa yanlısı yönelimini” halihazırda kutlamış durumda. Viyana’nın Avusturya’nın AB üyeliğini referanduma götürmeyi açık şekilde gündem dışı bırakması da Komisyonu rahatlattı.

Bu hafta milenyal başbakanı kutlayacak olan tüm tokalaşmalara ve gülümsemelere rağmen, avro bölgesinin bu ilk aşırı sağ iktidar partisi tedirginlikten çok da uzak olmayacak. Brüksel’de kalmış son birkaç sosyalist komisyon üyesinden biri olan Pierre Moscovici, dün nadir ihtiyat sözlerinden birini etti: “Durum muhtemelen 2000’dekinden farklı ama aşırı sağın iktidarda olması asla hafife alınacak bir şey olamaz.”

18 Aralık 2017

Çeviri: Serap Şen / dunyadanceviri.wordpress.com

Kaynak: Financial Times

Tags: , , , , , , , , ,


About the Author



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑