Alevilik

Published on Kasım 19th, 2018 | by Avrupa Forum 3

0

Alevi kurumlarında kadın çalışmaları yapmak neden zor? – Gülfer Akkaya

Alevi kurumları oldukça erkek kurumlar. Erkek kurum derken sadece cins olarak erkeklerden oluşan kurumları kast etmiyorum. Bu kurumların erkeklik ile yönetilmesinden bahsediyorum.

Bu ne demek?

Söz, yetki ve kararların erkeklikle donatılmış erkeklerin iki dudağı arasında olması demek. Bu erkekler sadece yönetim organlarında karar almıyor, o karar daha yönetim organlarına gelmeden rakı masalarında, düğünlerde, kurumların yan odalarında, koridorlarda kadınlara karşı lobi faaliyeti ile alınıyor.

Bir ağ şeklinde, çoklu alanlarda ve biçimlerde yeniden yeniden ürettikleri erkekliğin görünür olup, kadın karşıtı lobicilik faaliyetlerinin sonuca bağlandığı yer olarak yönetimleri görüyoruz. Böylece erkekler Alevi kurumlarındaki kadınların varlığını ve hakiki zeminde yapılacak kadın çalışmalarının oluşmasını daha yönetimlere gelmeden erkeklik ağları ile engellemiş oluyorlar. Karar mekanizmalarındaki kararlar bu birliğin sonuçları oluyor.

Çok az sayıda kadının dışında, çoğunluğu erkeklerden oluşan yönetim kurumları aracılığı ile hangi karar alınacaksa, ne yapılacaksa her şey bu erkeklik süzgecinden geçirilerek sonuca bağlanıyor. Alevi erkeklerin çok önemli kısmının hala erkeklikten gurur duyduğunu, erkekliğin sağladığı avantajları kullanmaktan rahatsız olmadığını ve hatta bundan keyif aldığını düşünürsek, erkek egemen kurumların bu halinden rahatsız olmadıklarını anımsarsak durumun vahametini anlamak zor olmaz.

Alevi kurumlarındaki işleyiş

Alevi kurumlarında işleyiş şöyle oluyor. Kadınlar birimi bir karar alıyor ve o karar yönetime sunuluyor. Yönetimden ne derse o oluyor. Bu karar alama biçimi demokratik bile değil. Çünkü yönetim tek başına her şeyi belirlemiş oluyor. Peki, kolektif irade nerede?

Kadınların örgütlü olarak söz hakkının olmadığı, erkekliğin egemen olduğu yönetimlerden nasıl bir çıkabilir? Tahmin etmek zor olmasa gerek.

Hele hele sıklıkla karşılaştığımız gibi egosu yüksek, “gizli cinsiyetçi” yani aslında kadın düşmanı olan ama bu yanını ustaca gizleyerek kendisini eşitlikçi ve demokrat diye yutturmaya çalışan erkek ya da erkeklerin o yönetimlerde olduğu da sır değil, di mi?

Kadın birimlerinin çalışmalarına en çok da bu kişilerin karşı çıktığını kadınlar yaşayarak öğreniyor.

Ama yine de her zaman yapacak bir şey var. Çizilecek bir yol var.

Gerçekte kadın erkek eşitliğini benimseyen, bunun için çabalayan kurumlarda, siyasi partilerde ve sivil toplum örgütlerinde kadınların bu tür sorunlara karşı ürettiği çözüm mevcut.

Kadınlar kendi kararlarını alabilmeli

Kadın ve gençlik birimlerinin özgünlüklerinden dolayı her türlü kararları kendilerinin alması ve bu kararları diğer tüm birimlerin olduğu gibi kabul etmesi…

Bu yöntem uzun yıllardır uygulandığı için yürüyebilen bir yöntem.

Şöyle uygulanıyor: Kadın birimleri (gençlik) herhangi bir karar alıyor. Bu karar eylem etkinlik de olabilir, kadınlarla ilgili tüzük kararı, tüzük değişikli kararları da olabilir. Alınan bu kararlar kurumun gerekli yerlerine sadece bildiriliyor. Oranın onayı alınmıyor. Çünkü zaten karar aşamasına gelmeden, kadınlar arasında o konu tüketilene dek toplantılar, kritikler vb yapılmış oluyor. Ve tam bir rızalık ile bu karar kuruma iletilmiş oluyor. Kurum kadınların kararına saygı duyup, kabul ediyor. Çünkü kadınlarla ilgili kararları kadınlar verebilir. Bu önemli bir ilke.

Bu durum Alevi kadınlarının çalınan özgüvenlerini yeniden kurmasında da, kadınların güçlenmesinde de olumlu sonuçlara neden oluyor.

Açık konuşmak gerekirse Alevi kurumlarında kadınlar karar alırken bu kararları yönetimlere sunma kısmında baskı altında hissediyor kendilerini. Aldıkları kararların erkek yönetimlerce geri çevrilmesini, kırpılıp yeniden şekillendirilmesini, bu kişiyi çağıramazsınız denmesini şiddet olarak görüyorlar. Böyle düşünmekte son derece haklılar.

Cinsiyetçi tavırlardan uzak durulmalı

Bu tam da bahsettiğimiz erkeklerin uyguladığı duygusal ve psikolojik şiddet. Kadınları ve aldıkları karaları değersizleştiren, onlar yerine karar veren cinsiyetçi bir tavır.

Evde nasıl erkek her şeye karar veriyorsa Alevi kurumlarında da aynı, yine erkekler kadınların yerine karar veriyor. Onlara ne yapmaları gerektiğini dayatıyor. Bu da basbayağı erkek şiddeti oluyor.

25 Kasım haftasındayız ve kendisini eşitlikçi olarak anlatan Alevi kurumlarının nasıl eşitlikçi olduklarını bu tek örnek bile bizlere gösteriyor.

Alevi kurumlarının kendilerini hızla kadınların var olabileceği, güçlenebileceği, görünür olabileceği karlarla yenilemesi gerekiyor.

Alevi kadınların da kadın birimlerinde yan yana gelip bu ve benzeri yaşadıkları sorunları tespit edip bunlara karşı çözümler üreterek birlikte mücadele etmeleri gerekiyor.

19.11.2019

 

Tags: , , , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑