Yazarlar

Published on Aralık 27th, 2016 | by Avrupa Forum 2

0

Asparagas yalanın dili her yerde aynı – Erdal Boyoğlu

Bu haftaki yazım Asparagas palavra makinası üzerine. Bildiğiniz gibi Asparagas politikacılar dünyanın her yerinde var ve hepsi de aynı özelliklere sahiptir. Özellikle popülist eğilimler taşıyan politikacılarda bu doruk noktasındadır. Avusturya Hürriyet Partisi Başkanı H. Cristian Strache’nin gelişi güzel salladığı yalanların bir kısmını paylaşacağım.

Popülist palavracı siyasetçilerin çoğu mağdur kisvesini taşımayı severler. Popülistlerin bir başka özelliği ise kendilerini eleştiren sivil topluma karşı en hafif tabirle zalim ve sert olurlar. Popülist siyaset, kendisini gerçekten desteklemeyen kişileri makbul vatandaştan da saymazlar.

Popülizme sığınan, siyasi partilerin kısa zamanda başarı elde etmek için başvurduğu en basit yöntem Asparagas haberlerdir. Basit olduğu kadar da tehlikelidir. Çünkü popülizm ateşle oynamaya benzer; hem kendi taraftarlarında hasar bırakır hem de karşısına aldığı insanlarda. Örneğin kendi kitlesini yalanlarla galyane getirip fazlasıyla bağımlı hale getirir. Muhaliflere saldırtır. Farklı düşünenlere karşı kutuplaşmayı geliştirir. Bu da aynı ülkede yaşayan insanların sadece siyasi görüşlerinden dolayı birbirine karşı kindarlık, nefret, şiddet ve benzer duyguları buluşturur ve kötülükleri çoğaltır.

Dünyanın bir çok ülkesinde örneğini bulmamız mümkün.

Avrupa’da günümüz popülist siyasetçiler hakkında bir kaç isim verdiğimizde Fransa’da Marine Le Pen, Macaristan’da Viktor Orban, Polonya’da Jarosław Kaczyński’ve Avusturya’da eski FPÖ Başkanı Jörg Heider (Jörg Heider faili mechul bir kazaya kurban gitti) ve onun takipçisi Heinz-Christian Strache gibi parti liderleri seçimleri kazanmak, toplumun belli kesimlerini arkasına alıp siyasal ayrımcılık yaratmak için Asparagas haberleri bir araç olarak kullanıyorlar. Avrupa’nın bir çok ülkesinde başardıklarını seçimlerde aldıkları oylarda görüyoruz. Bunu martaval-Asparagas araç siyasetiyle başarıyorlar. Çünkü popülizm kini, nefreti ve ayrımcılığı siyasetle buluşturuyor. Toplumu ayrıştırmak için yalanlara başvuruyor.

H.C.Strache, Jörg Heider’den sonra Avusturya’nın yakın tarihte gördüğü tartışmasız en büyük popülist politikacısıdır.

H.C. Strache’nin palavra siyasetinden palavra örnekler:

* Haziran ayında ırkçı bir hareket olan “Identitären Bewegung”un düzenlediği bir eylemde , katılımcılardan birinin”solcular tarafından tartaklanarak hastahaneye kaldırıldığını ve komada olduğunu iddia etmişti. Viyana Emniyet’inin böyle bir olayın yaşanmadığını açıkladı. Hastahaneden de resmi bir yalanlama çıktı. Ama Strache’nin iddiası ırkçı seçmen kitlesinde karşılık buldu.

*Avusturya Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk defa toplum karşı karşıya getirildi. Seçim kampanyaları esnasında Norbert Hofer’e yapılan en büyük eleştirilerden biri, yakasına mavi kantoran, yani halk tabiriyle peygamber çiceği (kornblume)takmış olmasıydı. “Kornblume” Nazi’lerin gizli sembollerindendi ve hala kullanılmakta. Bir Cumhurbaşkanı adayının bu sembolle poz vermesi, tepkilere neden oldu. Strache, 26 Nisan’da Cumhurbaşkanı adayı Hofer ile kameralar karşısına geçerek bu sembolün bir çok ülke bayrağında yer aldığı açıklamasını yaptı. Oysa yapılan araştırmalar bu sembolün sadece bazı köylerde zamanında Hitler’in SS birliklerinde kullanıldığını ortaya çıkardı.

*Strache, 12 Kasım 2015’de Yüzbin Polanya’lının “Avrupa’nın İslamlaşma tehlikesine karşı “ sokağa çıktığını söylemişti. Oysa 11 Kasım Polanya’nın Ulusal Bağımsızlık Günü”ydü. Ve bayramlarını kutluyorlardı.

*Strache, “Mültecilerin ülkede altı yıl kaldıktan sonra hiç bir bürokrasi engeline takılmadan vatandaşlığa alındığı” Mültecilere verilen yardım paralarını çok abartarak sallaması tam anlamıyla martavaldı. Asparagas uydurma sözler ve haberler gerçek olmayan, gerçekmiş gibi gösterilen boş konuşmalardı.

Popülist siyasetçiler, politik hasımlarını ve ona karşı çıkan muhalifleri her zaman ahlak yoksunu, yolsuz bir elit tabakanın uzantısı olarak lanetler. Hükümeti ele geçirdiklerinde meşru muhalefeti bile tanımazlar.

Macaristan ve Polonya’da olanları bir hatırlayalım.Viktor Orban ve partisi Fidesz, ilk olarak kamu çalışanlarına dair yasayı değiştirdi. Böylelikle bütün partilere aynı mesafede bulunması gereken kamu kurumlarına kendi kadrolarını yerleştirdiler. Hem Fidesz hem de Polonya’da Jarosław Kaczyński’nin Hukuk ve Adalet Partisi (HAP) yargının bağımsızlığına müdahale etti. Medyadaki kanaat önderleri tutuklandı. Gazetecilere verilen mesaj, millî çıkarlara (bu da iktidar partisinin çıkarlarıyla aynı şey oluyordu) ters düşen haber yapamayacakları idi. Bu durumu eleştiren kim varsa eski elitlerin çıkarlarına hizmet ettikleri söylenerek düşmanlaştırıldı yahut doğrudan vatan haini ilan edildi. Kaczyński bu insanları “Polonyalıların çürük yumurtası”, “hainlik genlerinde” var diye nitelendirdi.

Popülist siyasetçiler, “Beni tanrı gönderdi”, ”Ben sizin sesinizim”, ”Biz halkız. Siz kimsiniz?” , ”Halkın iradesi neyse onu aynen yerine getireceğiz” diyen palavra makineleridir.

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Tumblr0Email this to someone

Tags: ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑