Kadın

Published on Kasım 8th, 2017 | by Avrupa Forum 3

0

Ahkâm kesen erkekler – Rabia Baldemir

Kadınların hem kapitalist sistem hem de erkek egemen sistem tarafından sömürüldüğü ve ezildiği gerçektir. Buna karşı kadınların tarihsel mücadelesi söz konusudur.

Ne var ki bu durumu kadınlardan çok, kadınlar adına erkekler yazıyor, çiziyor. Sosyal, ekonomik tahliller yapıyorlar. Kadınların patronlar ve erkek tarafından nasıl ezilipsömürüldüğünü dile getiriyorlar. Burada bile kadının sırtından kendilerine itibar sağlıyorlar. Diğer yandan kadına akıl vererek nasıl davranması gerektiğini anlatıyorlar. Böylece egemenliklerini hala devam ettiriyorlar. Bunu da devrimcilik veya demokratlık adına yapıyorlar.

Günümüzde kadınların durumu ve hakları daha çok konuşuluyor. Kadın sorununa bakış, demokrat ve devrimci olmanın bir ölçütü olmuş. Elbette bu olumlu ve sevindirici bir durum. Ancak benim burada anlatmak istediğim, bu konuda erkeklerin ne kadar samimi veya samimiyetsiz olduğu. Birçok erkeğin usandıracak şekilde kadın haklarından bahsederken bunu kendi yaşamında ne kadar uyguladığıdır.
Her sınıftan ve her mevkiden erkekten tutun, özelde kendine demokratım, solcuyum diyen birçok erkeğe kadar erkeklerin genellikle kadın sorununda tutarlı ve ilkeli olmadıkları görülür. Lafta kadın haklarının ateşli savunucularι gibi görünürler. Ne var ki bunların gerçek düşünceleri kendini eleverir. Bol keseden atarlarken bilinçaltındaki gerçek düşünceler açık bir şekilde ortaya çıkar.

Kendilerini aştıklarını “sanan” bu erkekler o kadar kendilerine hayrandırlar ki, içlerinde büyüttükleri egemen anlayışının farkında bile değiller. Çünkü erkek egemen anlayış kişiliklerine o kadar sinmiş, erkekliği öyle içselleştirmişler ki bu nedenle onu fark edemiyorlar.

Zaten yaşamlarında tam bir erk’ekler. Kadını küçümseyen, kadına tepeden bakan bu yüce zatlar, kadını zayıf ve yönetilmeye muhtaç biri olarak kabul eder. Kadınları erkekler tarafından korunmaya ve yönetilmeye muhtaç görürler. Kadını namus ve mal görmenin farklı bir versiyonudur bu.

Bu yaklaşım erkeğin tarihsel egemenliğinden kaynaklanıyor. Bu cinsiyetçi anlayışı bilince çıkarıp yüzleşerek mahkûm edip erkeklikten kurtulmak yerine, koruyup güçlendirerek kadın haklarını savunmaya kalkışırlar. Fikirleri böyle olunca davranışları daerkeklik pratiği şeklinde olur.

Kadın ve erkek eşittir derlerama bu kendi gerçeklikleri üzerinde yama gibi durur. Başka bir ifade ile bu anlayışı içselleştiremedikleri için, kadına karşı bütün davranışları erkek egemen anlayışı ifade eder. Erkek ve kadın eşitliğinin hayatın her alanında olması gerektiğini bilince çıkarmazlar. Kadınlarınerkeklerin sahip olduğu bütün haklara sahip olması gerektiğini düşünmezler. Örneğin eşdeğer işe eşit ücret için mücadele etmezler. Kendi kariyer planları için kadınları görmezden gelirler. Çünkü kadının ev temizlemek, yemek yapmak, çocuk bakmak gibi mecburiyetleri vardır. Nedense bu mecburiyet erkekler için yoktur.

Erk’ek eşitliğin ev içinde olması gerektiğini aklına bile getirmez. Dışarıda demokrat devrimci, evde cinsiyetçi, maço, kadın emeği hırsızı ve gelenekçi… Bütün davranışları tipik egemen erkek davranışıdır. İş, politika, ev, çocuk, babalık, sokak, günlük yaşamın her alanında erkeğin avantajlı durumuna eleştirel bakmaz. Buralardaki eşitsizlikler, cinsiyetçilik onu rahatsız etmez. Bu alanlardaki erkek egemenliğini bilince çıkarıp mahkûm etmez. Pozitif ayrımcılığı zaten aklına bile getirmez. Ama şüphesiz demokrattır, eşitlikçidir, sosyalisttir.

Büyük bir çelişki. Evde annesini, karısını, sevgilisini, kızını, kızkardeşini dört duvar arasında yaşamaya mahkûm ederler. Ama her yerde kadın konusunda ahkâm keserler.Kadın haklarını konuşurken kendi evindeki kadının yaşamından sözetmez. Bunu özeli ve aile sorunu olarak görür. Ama sözde kadın hakları savunuculuğunda ve demokratlıkta üstüne yoktur!

Dışarda, sohbetlerde, köşe yazılarında, internet sayfalarında, siyasi partilerde, kürsüde kadın hakları ve devrimcilik adına nutuk atarlar. Lafta devrimci ve demokrattırlar. Fakat evlerinde dayakçı, küfürbaz, yasakçı, ezen, sömürücülerdir. Tıpkı devlet gibi. Zaten her erkek bu yüzden aynı zamanda devlettir.

Bir erkek, erkek egemen anlayışı sorgulamadan ve onunla hesaplaşmadan kadın haklarının savunucusu olamaz. Hoş bunları başarsa da olamaz. Ancak erkeklik avantajlarından vazgeçebilir. Bu değerli bir şeydir.

Kadınların eşitliğini teorik ve pratik olarak kabul edemeyen demokrat, solcu ve sosyalist de olamaz. Dahası insan olamaz.

Bir erkek ciddi şekilde erkek egemen anlayışı sorgulayıp mahkûm etmemişse, ne kadar ben solcuyum, demokratım derse desin o en fazla cinsiyetçi bir solcu ve demokrat olabilir. Ötesi olmaz. Bu da ikiyüzlülüğe devam demektir.

Onlara sözüm sağda solda ilericilik ve kadın hakları konusunda ahkâm kesmek yerine, kendi cinsiyetçi erkek egemen anlayışları ile ciddi bir şekilde hesaplaşmalarıdır. Ve başta kadınlar olmak üzere insanları aptal yerine koymamalarıdır.

Artık kadınlar adına konuşmaktan ve kadınlara akıl vermekten vazgeçsinler. Erkek olarak, erkek egemen sistemin kendilerine sunduğu ayrıcalıklarından vazgeçsinler. Bunu başaramayanlar veya bu çaba içinde olmayanlar ne demokrat, ne solcu ve de gerçek anlamda insan olabilirler.

08.11.2017

Rabia Baldemir

Tags: , , , , , ,


About the Author



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑