Seçtiklerimiz

Published on Ekim 19th, 2018 | by Avrupa Forum 2

0

58 yıl önce bugün: MBK’nın Kürt sürgünü – Doğan Özgüden

7 Mayıs 1960 darbesinden dört gün sonra Kürt illerinde tutuklanan 485 kişi Sivas Kabakyazı’da bir kampta toplandı. Bu topluluğun içinde bölgenin tanınmış ailelerinin fertlerinin yanı sıra ağa ve şeyh sıfatı taşıyanlar da yer alıyordu. Kampta ağır koşullar altında tutulanların 55’i daha sonra, 19 Ekim 1960 tarihinde askeri yönetimin yasama organı olan MBK’nın kararıyla çeşitli illere sürgün edildiler. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Nokta Dergisi’nin 18 Ocak 2007 tarihli sayısında yayımlanan Nevzat Çiçek’in incelemesi:
http://nevzatcicek.blogcu.com/sivas-kampi/2656917

MBK’nin basın işlerinden sorumlu üyesi Ahmet Yıldız basın mevzuatında yapmayı tasarladıkları değişiklikleri görüşmek üzere Ankara’da büyük bir toplantı organize etmişti. İzmir basınını temsil edecek olanlardan biri de bendim.

Aslında bu toplantı, MBK’nin Türkeş Grubu’na yakın bilinen üyelerinden Orhan Erkanlı, Orhan Kabibay, Numan Esin, Muzaffer Özdağ ve Ahmet Yıldız’ın bir süredir, İstanbul Gazeteciler Sendikası’nın eski ve yeni genel başkanları Abdi İpekçi ve Hasan Yılmaer’le birlikte basın reformu üzerine yaptıkları çalışmaların ürünüydü, reform önerileri Türkiye’nin dört bir yanından gelen basın temsilcilerinin tartışmasına açılacaktı.

Bir gün önce geç vakit Ankara’ya vardığımda doğrudan Rüzgarlı Sokak’taki Öncü Bürosu’na gittim. Muzaffer Aşkın gece sekreteri olarak çalışıyordu, yanında da bir nöbetçi muhabir vardı.

Son gelişmeler üzerinde tartışırken büronun kapısı açıldı. Karşımızda en mağrur haliyle MBK’nin en genç üyesi Yüzbaşı Muzaffer Özdağ vardı. Yanında da emirsubayı görünümünde Mikail adlı genç bir teğmen.

Özdağ küçük dağları ben yarattım diyen Napolyon havasındaydı. Selam sabahtan sonra elindeki kırbacı koltu­ğunun altına kıstırmış salonun ortasında sert adımlarla volta atarken bir soru patlattı:

  • Aydınlar, biz 27 Mayıs’ı neden yaptık biliyor musunuz?

Muzaffer Aşkın son derece sakin:

  • Yüzbaşım, bugüne kadar bir sürü neden sayıldı. Acaba hangisi? diye karşı soruyla yanıtladı.

  • Biz 27 Mayıs’ı Doğu Anadolu’da hazırlanan bir Kürt İsyanı’nı önlemek için yaptık. Yoksa vatan bölünecekti. Biliyor musunuz ki, DP liderlerinden önce biz Kürt ağalarını tutukladık?

Gerçekten de darbe olur olmaz doğuda yüzlerce Kürt tutuklanarak Sivas’ta bir kampa kapatılmış, bu olay Milli Birlik Komitesi’nin feodaliteye ilerici bir darbesi olarak sunulmuştu.

Özdağ şimdi gerçek nedeni açıklıyordu. Hemen ekledi:

  • Bâbıâli basını tabii ki bunları yazmaz. İşte bunun için basın düzenini kökten değiştirmemiz gerekiyor. Yarınki toplantıda bunları da tartışacağız.

Daha önceleri “Basında reform” hazırlıkları yapılırken bir ara Yüzbaşı Özdağ, “Gerekirse Bâbıâli’den de geçeriz” diye medya patronlarına meydan okumuştu.

  • Yüzbaşım, dedim. Biz sendika olarak basın reformu çalışmalarını sonuna kadar destekliyoruz. Ama Bâbıâli’den geçmek, o nasıl olacak? Bâbıâli, Hürriyet’iyle Milliyet’iyle o denli güçlü ki, sakın onlar Ankara’dan geçmesin!

  • El mi yaman bey mi yaman, yakında görürsünüz, diyerek geldiği gibi aynı azametli tavırlarla çıkıp gitti.

Aşkın’a sordum:

  • Bunun da Türkeşçi olduğu söyleniyor. Yoksa patron adına gazeteyi teftişe mi gelmiş?

Güldü:

  • Belli ki teftişe de değil, tehdide…

(Doğan Özgüden, “Vatansız” Gazeteci, Cilt I, Sürgün Öncesi, Belge Yayınları, 2010 İstanbul)

Tags:


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑