Avrupa

Published on Mart 23rd, 2017 | by Avrupa Forum 3

0

Avrupa Hayır Platformu Herkesin Platformu – Tuncay Yılmaz

Gerekçeleri farklı olsa da Avrupa Hayır Platformu’nda buluşanların talepleri, istemleri aynı: bizi birbirimize kırdırmak isteyen ve bir arada yaşam imkânını dinamitleyen, Avrupa’daki yaşamlarımızı zorlaştıran tek adam diktatörlüğüne HAYIR!

Avrupa’da toplumun bütün kesimlerinden yaklaşık 6 Milyon Türkiyeli yaşıyor. Türkü, Kürdü, Arabı, Süryanisi, Rumu, Lazı, Çerkezi, Ermenisi, Alevisi, Sünnisi, Müslümanı, Hristiyanı, ateisti 6 Milyon Türkiyeli ekonomik, siyasi ve kültürel nedenlerle anayurtlarından savrulmuş ve göçmen olarak sürdürüyorlar yaşamlarını.

6 Milyon insan deyip geçmeyin. Kayıtlı 48 Avrupa ülkesinin, aralarında Danimarka, Finlandiya, Norveç gibi ülkelerin de bulunduğu 27’sinin nüfusundan fazla bir nüfus demektir bu. Avusturya ve İsviçre’nin nüfusuylaysa neredeyse başa baş sayılır.

Bu 6 milyon insanın bir tekinin bile akşam yatarken kafasını huzurla yastığa koyduğunu sanmıyorum. AKP’lisi MHP’lisyle, CHP’li HDP’lisiyle uzaktan yakından politik gelişmelere kulak kabartan herkes derin bir kaygı ve tedirginlik içerisinde yaşıyor son yıllarda.

Bu kaygının önemli bir kısmı ülkede olup bitenlerle ilgili olmakla birlikte, son yıllarda, özellikle de son aylarda Avrupa sahasında yaşanan kimi gelişmeler Avrupa’daki Türkiyeli nüfusu iyiden iyiye tedirgin etmiş vaziyette.

Elbette kastettiğim yürürlükteki Erdoğan çizgisinin Avrupa’daki uygulayıcıları, tetikçileri değil. Onlar zaten kendi kaderlerini Erdoğan’ın kaderine bağlamış durumdalar. Ancak 30-40 yıldır Avrupa’da yaşayan ezici çoğunluk yaşanmakta olanların kendilerinin lehine olmadığını hissediyor, görüyor ve bundan kaygılanıyor.

Erdoğan referandumda Evet çıkarmak, aşağı doğru gidişini durdurmak için adeta Avrupa’daki Türkiyelilerin yaşam alanlarını ateşe veriyor. Yaptığı açıklamalar ve gösterdiği tutumlarla Avrupa’da yaşayanları amiyane deyimle “el içine çıkamaz” hale getiriyor.

Avrupa’daki yaşamlarında onlarca kez deneyimlerinden çok iyi bildikleri üzere, devletlerarası bu tür gerilimlerin bedelini hep iki devlet arasında sıkışan göçmenler ödüyor. Karşılıklı restleşmeleri yapan hükümetler gelip gidiyor ancak geriye bu restleşme sırasında alınan hayatı zorlaştırıcı kararlar, tutumlar kalıyor. Yarın iktidarda olmayacağı belli olan bir hükumet, Avrupa’da yaşayanlara ömür boyu, kuşaktan kuşağa ödeyecekleri bir fatura bırakıyor arkasında…

Dün Avrupa Hayır Platformu’nu oluşturan 40’ın üzerinde kurum Almanya’nın Köln şehrinde bir araya geldi ve Avrupa’da yaşayan tüm Türkiyelilere “geleceğimiz için hep birlikte HAYIR diyelim” çağrısında bulundu.

Kimler yoktu ki masanın etrafında; Avrupa’da en geniş örgütlüklerden birine sahip Aleviler, çeşitli toplumlardan vicdanlı, demokrat Müslümanlar, Türkiyeli Hıristiyanlar, bitmeyen sürgünlerine Avrupa’yı da eklemiş Çerkezler, neredeyse bütün tarihleri kılıcın gölgesinde geçmiş Asuri-Süryaniler, acılarını ve öfkelerini Karadeniz’e emanet etmiş Rumlar, Lazlar, Megreller, Hemşinler, Cerattepe’de yaylasını, Munzur’da Nehrini, Hasankeyf’te tarihini, Yırca’da ağacını savunanlar, Soma’da katledilen ve tekmelenen madenciler, Amed’de, Cizre’de, Van’da başkaldırıya ve barışa selam duranlar,  meydanları Erdoğan’a dar eden direnen kadınlar,  yaşamlarını savunan LGBT’ler, her halktan ve kökenden komünistler vardı HAYIR masasının etrafında. Gerekçeleri farklı olsa da talepleri, istemleri birdi: bizi birbirimize kırdırmak isteyen ve bir arada yaşam imkânını dinamitleyen, Avrupa’daki yaşamlarımızı zorlaştıran tek adam diktatörlüğüne HAYIR!

Avrupa’da 27 Mart’ta başlayacak referandum oylaması öncesi gerçekleşen bu bir araya geliş aslında sadece Referandum için değil demokratik bir Türkiye için de yol göstericiydi. Avrupa HAYIR Platformunda yan yana gelenler sadece neye HAYIR dediklerini değil, nasıl bir Türkiye istediklerini ve neye EVET dediklerini de konuştu. Herkesteki ortak duyarlılık rovanşist bir tepkiden öte, bugüne kadar AKP’yi destekleyen geniş kesimleri de bu konuda kazanacak kapsayıcılıktaydı. Bir başka söylemle, Avrupa Hayır Platformu sadece Hayır diyenlerin değil, Avrupa’da yaşayıp olan biteni kaygıyla izleyen kafası karışık Evetçilerin de platformu olma duyarlığındaydı.

Avrupa’da oy kullanacak 2 Milyon 900 bin seçmene söyleyecek sözlümüz ve Hayır demeye çağıracak yüzümüz olduğunu vurguladık konuşmalarımızda. Ülkenin kaderi üzerinde önemli bir etkisi olacak referanduma ve sonrasına en iyi şekilde hazırlanmak için önümüzde sadece 20 gün var. Avrupa oyları 27 Mart – 9 Nisan arasında kullanacak ancak Avrupa’da yaşayan 6 Milyon Türkiyelinin işi 9 Nisan’da bitmeyecek. Hepimiz 16 Nisan’a kadar bütün imkanlarımızı kullanarak evetçiyi, kararsızı, boykotçuyu, vurdum duymazı HAYIR’a kazanmak zorundayız.

16 Nisan akşamı HAYIRımıza sahip çıkmak için sokakları “Hayır Bayramı”na çevirmeli ve bu bayramı 1 Mayıs “Emek ve Bahar Bayramı”na taşımayı önümüze en önemli hedef olarak koymalıyız.

Kafanızı yastığa koyduğunuzda içiniz rahat bir şekilde uykuya dalmak için, önümüzdeki günlerinizi HAYIR’la geçirin. Belki de sizin HAYIR’ınız bir diktatör devirecektir, eksik kalmayın.

 

Tuncay Yılmaz

23.03.2017

 

Avrupa Hayır Platformu basın toplantısında SYKP Kurucu Eş Genel Başkanı Tuncay Yılmaz’ın yaptığı konuşma

 

Tags: , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑