Yazarlar

Published on Kasım 9th, 2018 | by Avrupa Forum 12

0

Avrupa karar vermeli: demokrasi mi iki yüzlülük mü? – Gökcan Aydoğan

35 gündür Zürih havaalanında hapsedilen Kürt politik sığınmacı Ramazan Turan’ın polis tarafından sürüklenerek iadesi için zorla uçağa götürülme görüntüleri yabancı basına yansıdı.

Ramazan Turan üniversite son sınıf öğrencisiyken yedi ay hapis yatmış, şimdi de sonuçlanmayı bekleyen diğer davaları sebebiyle sığınma başvurusunda bulunmayı ümit ederek Brezilya üzerinden İsviçre‘ye gelmiş.

Turan’ın iltica başvurusu İsviçre’ye Brezilya üzerinden geldiği için reddedildi. İsviçreli yetkililer Brezilya’yı “güvenli bir ülke” olarak kabul ettikleri için Turan’ı Brezilya’ya geri göndermek istiyorlar.

İsviçre polisi iade tehditini bir psikolojik işkence olarak kullanıyor. Turan‘ı yerlerde sürükleyerek şimdilik uçağa bindirmek yerine bir gözaltı odasına götürüp bir iade krizyle İsviçre’nin demokrat maskesine zeval gelmesin diye Turan’ı kendi rızasıyla gitmeye ikna etmeye çalışmış. Pek düşünceli polis ikna etmeye çalışırken Brezilya’nın onu Türkiye’ye geri gönderebileceğini konusunda da Turan’ı uyarmış.

Can güvenliğinden korkan, asla adil yargılanacağına umudu kalmayan birçok Türkiyeli ve Kürdistanlı Avrupa’ya geliyor. Gelmeye çalışanların birçoğu sınır polisleri, iltica yargıçları ve Erdoğan’la ortaklıkta beis görmeyen demokrat görünümlü politikacıların yardımıyla işkenceye uğramak veya hapis cezasına çarptırılmak üzere ülkelerine geri gönderildiler.

Avrupalı ​​liderler ve kurumlar, Türkiye’nin adalet sistemini ve demokrasinin boğulduğu politik ortamı eleştirmeye devam ediyor. Gazeteci Deniz Yücel ve Meşale Tolu’nun, Alman insan hakları savunucusu Peter Steudtner’in, İsveçli insan hakları aktivisti Ali Gharavi’nin ve diğer birçok Avrupalının tutukluluğu sırasında Alman siyasetçiler bu insanları Erdoğan’ın elindeki politik “rehineler” olarak adlandırmışlardı. Avrupa’nın Erdoğan’la ortaklığı pekiştikçe Avrupa ülkelerinden Türkiye’ye sınır dışı edilen sığınmacıların sayısı her geçen gün artmaktadır.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, pek çok Avrupalı ​​lider tarafından demokrasiyi baltalamakla suçlandı, 15 Temmuz sonrası yargı, medya ve devlet kurumlarından binlerce kişinin gözaltına alınması güya eleştirildi.

Avrupalı ​​yetkililer, sığınmacıları Türkiye’ye geri göndermeden önce iki kez düşünmeli ve Erdoğan’ın elindeki iktidarı daha da sağlamlaştırmak için Türkiye’deki yargı organını tamamen ele geçirdiğini aklından çıkarmamalıdır.

Turan ve geçenlerde yine basında yer bulan gazeteci Mustafa Mamay dahil olmak üzere İsviçre 14’ü Kürt toplam 28 kişiyi yaklaşık iki aydır Zürih Havalimanı’nda tutuyor.

Zürih havalimanında ve Avrupa’daki diğer tüm iltica merkezlerinde bulunan binlerce Türkiye ve Kürdistanlının demokrasi ve özgürlük mücadelesi verirken ödediği bedeller sebebiyle geldiler. Binlerce Kürt terör örgütü üyeliğiyle suçlanırken, HDP’nin binlerce kadrosu ve eşbaşkanları cezaevindeyken Türk ordusu Sur, Cizre, Nusaybin, Silvan, İdil ve daha birçok yerde “teröre karşı savaş” adı altında Kürtleri evsiz ve yurtsuz bıraktı.

Erdoğan’la el sıkışırken ve Türkiye’de uydurma suçlamalarla, hapisle, hatta ölümle yüz yüze gelen gazetecileri ve siyasileri sınır dışı ederken, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve Avrupa’daki demokratik kültürü geliştirmek için milyonlarca avro harcayarak konuşmak, iki yüzlülükten başka bir şey değildir.

Tags: , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑